
Toplantının açılışında konuşan yönetim temsilcileri, ham madde ve enerji güvenliğinin kritik öncelik haline geldiğini vurgularken, Türkiye’nin ithalata bağımlı yapısının sektörde risk oluşturduğuna dikkat çekti. Yerli üretimin güçlendirilmesi ve tedarik güvenliğinin artırılması hedeflerinin altı çizildi.Etkinlikte, küresel ölçekte kapasite fazlası ve daralan talep arasındaki dengesizliğin rekabeti zorlaştırdığı belirtilirken, agresif ihracat politikalarının piyasa dengelerini olumsuz etkilediği ifade edildi. Türkiye’de uygulanan ticaret politikalarının ise yerli üretimi koruma açısından önemli olduğu vurgulandı.Otomotiv sektörüne yönelik oturumda, elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla çelik talebinin dönüşüm geçirdiği belirtilerek, daha hafif ve yüksek mukavemetli çelik üretimine odaklanıldığı açıklandı. Avrupa Birliği’nin karbon düzenlemelerine uyum çalışmalarının sürdüğü ve 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda yatırımların devam ettiği ifade edildi.
2026 görünümüne ilişkin değerlendirmelerde ise savunma sanayii ve yenilenebilir enerji alanlarında talep artışı beklendiği kaydedildi. Türkiye’nin güçlü iç tüketim potansiyeline rağmen, Rusya ve Çin gibi ham madde avantajına sahip ülkelerle rekabetin maliyetler nedeniyle zorlaştığına dikkat çekildi.Toplantıda ayrıca, üretim verimliliğinin artırılması, maliyet yönetiminin iyileştirilmesi ve ithalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözümünün sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik olduğu vurgulandı.Erdemir, sektörde diyalog ve iş birliğini güçlendirerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdüreceğini açıkladı.