29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97.yıldönümünü bugün coşku ve gururla kutlarken, ulu önder Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarını sevgi, saygı ve de özlemle bir kere daha anıyoruz.

Her Türk vatandaşı için oldukça önemli olan bu bayram gününde; Mustafa Kemal’in Cumhuriyetin anlam ve önemini kanıtladığı bir Bursa anısını, İsmet Kür’ün anlatımı ile siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum:

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

“Atatürk Bursa’dadır. Kendisini görmek için toplanmış büyük kalabalığın içinden bir ihtiyar kadın, kendini adeta onun önüne fırlatır ve heyecanla sorar:

                     -Beni tanıdın mı ?

Ve karşılık beklemeden devam eder:

                     -Ben sizin Selanik’ten komşunuzum… Bir oğulcuğum var, Devlet Demiryolları’na girmek ister…Sen de ‘alsınlar’ demiştin, ama gene almadılar. Ne olur bir defa daha söyleyiver de alsınlar.

Atatürk’ün gözler parlar:

                     -Almadılar mı ?...Benim söylediğim halde almadılar mı ?..İşte Cumhuriyet böyle anlaşılacaktır. Cumhuriyet budur.

Büyük devlet adamının yüzünde, en büyük zaferleri kazanmışların aydınlığı ve rahatlığı vardır. Saygıyla ve sevgiyle tekrarlar:

                     -İşte CUMHURİYET’TEN beklediğimiz sonuç da budur.”

                                   ATATÜRK BURSA’YI ÇOK SEVERDİ.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa’ya olan tutkusu oldukça fazlaydı. Yaşamı boyunca tam 13 kez Bursa’ya gelen ve her fırsatta gelmek ve hatta sürekli yaşamak istediği bir kent olduğunu ısrarla belirttiği kentimiz, birçok Atatürk anısı ile doludur.

Yazımızın ekindeki fotoğraf; 11.Eylül.1924 tarihinde Bursa’da çekilmiştir. Cumhuriyetin ilanından yaklaşık 1 yıl sonra bir kez daha Bursa’ya gelen ulu önder, şu anki Teyyare Kültür Merkezi karşısında halka hitap etmiştir. Ata’larını bağırlarına basan Bursalılar da,büyük sevgi ve coşku dolu tezahüratlar yapmıştır.

Cumhuriyetin 97.yılını kutladığımız bu özel günde; bu ülkeyi kurtaranları bir kez daha sevgi-saygı ve özlemle anarken, siz değerli okurlarımın da Cumhuriyet Bayramı’nı içtenlikle kutluyorum.

 

ÖZLÜ SÖZLER: İnsanları kitaplar gibi düşünün ve kapaklarına bakıp aldanmayın. Asıl değerini okumaya başlayınca anlarsınız. (MEVLANA)

           BURSASPOR’A HİÇ Mİ BAYRAM GELMEYECEK..?

Yaşadığımız bu güzel kentin en önemli markası ve sporseverlerin de gözbebeği Bursaspor, ne yazık ki son yıllarda sevenlerini fazlasıyla üzüyor.

Özellikle kulüp yönetimi konusunda çok fazla sorun yaşayan ve bir türlü bir profesyonel kulüp gibi yönetilemeyen Bursaspor, son 2 yıldır PTT 1.Lig’de mücadele veriyor. Geçtiğimiz sezon da “bile bile lades” denilebilecek maçları kaybederek ancak play-off şansı elde eden, bu şansı da cömertçe harcayan Bursaspor Süper lige çıkmayı başaramamıştı.

Borçlarından dolayı transfer yapamayan ve genç bir kadro ile bir kez daha PTT 1.LİG mücadelesini sürdürmeye çalışan Yeşil-Beyazlı ekip, geçtiğimiz hafta çıktığı EGE maçlarında da istediğini alamadı.

Önce Menemenspor’a yenik düşen Bursaspor, ardından da Akhisar karşısında da umduğunu bulamadı ve 5 gün içinde oynadığı 2 Ege maçından da puan alamadı.

