Şunu açıkça ifade etmeliyiz ki, bu dönem kadar kent turizmini geliştirmeye yönelik bu denli ciddi çalışmalara hiç tanık olmamıştık.

Bursa'nın gelecekte en önemli çekim gücünü turizm olması yönünde hedef koyan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, şehirle adeta iç içe girmiş sanayi kentinin bundan böyle yüzünü turizme dönmesine yönelik çalışmaları heyecan verici.
Toplum olarak bizler yapılan her çalışmanın hemen karşılığını görmek, almak istiyoruz.
Turizm böyle bir şey değil.
Yaptığınız girişimler, yatırımlar, tanıtımlar sonuç vermesi için en az üç yıl geçmesi gerekiyor.
Kısa ve orta vadede sonuç alınması beklenmemelidir.
Önceki gün Bursa Turizm Tanıtma Birliği 2019-2020 Turizm Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.

 


Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın başkanlığında Bursa Turizm Platformu paydaşlarının da katıldığı toplantıda Bursa'nın turizmden aldığı payın artırılması için yapılanlar-yapılacaklar anlatıldı.
TÜRSAB Güney Marmara Bölge Başkanı Murat Saraçoğlu, kent turizmiyle ilgili bilgiler aktardı.
Basın toplantısına katılan tüm meslektaşlarımızın merak ettiği Bursa'ya gelen yabancı turist sayısının niçin istenilen oranda artış göstermemesiydi.
Madalyonun diğer yüzünü çevirdiğimizde ise şu soru çıkıyor karşımıza.
Yabancı turisti Bursa'ya gelmesini gerektirecek etkenler acaba neler olmalıdır?
Ben şu yanıtları çıkardım.

1- Güvenli bir şehir.

2- Ulaşım kolaylığı.

3- Bölgeye has değişik lezzetler.

4- Adrenalini yükseltecek farklı deneyimler yaşama imkanı bulabilmek.

5- Alışveriş yaparken yabancı olduğu için fahiş fiyat uygulanmaması.

6- Dini inançlarını yapabilecek koşullar.

7- Giyim ve kuşamından ötürü eleştirilmemek.

8- Müslüman bir ülkede Hristiyan olduğu için farklı gözle bakılmama.

9- Atalarının burada izlerini rastlayabileceği değerleri bulabilmek gibi...

Bir de şu unutulmamalı yabancı turistin kentimize tatil için gelmeyeceğidir.
Bursa'yı tercih eden turist kültür ya da inanç turizmi için geleceğinden hareketle planlama yeterince yapılmamaktadır.
Avrupalı turistin dikkatini kentimize çekebilmek için onlara ait var olan kültür kalıntılarını ortaya çıkarmamız gerekir.
Çünkü Avrupa medeniyetlerinin kentimizdeki uzantıları olan kilise, manastır, kale gibi eserler aslına uygun hale getirilip yurt dışı tanıtımların da ön plana çıkarılmalıdır.
Bu yönde sempozyumlar, fuarlar ve organizasyonlar düzenlenmelidir.
Zira, kültür turizmi cami, medrese, türbe, külliye ile sınırlı değildir.
Bizim Müslüman olmamız, İslamiyetten önce ve sonra bu topraklar üzerinde yaşamış medeniyetlerin ortaya çıkarılması, yabancı ziyaretlere açılması ve de ekonomik değer haline getirilmesi zihinlerde dini bir sakınca teşkil etmemelidir.
Bilakis bu yapıların dünya insanlarının ortak mirası olarak değerlendirilip bu mirasın elimizde olmasını avantaja dönüştürmeliyiz.
Bu konuda İznik, Gölyazı, Tirilye muazzam bir fırsat.
Velhasıl, sanayiye doymuş Bursa'nın geleceği adına konulan turizm hedefi mutlaka desteklenmelidir.