Türkiye ekonomisinin ihracat öncülüğünde V tipi toparlanma yaşayacağı, ancak bu sürecin bir ucu daha geniş bir V şeklinde gerçekleşmesi öngörüsünde bulunan Prof. Dr. Emre Alkin, euro’nun dolar karşısında değer kazanmasının Türkiye’nin ihracatına olumlu etki yapacağını da vurguladı.

Türkiye ekonomisinin ihracat öncülüğünde V tipi toparlanma yaşayacağı, ancak bu sürecin bir ucu daha geniş bir V şeklinde gerçekleşmesi öngörüsünde bulunan Prof. Dr. Emre Alkin, euro’nun dolar karşısında değer kazanmasının Türkiye’nin ihracatına olumlu etki yapacağını da vurguladı. 

Türkiye’nin ihracatının Ocak-Haziran döneminde, dünyanın diğer güçlü ihracat ülkelerine göre daha olumlu bir performans gösterdiğine dikkat çeken Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Alkin, “İhracatta pandemiye bağlı gerçekleşen daralma, dünya ortalamasının çok altında kaldı. Bundan dolayı Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Sayın İsmail Gülle ve tüm ihracatçı birliği başkanlarını kutluyorum” dedi. 

“EURO/DOLAR PARİTESİ TÜRKİYE LEHİNE” 

Euro/dolar paritesindeki yükselişin Türk ihracatçılar için avantaj oluşturduğuna dikkat çeken Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emre Alkin, “İhracatımızın yüzde 50’si, hatta biraz fazlasını Avrupa’ya yapıyoruz. Euro, dolar karşısında değer kazandıkça bizim ihracatımız da dolar cinsinden büyüyecek” dedi. 

Pandemi süresinde yaptığı canlı yayınlarda ağırladığı uzmanların euro/dolar paritesinin yükseleceği öngörüsünde bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Alkin, “Biz bunu söylediğimizde euro paritesi henüz 1.06 seviyesindeydi. ABD ekonomisinin içinde bulunduğu durum, FED’in sınırsız para basması ve Avrupa Birliği’nin Avrupa ülkelerine verilecek destek konusunda uzlaşmasının pariteyi önce 1.18’e, sonra iki yıl önceki zirvesi olan 1.23’e yükselteceğini öngörmüştük. Nitekim gelişmeler bizi haklı çıkarıyor” diye konuştu. 

Türkiye ekonomisinde “V tipi” toparlanma beklediğini, ancak bunun tek ucu daha geniş bir V şeklinde olacağını ifade eden Prof. Dr. Emre Alkin, “Türkiye’nin ihracattan başka şansı yok” diye konuştu.  Hükümet’in rekabetçi kur politikasını benimsediğinin görüldüğünü vurgulayan Prof. Dr. Emre Alkin, “Kurun düşük kalması için döviz piyasasına müdahale etmek yerine döviz kazandırıcı faaliyetleri güçlendirmek daha doğru” yorumunda bulundu. 

Dövizdeki artışın enflasyonu azdırmasından korkulduğunu da hatırlatan Prof. Dr. Emre Alkin şöyle dedi: “Döviz kurlarını baskı altına çalışarak enflasyonu düşüremediğimizi anladık. Piyasa dinamiklerine bırakılmış bir döviz piyasası, sürekli müdahale edilen bir piyasadan çok büyük faydalar sağlayacaktır.”