Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan ‘think tank’ kuruluşları verilerine göre; Avrupa Birliği ülkeleri 2020 yılı sonu ekonomik raporlarını hazırlarken  % 8,5 küçülme ile gerileyeceklerini öngörmektedirler.

Bu öngörüler üzerine bizim de bugüne kadar yapmış olduğumuz araştırmalar sonucu elde ettiğimiz verilere göre Avrupa Birliği ülkelerinin bu gerilemelerinin  %8,5 düzeylerinde değil reel olarak %30 civarlarında olacağını öngörmekteyiz.

Ekonomik krizlerin ortaya çıkardığı ekonomik hatalar bir domino etkisi meydana getirerek diğer taşları ardı ardına devirmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kaos ortamı hemen hemen tüm dünyayı etkisi altına alır.

Krizin vurduğu ülkeler ne yazık ki uzunca yıllar halkı yoksulluğa iterek asıl bedeli ödeme durumuyla karşı karşıya kalırlar. İşte bu noktada sanayi devrimine geçiş için bu krizler kullanılır. Türkiye ve dünyada oluşan ekonomik krizleri incelediğimizde karşımıza çıkan tezler de bu görüşümüzü doğrular niteliktedir.

Dünyada yaşanan küresel çaplı krizlere örnek verecek olursak; 1987 Kara Pazartesi; Hong-Kong borsasında başlayan düşüş, saat farkının da etkisiyle ile bir hafta içinde dalga dalga yayılarak tüm dünyada küresel bir etki yaratmıştır.

Türkiye altın gram fiyatlarını baz alacak olursak;

1987 Ocak ayı altın gram fiyatı 9.806 iken; aynı yılın Aralık ayında kriz ile birlikte 15,9128’e kadar yükselmiştir.

1997 Asya krizi; Tayland borsasında başlayıp birçok Doğu Asya ülkelerinin para ve borsa birimlerinin çöküşlerine sebep olmuştur. Bu dönemde altın yılın ilk ayında 1.2161,229 son ayında ise 1.9107,585 olarak yılı artışla tamamlamıştır.

2007-2008 yıllarında küresel çaplı gıda maddeleri üzerindeki ekstrem artışları dolayısı ile petrol fiyatlarındaki artış ve kuraklık da sebep gösterilerek, ürün stoklayan ülkelerin de katkısı ile dünyayı etkisi altına alan küresel krizin başlamasına sebep gösterilmiştir.

 Amerika Birleşik Devleti’nde mortgage sisteminin çöküşüyle birlikte piyasalarda nakit sıkıntısı çekilmeye başlanmış büyük finans şirketleri bu sebeple batmıştır.

ABD dolarının da değer kaybettiği bu krizde İspanya, İzlanda, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkeler ekonomik çıkmazın içine girmişlerdir.

2008 krizinde Türkiye,  birlik ve beraberliği esas alarak dünyayı etkileyen bu kriz karşısında milli bir duruş sergilemiş ve krizin Türkiye'yi teğet geçmesine amil olmuştur.

2007 yılının 31 Aralık ayında altın gram fiyatı 31.18, 1 Ocak 2008’de altın gram fiyatı 31.65,  31 Aralık 2008 altın gram fiyatı 40.32 ile yılı kapatmıştır.

Pandemi dönemi ile birlikte 2019 sonlarından günümüz 2020'ye bakacak olursak, Avrupa Merkez Bankası (ECB) eksi faiz sistemi ile krediler dağıtmakta olmasına rağmen, bu kredi sisteminin pek işe yarar görünmediği ortaya çıkmıştır.

%30 küçüleceğini tahmin ettiğimiz Avrupa Birliği ülkelerinin %20'si küçülmekte olan Avrupa şirketlerini suni bir şekilde teneffüs ettirmekten öteye gidememektedir.

Öngörülerimiz doğrultusunda 2008 yılından günümüze şişirilmekte olan bir balon yılsonuna doğru pandemi sonrası 2 ekonomik kriz olarak patlatılarak karşımıza çıkacaktır.

Bu patlama ile birlikte karşılıksız basılan dolar hükmünü kaybedecek dünyada altın ve gümüşün kullanılacağı yeni bir dönem başlayacağı ihtimal dâhilindedir. Buna örnek verecek olursak, günümüz itibari ile 100 dolar 6.30 sente basılmaktadır, buradan da anlayacağımız üzere dolar karşılıksız basılmaktadır...

Avrupa Birliği'nin belkemiği olan Almanya'dan başlayacak olan kriz, sonucu Almanya küçülmeye giderken kendi kabuğunu çekilmesi ile birlikte Avrupa Birliği yavaş yavaş dağılmaya başlayabilecektir.

Türkiye ise bu dönem de daha önceden stratejisini belirlediği hamlelerini devreye sokacak ve Avrupa Birliği çöküşe geçerken Türkiye'yi teğet geçecek bu kriz ile birlikte 2023, 2053, 2071 hedeflerine doğru daha da büyüyüp gelişerek devam edecektir.