
Piyasalarda, Fed’in faiz artırımlarını durdurabileceği ya da ilerleyen dönemde faiz indirimlerine yönelebileceği yönündeki beklentiler, doların diğer para birimleri karşısında zayıflamasına neden oluyor. Faiz oranlarının düşeceği öngörüsü, doların getiri cazibesini azaltan temel unsurlar arasında gösteriliyor.
ABD ekonomisine ilişkin açıklanan bazı verilerin beklentilerin altında kalması da doların seyrini etkileyen faktörler arasında yer alıyor. Büyüme hızında yavaşlama, enflasyonun kontrol altına alındığına dair işaretler ve iş gücü piyasasındaki olası soğuma, yatırımcıların dolara yönelik talebini sınırlıyor.
Bunun yanı sıra ABD’nin yüksek bütçe açığı ve artan kamu borcu da uzun vadede doların değerine ilişkin soru işaretlerini artıran unsurlar olarak değerlendiriliyor. Küresel yatırımcıların alternatif para birimlerine ve varlıklara yönelmesi, dolar üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.
Jeopolitik gelişmeler ve küresel risk algısındaki değişimler de doların değerini etkileyen başlıklar arasında bulunuyor. Güvenli liman talebinin azalması durumunda, doların diğer para birimleri karşısında değer kaybettiği görülüyor.
Ekonomistler, doların seyrinin önümüzdeki dönemde Fed’in atacağı adımlar, açıklanacak ekonomik veriler ve küresel piyasalardaki risk iştahına bağlı olarak şekilleneceğini belirtiyor.