2019 yılının son aylarında yaptıkları 'salgın' öngörüsüyle dikkat çeken astrologlar, katıldıkları televizyon programlarında süreci değerlendirmeye devam ediyorlar.

Birçoğunun ortak görüşü, 2020'nin yeni bir dünya düzenine geçiş yılı olduğu. Yeni bir çağın başlangıcı olarak gösteriliyor.

Bu durumu Jüpiter, Satürn ve Plüton'un yeni ay etkisi oluşturmasına bağlıyorlar.

2018 yılında yazılan Aydınlanma Çağı isimli kitaptaki öngörüler şaşırtıcı. Şöyle ki:

“1333 yılında Satürn ile Plüton arasındaki karşıt açı ile eşzamanlı olarak Çin'de kara veba salgını başlamış.

Satürn-Plüton kavuşumunun etkili olduğu 1348-1351 yılları arasındaysa Avrupa'da kara veba salgını milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuş.

2020 yılında Satürn-Plüton kavuşumu ile Jüpiter-Satürn kavuşumun her ikisinin birden gerçekleşmesi olması, 2020 yılında bir salgın hastalığın dünyayı kasıp kavuracağına işaret ediyor olabilir.”

İki yıl önceden yapılan bu tespit ve tahminler çok enteresan değil mi?

Yeni öngörülerine bakalım...

26 Aralık 2019'da yaşanan güneş tutulmasının hemen akabinde, 27 Aralık günü virüsün ortaya çıktığına dikkat çekilmekte.

10 Ocak'ta Yengeç burcundaki yılın ilk ay tutulmasından sonra, 5 defa daha yaşanacak güneş ve ay tutulmalarıyla birlikte, yepyeni bir süreç başlayacağı söylenmekte.

Buna göre, 5 Haziran-21 Haziran-5 Temmuz günlerinde yaşanacak üç tutulma önemli.

Bu tarih itibariyle salgının sona ereceği, global ekonomik kirizin artacağı öngörüsünde bulunuyorlar.

Bir başka öngörü ise, yaz aylarında bitme noktasına gelecek virüsün, 30 Kasım'da ay tutulması, 14 Aralık'ta güneş tutulmasının etkisiyle kasım-aralık aylarında yeniden görülebileceği, bu ikinci dalganın ise ilki kadar etkili olmayacağı.

Peki ne zaman tam anlamıyla güzel günlere kavuşacağız?

Eski normal yaşama dönme diye bir durum söz konusu değil.

2021 yılına kadar bu böyle gidecek. Maskeli, mesafeli bir hayat bizleri bekliyor. Buna alışacağız. Yeni normallerle, belli kurallar içerisinde yaşamımızı sürdüreceğiz.

Pandeminin, ülkeler arasında yaşanacak gerilim sonucu, çeşitli sürtüşmelere ve ambargolara yol açacağı yorumu var.

Satürn gezegeninin Kova burcuna geçişinin, toplum ve dünya açısından sorumluluk sahibi olmayı ve düşünceli hareket etmeyi getireceğini öğreniyoruz. Bu hepimiz ve dünyamız için iyi, olumlu bir gelişme.

Astrologlara göre, ekonomik açıdan dijital devrime hazır olmalıyız. Dijital paralar yakında kullanılmaya başlayacak!

Peki önümüzdeki süreçte ülkemizi, Türkiye'yi neler bekliyor?

O sorunun yanıtını da veriyor astrologlar.

2000 yılından bu yana Venüs Döngüsü’nde olan ülkemiz, Güneş Döngüsü’ne giriyormuş. Aradaki bariz fark şu anlama geliyor:

Türkiye önümüzdeki dönem birçok alanda büyük değişimler yaşayacak.

2020, finansal ve ekonomik olarak sancılı ve çok zor bir dönem.

Lakin, 2-3 yılın sonunda dünyanın en büyük süper güçlerinden birisi olacağımız öngörülmekte. Ticaret hayatında, kazanç ve büyümede yükseliş bekleniyor.

Astrologların yatırım yapmak isteyenlere de önerileri var.

İniş çıkış gösterecek dolar ya da altın yerine, ev ve toprak yatırımı kazandıracak.

Özellikle 5-10 yıllık süreçte, konutun ve toprağın değerinin katkat artacağı vurgulanıyor.

Tarım konusunun gelişeceği de verilen bilgiler arasında. O nedenle tarla, bahçe yatırımlarına işaret ediliyor.

Tabi bunlar işi düzgün, kazancı iyi, geliri yerinde olanlar için geçerli öneriler.

İşi olmayan ve dar gelirli vatandaşlar ise ay sonunu nasıl getireceğini düşünecek kara kara!

Sonuç olarak, bazılarımız astrolojiye inanmayı reddederken, bazılarımız ise yıldızların hareketlerine bakmadan adım atmıyor.

Fal ve kehanetten öte bir alan.

Gerçekleşenlere baktığımızda, öngörüler çok da yabana atılacak türden değil.

Aklımızın bir kenarında olmasında fayda var.

Sağlıcakla.

**********

Günün Sözü

“Hayatta öğrendiğim her şeyi

üç kelime ile özetleyebilirim:
Hayat devam ediyor.”

Robert Frost