Toplum olarak rehavetimiz tavan yaptı.

“Bir şey olmaz” diyerek özgüven patlaması da yaşadık.

Sonunda tehlikenin boyutu katlandı.

A-normalleşme adımları bunda en büyük etken.

Hele de okullar da açılırsa o zaman vay halimize.

Bursa'nın dört bir yanı da dahil, Koronavirüs haritalarında kırmızı alanlar giderek genişliyor. Tehlike çanları fena çalıyor.

Sonbaharı karşıladık, kış geliyor, mevsimsel değişimle birlikte grip virüsleri, zatürre virüsleri kapıya dayanacak.

Korona ile birlikte seyrettiğinde, çok daha ağır tablolar yaşanabileceği için uzmanlar mutlaka aşı olunmasını salık veriyor.

Özellikle 65 yaş üzeri ve risk grubunda kronik rahatsızlığı olanlar için zatürre ve grip aşıları önerilmekte.

Grip aşısı ekim sonu veya kasım başında piyasada olacak.

Zatürre aşısı ise yapılmaya başladı.

Ancak gelgelelim herkes olamıyor, bu şansı yakalayamıyor, çünkü piyasada yeterli miktarda aşı yok.

Mudanya'da yaşadığım semtteki sağlık ocağının önü dün çok kalabalıktı. Geçen haftadan bu yana beklenen aşı gelmiş.

Aslında öyle ince bir çizgi var ki, zatürre aşısı olmaya gidip, sosyal mesafeye dikkat edilmediğinden virüs kapmak an meselesi.

Sağlıkçılar uyarsa da, mesafeyi korumak bazı zamanlarda mümkün olamıyor.

Bazı yerlerde sabahın çok erken saatlerinde, daha mesai başlamadan aile hekimliklerine koşanlar olmuş.

Edindiğim bilgiye göre, geçen hafta ve bu hafta  olmak üzere, toplamda bin 400 civarında aşı gönderilmiş bizim sağlık ocağına.

Dün gelen aşı sayısı ise sadece 275.

Konuştuğum sağlıkçılar, bu rakamın iyi bile olduğunu, bazı merkezlere 100'er adet gittiğini söylediler.

Hatta 15-20 adet geldiğini işittiğim sağlık ocakları bile var farklı şehirlerde.

Mudanya'yı düşündüğümüzde, bilenler bilir, ilçemizde yaşlı nüfusu çok fazla.

Ortalama nüfus 50 bin kişi dersek, bunun 10 bini 65 yaş üzerinde.

Dolayısıyla zatürre aşısı çok fazla lazım.

Aşılar ülke geneline dağıtıldığı için elbette ki ister istemez sıkıntı yaşanmakta.

Milyonlarca kişi zatürre aşısı olmayı beklerken, belki de onda biri kadarı devlet imkanıyla olabilecek.

Geriye tek çare, eczanelerden satın alıp yaptırmak kalıyor. Bunun da bedeli 345 lira. Alabilecek olan var, alamayacak olan var.

Ayrıca daha da önemlisi, eczanelerden paranızla bile bulup alamama durumu da var. Çünkü stoklarda çok az olan aşı adeta karaborsa.

Bu aşıyı 345 liraya alıp, 3-5 bin liraya satmaya çalışan uyanıklar da peydah olmuş. Yani her şeyde olduğu gibi, bunda da fırsatçılar ortaya çıkmış!

Grip aşısında da benzer durumun yaşanabileceğine işaret edilmekte.

Bu şartlarda ne yazık ki herkes bulup olamayacak.

Bir diğer ayrıntı da, yaşlılarımızı bir yandan yasaklarla evde tutup korumaya çalışıyoruz, diğer yandan sağlık ocaklarının kapısında yığılmaya neden oluyoruz.

Randevu sisteminin uygulanması yerinde bir çözüm olacaktır esasında.

Grip aşısını da ihmal etmemek gerektiğinin altı çiziliyor.

Grip aşısını aile hekimleri reçete edecek, eczanelerden alınacak. Özel almak isteyenler için fiyatın 72 lira olduğu bilgisi var.

Bu arada grip ve zatürre aşısının, bu hastalıklara karşı da tam koruyucu olmadığının bilinmesi gerekmekte.

“Aşı olduk nasıl olsa” diyerek tedbirleri elden bırakmamak gerekiyor.

Yeniden toparlanmak için kurallara sıkı sıkıya uymak şart.

**********

Günün Sözü

 

“Sahip olduğun her şey için

birer sıfır yazabilirsin.

Sağlığın varsa başına 1 koy,

yoksa sonuç sıfırdır.”