Özel haber / Ruhi Berber

“Zübeyde Anne ve Gazi; Bursa’da” kamuoyuna bu spot ile yazmıştık ilk haberini. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Zübeyde Hanım’ın “Selanik’ten Kurtuluş’a” uzayan serüvenini tarihi gerçekler üzerinden canlandırılan tiyatro oyunu ile Bursalıların gönlünü de feth etmişti. Tiyatro gösterisinin bir amaçlarından birisi de Kuzey Mekodonya Cumhuriyeti’nin tek Türk Beldesi olan Gazi Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin doğum yeri olan Jupa İlçesi’ne Türk okulu açmaktı. Bunun için uzun ve meşakkatli bir yol kaydeden Bursalı genç yapımcı amacına adım adım ulaşıyor.

“AMACIMIZ; ZÜBEYDE ANNE’NİN SON ARZUSUNU YERİNE GETİRMEK”

Evet söz ettiğimiz kişi Bursa’da gerçekleşen gösterinin de yapımcılığını üstlenen Uluslararası Sinamacılar Derneği Başkanı, Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği’ni Türkiye tek İmzacı Üyesi olan Selami Yanık. Kurban Bayramı’nda yaşadığı mutluluğu ve gururu gazetemizle paylaşarak Bursalılara bir güzel haber daha veren Başkan Yanık; “Öncelikle tüm Bursalı hemşehrilerimin Kurban Bayramını tebrik ediyor, sağlıklı, huzurlu ve esenlikler dolu bir bayram geçirmelerini diliyorum. 5 yıldır ilmek ilmek işlediğimiz projemiz geçen yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı sayın Alinur Aktaş’ın ve değerli bürokratlarının desteği ile Bursa’mızda gerçekleştirdiğimiz tiyatro gösterisi ile start aldı. İlk meyvelerini de geçtiğimiz haftalarda aldığımız etkinliğimizde rol alan ve eseri kazandıran tüm tiyatrocu arkadaşlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum. Jupa Belediyesi yaptığımız uzun soluklu görüşmelerden sonra TİKA tarafından restore edilen Ali Rıza Efendi Konağı’na çok yakın bir bölgede 16-17 dönümlük bir araziyi Kuzey Mekodonya Hükümeti’nin de oluru ile “Zübeyde Hanım Kız Anadolu Teknik Lisesi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk Eğitim Kurumları Kampusu” yapılmak şartı ile devir alacağız. Bu konuda Bursa’nın ve Bursalıların vermiş olduğu emeği ve çabaları da unutmayacağız. Pandemi nedeni ile biraz görüşmelerimiz uzamış olsa da bu mutluluğu gazeteniz vasıtası ile Bursalılar ile yaşamak istedim. Süreç okullar imece usulü yapılacağı için iş insanları ve STK’lar, son tahlilde de siyasi makamlar ile görüşmek için önümüzdeki günlerde başlayacak” açıklamasını yaptı.

“SEKTÖRDE YENİDEN DÜZENLEME ŞART!”

Yanık; uluslararası Türkiye’nin geldiği konumu ve pandemi sürecini de değerlendirdi. Yanık; “Uluslararsı ilişkilerde de köprü vazifesi gördüğümüz için zaman zaman yurtdışı organizasyonlarına katılıyoruz. Pandemi sürecinde işyerleri kapatılan esnaflarımız kadar Türkiye’de profosyonel anlamda işlerini ekmek kapısı yapan oyuncu, arka plan ekibi, senarist, üst plan ekibi, teknik destek ekibi, müzisyen ve orkestra gibi 200 bin, amatör ruhla müzik, sinema ve tiyatroya gönül vererek yola çıkan 400 binden fazla vatandaşımız da etkilendi. Konum itibari ile hemen hemen hepsine ulaşmaya çalışarak pansuman diyebileceğimiz bazı müdahalelerle kısa vadede yardımcı olduk. Yeni normalde bu arkadaşlarımızın iş yeri ve çalışma prensiplerinin kırmızı sınırların çekildiği yeni kurallar çerçevesinde yeniden konumlanması için dernek olarak çalışıyoruz. Pandemi süresinde yapmış olduğu başarılı çalışmalar ile tehlikeyi en aza indiren Sağlık Bakanımız sayın Fahrettin Koca’ya ve Kurban Bayramı’nda da dahil olmak üzere Emniyet ve Jandarma Kolluk Kuvvetlerimizi büyük bir özveri ve başarılı koordine ederek vatandaşımızın sağlığı ve emniyetinde en ön safhalarda yürüyen İç işleri Bakanımız sayın Süleyman Soylu’ya verdikleri emekler için ayrıca teşekkür ediyorum. Virüsün etkileri hem sağlık hem de ekonomik anlamda kırıldığı şu günlerde nereye gitsem hep aynı soru ile karşılaşıyorum. ‘Ayasofya neden ibadete açıldı, kaybeden Türkiye’mi olacak?’ Ayasofya bir ibadethane başkentidir. Ayasofya’nın İstanbul’un fethi ile birlikte camiye dönüştürdüğünü hepimiz biliyoruz. Ancak; müzeye dönüş zamanında yaşanan bazı tarihsel ve zorunluluklardan kaynaklanan olaylar var. Geçmişi ile her zaman gurur duyan ve İslam Dünyasında lider konumda olan Türkiye’nin Ayasofya’nın tekrar ibadete açılması ülkenin iç siyasetine değil dışarıya dönük olan politikalara karşı bir hamledir. Dikkat ederseniz Ayasofya Cami’nin tekrar ibadete açılmasını birkaç cılız açıklamaların dışında hiçbir siyasi lider karşı çıkmadı, destekledi. İlk Cuma Namazında tüm siyasiler oradaydı. Ayasofya hamlesi, içimizdeki hainleri besleyen dış dünyaya karşı “Bir Ölür, Bin Diriliriz!” etrafımızın ne idüğü belirsiz düşmanlar tarafından sarılarak komşu devletler içinde 10 yıldır söndürülemeyen ateşe karşı verilen bir cevaptı. Türk Ordusunun ayak bastığı her toprakta barış ve huzur gelir. Suriye, Irak ve Libya’da kazanılan kazanımlardan sonra Ayasofya gerçek bir başarıdır. Bu konuda taviz vermeyen başta Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ayasofya’da destek veren tüm liderlere teşekkür ederim” dedi.