Şu anda Bursaspor oynadığı 7 maçta aldığı 7 puan ile puan cetvelinin 12. sırasında… Lider Tuzla’nın 17 puanı, sonuncu sıradaki Eskişehirspor’un ise 3 puanı var. Bursaspor bundan sonra Boluspor(İ), Ankaraspor (D) ve Adanaspor(İ) ile oynayacak. Bu maçlardan alınacak 9 puan takımı tekrar havaya sokabilir. Haydi hayırlısı…

                              UMUT VE UMUTSUZLUK ÇELİŞKİSİ

Aslında Yeşil-Beyazlı kulübün mecburen genç bir kadro ile çıktığı maçlarda; çok kötü olmadığını ve bireysel hatalarla puanlar kaybettiğini söylemek mümkün…

Borç-harç içindeki kulübü sahiplenerek adeta üzerine “deli gömleği” giyen Başkan Erkan Kamat ve ekibi, gördüğümüz kadarıyla elinden geleni yapıyor. 500 Milyon TL’ye yaklaşan borç, kulübün belini büküyor ve yeni Bursaspor yönetiminin de elini-kolunu bağlıyor.

Kolay değil bu kadar borç ile bir kulübü yönetmek…

Ama dedik ya “deli yürek Erkan Kamat ve ekibi” çalışıyor ve çabalıyor kulüp için…Fakat yılların derin batağını kapatmak öyle çok kolay değil…

Bu zor dönemde Bursaspor Teknik Yönetimine soyunan Mustafa Er’de ne yapacağını bilemiyor böyle bir mali ortamda…Transfer tahtasının kapalı olması nedeniyle eldeki kadro ile idare etmek zorunda kalan Mustafa Er, bazen 17 yaşındaki çok genç futbolcuları bile sahaya sürmek zorunda kalıyor.

Kısacası durum; iç güveysinden biraz hallice…

Kadro yetersiz ve deneyimsiz…

Para da yok üstüne-üstlük…Olma olasılığı da yok zaten…

Peki ne olacak..?

Bursaspor’a bayramlar bile haram olacak.

Bir spor kulübü için en büyük bayram; tabii ki şampiyonluktur.

2010 Yılında kazanılan Süper Lig şampiyonluğundan bu yana 11 yıl geçti neredeyse…O büyük şampiyonluğun değerleri, har vurup-harman savruldu.

Şimdi; ortada umut ve umutsuzluk gibi birbiri ile çelişkili 2 gerçek var. Dün başta Kapalıçarşı, Tuzpazarı, Açık Çarşı ve Reyhan’daki köklü Bursaspor taraftarları ile yaptığım görüşmelerde; kendilerinin 2’ye bölünmüş olduğunu görüyorum.

İlk gurup; Mustafa Er ve genç futbolcularına güveniyor. Bu yıl olmazsa, gelecek yıl mutlaka şampiyon olunacağının altını çiziyor ve yönetim ile takıma uzun vadeli şans verilmesi gerektiğini, başarının ardından geleceğini umut ediyor. Bursaspor’u Bursalıların düzlüğe çıkaracağını da özellikle belirtiyorlar.

İkinci gurup ise; adeta umutsuz vaka…Bu yönetim, Mustafa Er ve genç futbolcular ile asla başarılı olamayacağını belirten UMUTSUZLAR GURUBU ”bu sezon ligden düşmeyelim yeter” diyerek şimdiden teslim bayrağını çekmiş durumda…Tepkilerini transfer tahtasını açtıramayan Başkan Kamat ve Mustafa Er’e yöneltiyorlar. Serdar Özkan  ve Sedat’ın da affedilmesini bekliyorlar.

Görülüyor ki; Bursaspor’da durumlar pek iyi değil…Taraftarlar da bölünmüş durumda…Puan cetveline bakılırsa, durum içler acısı…

Bu durumda; Bursaspor’a bayram gelmesi,  epey zaman alacak galiba…

Biz de bekleyeceğiz ve göreceğiz.

Şimdilik “umudun adresi” biraz belirsiz olsa bile, Yeşil-Beyazlı ekibin bir gün süper lige çıkacağını umut etmek gerekiyor. Ama bu yıl, ama gelecek yıl…Onur, gurur  ve genç futbolcuların enerjisi ile…