
15 yıldır Bursa'da 4 senedir de Yıldırım Beyazid Cami'nde imamlık görevini sürdüren Uğur Gedik'in sesini duyanlar hayran kalıyor. Türkiye'nin birçok yerinden bu sesi duymaya geldiklerini belirten Gedik, önemli olan sesin değil, caminin tanıtımının yapılması gerektiğine dikkat çekti. Ses sanatçısı Emre Yücelen'e gönderdiği bir videonun yüz binlerce kişi tarafından izlenmesinin ardından yurtdışından bile telefonlar aldığını anlatan Gedik, “Rahmetli babamın ve iki ağabeyimin de sesleri bas tonlarındaydı. Herkesin farklı ses tonlar var, Allah vergisi” dedi. Yıldırım Beyazid Cami İmamı Uğur Gedik, “15 yıldır Bursa'da görev yapıyorum. 4 yıl yıldır da Yıldırım Beyazid Cami'inde hizmet ediyorum. Sesimden dolayı çok fazla yarışmalara katılmamı isteyenler oldu. Emre Yücelen'e videoyu göndermemi söylediler. Bu ses Allah vergisi. Herkesin farklı tonları var. Kimisi ince, kimisi orta, kimisi de bas sestedir. Bizim ses tonlarımız ailemizde de böyle. İki tane ağabeyim ve babamın da sesleri bas sesimiz vardı. Aldığımız eğitimlerle de bunu zamanla geliştirdik. Okuduğumuz Allah kelamı olduğu için onun kendi içerisinde bir ahengi var. Ben kendim kıraat bölümü mezunuyum. Emre Yücelen hocamızla tanışmamız bu şekilde oldu. Birçok kişi benim videomu kendisine göndermiş ama görmemiş, bir gün bana ilahiyat fakültesi öğrencileri geldi ısrar edince bende gönderdim. Sabah namazında bana dönüş yaptı, baya da şaşırmış. Bana şunu söyledi, ‘İlk defa görev yapan bir imamda bas tarzında sesi duyuyorum' dedi. Hocam ben oraya gelmek istiyorum dedi ve geldi” diye konuştu. “Benim derdim sesim değil, bu camiyi tanıtmaktı. Hizmetkarı olduğumuz, ecdadımızın emanetine sahip çıkmaktı. Burası çok mahzun kalmış ve ihmal edilmişti. Nedendir bilinmez ama sanki Yıldırım Beyazid Han'ın o ihtişamlı yükselişi, ihanetlere maruz kalarak hüzünlü çöküşü sanki hala külliyesinde devam ediyordu” diyen Geyik sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizde onun bir torunu olarak bunu kabul edemedik. Baktığımız zaman tam bir İslam mücahidi, tam bir yiğit ve mert bir adam. Ankara savaşını kaybetmesinin sebebi de bu. İhanete uğramasına rağmen kaçmayarak çarpışması ve şehit olmasıdır. Ama Allah bu şekilde takdir etmiş. Böyle bir akıbeti olmuş. Sanki külliyede de o hüzün devam ediyordu”
Buradaki dükkanların hareketlendirilmesini istediklerini aktaran Gedik, “Yıldırım Belediyesi, Yıldırım Medresesi'nde çeşitli yaz akademileri yapıyor. Ama kalıcı bir şekilde dükkanların hayata geçmesi, gelen insanların burada alışveriş yapabileceği yerler olması gerekiyor” dedi.
Tünel açılarak turizme kazandırılabilir Bir tünelin varlığında da bahseden Gedik, “Buradan Emir Sultan'a gidilen tünelin yerinin nereden olduğu tespit edilmiş. İnternetten araştırdık bunları bulabildik. Yıldırım Belediye Başkanımıza, Büyükşehir Belediye Başkanımıza ben böyle bir teklifte bulunuyorum. Diyorum ki, “Siz buraya turist mi çekmek istiyorsunuz, buradan bu tüneli hayata geçirilirsek, o tünelde küçük dükkanlar olsa gelen misafirler buraya geldiğinde buradan Emir Sultan'a tünelden gitseler, turizmde patlama olmaz mı? O tüneli görmeye gelirler. Turlar buraya gelirler, Yıldırım Beyazid Han'ı ziyaret ederler. Ulucami'ye milyonlarca yerli yabancı turist geliyor, ama Ulucami'nin banisinin kabrine gelmiyorlar. Burada orijinal bir külliye var. Hünkarın kendi yaşadığı yer var. Kendi yattığı kabir var. Hünkarımız hak ettiği yere ulaşmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
“UNESCO'da böyle tescillidir” Gedik sözlerini şöyle tamamladı: “Bir hassasiyetim daha var. Medreseye bizim yetkililer dahil herkes külliye diyor. Külliye; cami, imaret, medrese, türbe, hamam, av köşkünün olduğu yerin tamamına deniyor. Yıldırım Külliyesi dediğimiz zaman Yıldırım ilçesinde herhangi bir cami gibi bir yer kabul ediliyor. Ama Yıldırım Beyazid Külliyesi'nin ismi UNESCO'da da böyle tescillidir. Dünya sıralamasında miras listesindedir. Orijinal bir yerdir burası. Buraya gelenler ihtişamın etkisinde kalacaklar ve o hüznü yaşayacaklar. Ama inanılmaz derece de ruhu dinlendiren bir yer. Manevi atmosferi de çok farklı. Bütün vatandaşlarımızı bekliyoruz. Adamın biri; Emirsultan'a bir, Yeşil'e iki türkü mesafesinde demiş. Biz Yıldırım Beyazid Han'ı mahzun bırakmayın biz bunu istiyoruz”