2020 Yılı hiç kimse için iyi gelmedi. Bu yıl adeta diken üstünde yaşıyoruz. Çünkü her an, her şey olabilir çevremizde… Kötü sürpriz ile karşılaşmakta var hayatın içinde tabii ki…

Ama yine de herkesi zora sokan COVİD-19’a karşı tedbirli olmak ve ayakta kalmak zorundayız.

Anlaşılıyor ki; Dünya koronavirüse karşı topyekün bir savaş sendromu içinde... Bu yüzden herkeste bir korku var geleceğe yönelik...Yarınlarda ne  olacağını bilmeyen insanlar topluluğu olduk adeta…Bu salgın hastalığın akıbeti konusunda her kafadan bir ses çıkarken, aşı konusunda da çelişkili açıklamalar geliyor bilim çevrelerinden…

Bu durumda; korkularımız da çoğalıyor, yarınlarla ilgili endişelerimiz de…

Biliyorsunuz ki; bu ülkede; 1999 Yılı 17 Ağustos’unda büyük bir deprem yaşadık. Bitmedi…Aynı yılın Kasım’ında bir kez daha sarsıldık Düzce’de...Daha artçı şoklardan toparlanma fırsatı bulamadan, apansız geldi Şubat 2001 ekonomik depremi

Bir gecede yüzde 100’e varan kur artışları yaşadık o kara günlerde… Döviz borçları ikiye katlandı.

Ve 2008’de de; tüm dünyayı kökünden sarsan mortgage kaynaklı büyük ABD krizi…

Görülüyor ki; ülkemizin ve dünyanın üzerindeki siyasi, ekonomik ve ekolojik kara bulutlar hiç eksilmedi. Bir türlü iki yakamız bir araya gelmedi desek yeridir. Kaos üzerine kaoslar yaşıyoruz.

Çevre sorunları ve küresel ısınma nedenli felaket senaryoları bizi öyle korkutuyor ki…Sel, deprem, fırtına, çığ, kasırga ve diğer doğal felaket senaryoları; filmlerden çıkıp hayatlarımızın tam ortasına girdi artık…Yarın ne olacağını bilemez haldeyiz.

                              SAAT 09.40’I HEYECANLA BEKLERDİK

Bizim kuşak çok iyi bilir. TRT Radyolarında hafta içi her sabah saat 09.40’da yaklaşık 20 dakika süren “Arkası yarın” isimli bir radyo tiyatrosu dinlenirdi geniş kesimlerce…

70’li yıllarda…Daha televizyonlar çıkmadan yani…

Yarın ne olacağını merakla beklerdik bu radyo piyeslerinde…

İçimiz içimize sığmazdı arkası yarınları dinlerken…

Bu piyesleri adeta radyonun içine girerek izlerdik heyecan içinde…Kapı gıcırtılarını, tokat seslerini ve şişe kırılmalarını bile canlı-canlı yaşardık seslendirmeyi yapan tiyatrocularla birlikte…

Galiba…Bugünleri de öyle yaşıyoruz yeniden…Her gün yeni bir şok veya yeni bir olay falan yani…Heyecan içinde…Nefes-nefese…

Vaka sayıları, günlük ölü istatistikleri, iyileşen hasta sayısı ve entübiye giren hasta oranı…

Öte yandan…Bakıyorum yakın çevreme…Dünü kolayca unutan, bugünlerden umarsız, yarınlardan da umutsuz bir ülkenin bireyleri olarak; bilinmeyen bir yerlere doğru sürüklendiğimizi görüyorum.

Yarınların ne getireceğini tam olarak bilemiyoruz çünkü…

Aynen arkası yarın piyeslerindeki gibi…

İşte bu bilinmezlik nedeniyle korkuyoruz.

Akdeniz’de bir savaş mı..?

Pandemi kaynaklı yeni bir küresel ekonomik kriz mi..?

Çalkantılı iç siyaset denizlerinde büyük bir fırtına mı..?

Korkutan ne bizi bugünlerde..?

Ülkemizde cehalet ve vurdumduymazlık nedeniyle dalga-dalga yayılan COVİD mi..?

Artan işsizlik mi.?

Yükselen enflasyon mu..?

Piyasalardaki durgunluk mu..?

Yaşantımızın geri kalan bölümünde ne bekliyor bizi..?

Arkası yarın gibi hayatlarımızda, yarın ne olacak kim bilir..!

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

                  SİZİN KORKUNUZ BUNLARDAN HANGİSİ..?

Bugünlerde sıklıkla yaşadığımız korkulardan bahsetmişken, yaşantılarımızda bizi rahatsız eden farklı etkenleri de anlatmak istiyorum. Tıp dilinde her korkunun farklı adları bulunuyor. Korkulara verilen isimlerin hepsi sonuna fobi eki alıyor. Bu korkuları araştırdım ve ortaya kocaman bir liste çıktı. Bakın bakalım bu korku listesindeki korkulardan hangileri sizin ki..?

Şu anda toplumu etkisi altına alan Korona korkusu, PATAFOBİ’yi (hastalıklardan korkma) işaret ediyor. Bakın bakalım başka neler korkutuyor sizi, bizi veya hepimizi…

Veya listede yer alan fobilerin hangisinden en fazla korkuyoruz..?

                    ABLÜTOFOBİ:   Yıkanmaktan korkma

                    AİLURAFOBİ:      Kedilerden korkma

                    AKLUOFOBİ:      Karanlıktan korkma

                    AKROFOBİ   :      Yüksek yerlerden korkma

                    ANTROPOFOBİ:İnsanlardan korkma

                    AVİOFOBİ         :  Uçuş/uçak korkusu

                    BELONEFOBİ    :İğnelerden korkma

                    ENTOMOFOBİ   : Böceklerden korkma

                    BİBLİYOFOBİ    :Kitaplardan korkma

                    FİLOFOBİ             :Sevmekten/Aşık olmaktan korkma

                    HİDROFOBİ       :Boğulmaktan korkma

                    HİPEGİYAFOBİ : Sorumluluktan korkma

                    KANSEROFOBİ : Kanser olmaktan korkma

                    KİNOFOBİ          : Köpeklerden korkma

                    KLOSTROFOBİ  :  Kapalı yer korkusu

                    LOGOFOBİ         :    Belirli sözcüklerden korkma

                    MİKROBİYOFOBİ:Mikroplardan korkma

                    POLİTİKOFOBİ  :    Politikacılardan korkma

                    SKİOFOBİ           :   Gölgelerden korkma

                    TANATOFOBİ    :    Ölümden korkma

                    PATAFOBİ          :   Hasta olmaktan korkma

                    GERONTOFOBİ :    Yaşlanmaktan korkma

ÖZLÜ SÖZLER: Dünyanın en iyi hekimleri; Dr. Perhiz, Dr. Sessizlik ve Dr. Neşe’dir. (İngiliz Atasözü)