
Kozahan Dernek Yönetimi adına açıklama yapan Mesut Ceylan, Kozahan bünyesindeki işyerlerinin ruhsat alabilmek için belediyeye başvurduğunu hatırlatarak, "Ancak ruhsatlandırma sürecinde, restorasyon ve rölöve projelerine ilişkin değerlendirmelerin birbiriyle karıştırılması nedeniyle bazı işyerleri hakkında fen zabıtları düzenlenmiş ve bu işlemler ruhsat başvurularının reddedilmesine gerekçe gösterilmiştir. Daha sonra yapılan incelemeler sonucunda, mevcut durumun önemli ölçüde yürürlükteki rölöve projesine uygun olduğu anlaşılmış ve çok sayıda fen zaptı ile bunlara dayalı encümen kararları iptal edilmiştir. Kozahan esnafı, işyeri sahipleri ve malikler tarihi yapıya aykırı bir müdahale gerçekleştirme amacı taşımamaktadır. Aksine, tüm paydaşlar tarihi mirasın korunmasının birinci derecede sorumluluk olduğunun bilincindedir. Çarşı esnafı Deprem Yönetmeliği ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında can ve mal güvenliğini ilgilendiren hususlardan taviz verilmesi söz konusu değildir. Kozahan'ın güvenliğinin sağlanması, tarihi kimliğinin korunması kadar önceliklidir. Bu doğrultuda ilgili tüm kurumlarla iş birliği içerisinde hareket edilmekte ve gerekli çalışmaların ortak akıl çerçevesinde yürütülmesi desteklenmektedir. Kamuoyunda oluşan algının aksine, tespit edilen aykırılıklar Kozahan'ın tamamını kapsayan bir durum olmayıp çok sınırlı sayıdaki işyeri ile ilgilidir. Kozahan'ın büyük çoğunluğu uzun yıllardır mevcut kullanım şekliyle faaliyetlerini sürdürmektedir. Ayrıca bugün tartışma konusu yapılan uygulamaların önemli bir kısmı yeni tarihli uygulamalar olmayıp, yaklaşık 50 yılı, hatta bazı durumlarda 100 yılı aşkın süredir devam eden tarihsel kullanım biçimlerinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle değerlendirmelerin yalnızca geçmiş dönem uygulamaları üzerinden değil; günümüz ihtiyaçları, mevcut kullanım şekli ve tarihi yapının yaşayan niteliği dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz." dedi
"Kozahan'da günümüz ihtiyaçları dikkate alınmalı" Kozahan'ın, yalnızca tarihi bir yapı değil; yüzyıllardır kesintisiz şekilde devam eden ticari hayatın ve ipekçilik kültürünün merkezi olduğunu kaydeden Mesut Ceylan, "Aynı zamanda İpek Yolu'nun son durağı olarak kabul edilen ve dünyada benzeri son derece sınırlı olan bu eşsiz miras, ipekçilik faaliyetlerinin bir arada sürdürüldüğü en önemli merkezlerden biridir. Bu nedenle, koruma anlayışının yalnızca geçmişteki kullanım biçimlerini esas alan bir yaklaşımla değil; günümüz ihtiyaçları, sürdürülebilirlik ilkeleri ve yaşayan ticari hayatın devamlılığı gözetilerek ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Tarihi kimliğine ve özgün değerlerine sadık kalınarak, Kozahan'ın bugünün ihtiyaçlarına da cevap verebilecek şekilde değerlendirilmesi; proje ve uygulamaların günümüz ihtiyaçları ve sürdürülebilir kullanım ilkeleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu noktada 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun ile ilgili Yönetmelik'in temel yaklaşımı dikkate alınmalıdır. Anılan düzenlemeler; tarihi alanların yalnızca korunmasını değil, aynı zamanda yaşatılarak kullanılmasını, sürdürülebilir hale getirilmesini ve bu süreçte ilgili kurumlar, uzmanlar, malikler, kullanıcılar ve diğer paydaşların iş birliği içerisinde hareket etmesini öngörmektedir." diye konuştu