
Moderatörlüğünü Hakan Akdoğan’ın üstlendiği söyleşide Canıgüz, alternatif bir 1974 yılında geçen distopik romanının çıkış noktasını anlatarak kamusal kararların ve insanların yaşam sürelerinin anketlerle belirlendiği bir düzenin tehlikelerine dikkat çekti.
Demokrasinin yalnızca çoğunluğun kararlarından ibaret olmadığını, azınlık haklarının korunmasının da temel bir unsur olduğunu vurgulayan yazar; algoritmaların, korkunun ve öfkenin toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Romandaki dedektif şair karakterinden hareketle şiirin ve edebiyatın önemine de değinen Canıgüz, kavramların anlamını yitirdiği ve iletişimin zayıfladığı dönemlerde dilin özgürlüğünü korumanın önemini anlattı. Okurların sorularını da yanıtlayan yazar, söyleşinin ardından kitaplarını imzaladı.