Korona virüs tedbirleri kapsamında kullanılması gereken maske adeta karaborsa oldu. Hatta karaborsada bulmak dahi mümkün değil!

Ne eczanelere geldi ne de satışı yapılıyor. Mesajla kodu bildirilen vatandaş eczaneye gittiğinde, yok cevabıyla karşılaşıyor.

Markete, pazara gidecek, toplu ulaşıma binecek millet takacak maske bulamıyor. Bulamayınca da piyasada gelişigüzel sağlıksız koşullarda üretilen maskelerden ediniyor.

Ya nano olarak adlandırılan, koruyucu özelliği olmadığı uzmanlarca belirtilen siyah maskeyi süs olarak takıyor ya da elindeki maskeyi evirip çevirip, yıkayıp defalarca kullanmak zorunda kalıyor!

Tekstil merkezi Bursa'da bir firma da çıkıp maske üretip dağıtmadı. Başka illerde dezenfektan bile üretip vatandaşa ücretsiz dağıtan firmalar olduğunu görüyoruz. Bu da ülkeye, millete hizmettir sonuçta.Sıcak savaşın başka bir versiyonunu yaşıyoruz.

Bazı kentlerde pazarlara girişler mesafe dikkate alınarak ve kontrollü olarak yapılıyor. Bursa'da ise pazar yerleri yine aynı eskisi gibi kalabalık. Burun buruna, dipdibe, içiçe akıl almaz manzaralar var.

Nerede kaldı sosyal mesafe kuralı? Neden yeterince önlem alınmıyor ve denetlenmiyor? Bu anlamda eksik, yetersiz ve çok geç kalıyoruz.

Bursa merkezindeki işlek caddelerin araçlara ve yayalara kapatılması isabetli bir karar. Aslında geç bile kalındı, keşke daha önceden kapatılsaydı. Cumhuriyet Caddesi daha önceki güne kadar kalabalıktı.

Bizim insanımız gönüllü karantinaya uymuyor. Yasakları, kuralları koymak gerekiyor. Yaptırım olmalı.

En fazla risk altında olanlar sağlık çalışanları kuşkusuz. Orhangazi Devlet Hastanesi başhekiminin koronavirüs testi pozitif çıktı. Kendisine acil şifa diliyoruz. Ve tabi bütün hastalara.

Dünyada vaka sayısı 2 milyonu aştı, can kaybı ise 135 bin.

Uçarı, kaçarı yok; maske takılacak, hijyene dikkat edilecek, sosyal mesafe kuralına uyulacak, zorunlu olmadıkça evden çıkılmayacak.

Vatandaşın bu kurallara riayet ettiği ülkelerde vaka sayıları az.

Bu arada sokağa çıkma yasağı var yine hafta sonunda.

Dün, 23 Nisan'dan itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edileceği yönünde bir söylenti yayıldı. Gerçi hemen akabinde yetkililerce yalanlandı, ancak yine de tedbir olarak uygulanibilir.

Ramazan ayında insanların bulunduğu yerden, farklı yerlere gitmelerinin önüne geçilmesi fayda sağlar. Şehirlerden köylere ya da yazlık mekanlara gidenler, gittikleri yerlerde risk oluşturabilirler. Bayramda yaşanacak olası hareketlilik de hesaba katılmalı.

Mevcut duruma göre, sokağa çıkma yasağı getirilmesi zorunlu görünüyor.

Uzmanlar ülkemizde yayılma hızının iki hafta içinde pik yapacağını, sonrasında plato oluşturabileceğini ifade ediyor.

Aşı ve tedavi çalışmaları için bir yıl süreden bahsediliyor.

Bu virüsle uzun süre yaşanmaya alışılması gerektiği vurgulanmakta.

Ekranlarda birçok profesör, uzman bilgi veriyor, öngörü paylaşıyor. Moral veren de var, korkutan açıklamalar yapanlar da.

Dinlediğim en korkunç senaryolardan biri, bundan daha tehlikeli virüslerin önümüzdeki yıllarda da yaşamı tehdit edeceği yönünde.

Yani aslında yıllar öncesinde masal gibi algılanan biyolojik silahlar harekete geçti demek yanlış olmaz.

Bütün bunlar yaşanırken, imzalanan İnfaz Yasası gereği binlerce mahkum serbest kaldı. Asker terhisleri ise bir ay ertelendi. Çok enteresan doğrusu. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Uzun süredir beklenen Sağlıkta Şiddet Yasası çıktı. Cezaları yüzde 50 oranında artıran düzenlemeyi, sağlık çalışanları yeterli bulmuyor.

TBMM dün tatile girdi biliyorsunuz. İşçileri ücretsiz izine çıkarma yetkisi veren teklifi kabul eden vekiller, 45 günlük ücretli izin yapacak!

Milletvekilleri mesai zorunluluğu olmadan da çalışabilirler. Bu süredeki maaşlarından feragat edip, ihtiyacı olanlara yardım edemezler mi.

Kamuda çift maaş alanların huzur hakkı paylarından vergi kesilmemesi kararı da alındı.

Asgari ücretliyi, dar gelirliyi düşünenler böyle çifte standartlı davranmaz.

Ekmek alacak parası olmadığından, çocuğunun karnı doysun diye bisküvi alıp haber olanları görmezden gelenler vicdanlarını sorgulasın.

Bazı şeyler adeta kara mizah!

Hasılı, virüsle mücadele bir yandan, alınan yetersiz ve uygunsuz siyasi kararlar diğer yandan.

Dileriz bütün yaşananlara rağmen, bu süreçte gayretle ve titizlikle çalışanların emekleri boşa çıkmaz.

 

Günün Sözü

“Ben nezaketi ağaçtan öğrendim.

Ona tekme attım,

o tepemden çiçek yağdırdı.

O utanç bana

ibretlik ders olarak yetti.”

A. Miandji