Trump'tan "Çok kötü şeyler olacak" tehdidi

ABD ile İran arasında son dönemde tırmanan gerilimin askeri bir çatışmaya dönüşmesini önlemeyi amaçlayan diplomatik girişimlerde kritik bir aşamaya gelindi. Tarafların, 6 Şubat Cuma günü İstanbul’da müzakere masasına oturması bekleniyor.

Haber Giriş Tarihi: 03.02.2026 17:47
Haber Güncellenme Tarihi: 03.02.2026 17:47

Bölge ülkelerinin, özellikle de Türkiye’nin yürüttüğü yoğun diplomatik temaslar sonucunda ABD ve İran’ın görüşmelere prensipte onay verdiği bildirildi. İstanbul’daki temasların, ABD’nin İran’a olası bir askeri müdahalesi ve bunun tetikleyebileceği bölgesel savaş riskini azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.Müzakerelerde ABD’yi Başkan Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un, İran’ı ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin temsil etmesi öngörülüyor.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, yaptığı açıklamada ABD Başkanı Trump’ın müzakere önerisine “bölgedeki dost ülkelerin talepleri doğrultusunda” ve “koşullu” olarak olumlu yaklaştıklarını duyurdu. Pezeşkiyan, Dışişleri Bakanı Arakçi’ye, tehdit içermeyen ve gerçekçi beklentilere dayanan bir ortamın oluşması halinde müzakere masasına oturulması talimatı verdiğini ifade etti.

Pezeşkiyan ayrıca Arakçi’yi “adil ve hakkaniyetli müzakereler yürütmekle” görevlendirdiğini belirtti. Bu açıklama, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in de dolaylı olarak müzakerelere onay verdiği şeklinde yorumlandı. Hamaney, kısa süre öncesine kadar ABD ile doğrudan görüşmelere mesafeli bir tutum sergiliyordu.

Diplomatik sürecin hızlanmasında, Ortadoğu’da yeni bir savaş ihtimaline duyulan endişenin etkili olduğu belirtiliyor. Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri, gerilimin diplomasi yoluyla düşürülmesi için hem Washington hem de Tahran nezdinde temaslarını sürdürüyor.Bu kapsamda, İstanbul’da yapılması planlanan ABD-İran görüşmelerine ev sahipliği yapılacağı gün, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Pakistan ve Umman dışişleri bakanlarının da kentte bulunmasının beklendiği bildirildi.

Bölgeden yapılan açıklamalarda, müzakerelerden ABD Başkanı Donald Trump ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in kabul edebileceği bir uzlaşı çıkması umut ediliyor. Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı’nın Danışmanı Anwar Gargash, halihazırda çatışmalarla sarsılan Ortadoğu’nun yeni krizlere sürüklenmemesi gerektiğini vurguladı.

ABD ile İran arasında özellikle Tahran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşma sağlanmasının, askeri seçeneklerin devreye girmesini engelleyebileceği değerlendirmesi yapılıyor. Ancak ABD Başkanı Trump, müzakerelere kapıyı açık tutarken askeri müdahale seçeneğini de gündemde tutuyor. Trump, son açıklamasında anlaşma sağlanamaması halinde “çok kötü sonuçlar” doğabileceği uyarısında bulundu.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ise İran’a yönelik olası bir askeri müdahaleye hazır olduklarını, ancak bunun Washington’un öncelikli tercihi olmadığını söyledi. Hegseth, İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olmasına izin verilmeyeceğini vurgularken, askeri hazırlıkların tamamlandığını da kaydetti.

ABD’nin müttefiki Körfez ülkelerinde bulunan Amerikan üslerinin, olası bir çatışma durumunda hedef haline gelebileceği, bu nedenle gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşme riskinin yüksek olduğu değerlendiriliyor.