BURSA'da, otizmli Nurican Özçelik'in (19), merak sardığı bağlama sayesinde hastalığında yüzde 50 düzelme sağlandı. Devlet konservatuvarında eğitim alıp, Türk halk müziği sanatçısı olmak istediğini söyleyen Nurican, "Bağlama bana huzur, enerji veriyor. Beni çok mutlu ediyor. Bağlama çalmak benim için nefes almak gibi bir şey" dedi.

Bursa'da, otizmli Nurican Özçelik, küçük yaşlarda müziğe merak sardı. İlkokul çağlarında kapı zili, kapı sesi, araba kornası gibi seslerin notalarını belirleyen Nurican, ortaokula başladığında ise Neşet Ertaş, Erdal Erzincan, Muhlis Akarsu gibi Türk halk ozanlarının eserlerini dinlemeye başladı. Nurican'ın Türk halk müziği eserlerini dinlediği sırada tahta yemek kaşığına plastik tel bağlayarak saz çalmaya çalıştığını fark eden baba Ali Özçelik ve anne Hanife Hande Özçelik, Nurican'ı önce piyano kursuna, ardından da gitar ve bağlama kursuna gönderdi. Bağlamayı öğrenince diğer enstrümanları çalmaktan vazgeçen Nurican, aldığı kurs sayesinde kendini iyice geliştirdi. Okul ve bağlama kursu sürecinde kendini ifade edebilme ve ikili ilişkiler sayesinde Nurican'ın hastalığı yaklaşık yüzde 50 azaldı. Bağlama çalmanın nefes almaktan bir farkı olmadığını söyleyen Nurican'ın hedefi ise devlet konservatuvarında eğitim alıp, Türk halk müziği sanatçısı olmak.
'BAĞLAMA ÇALMAK BENİM İÇİN NEFES ALMAK GİBİ'                                                                                                                                                4 yıldır bağlama çaldığını söyleyen Nurican Özçelik, bağlamaya olan merakının çocukluktan geldiğini belirtti. Bağlamanın kendisine huzur verdiğini söyleyen Nurican Özçelik, "Erdal Erzincan, Muhlis Akarsu, Ali Kızıltuğ, Ali Ekber Çiçek, Musa Eroğlu, Arif Sağ, Sabahat Akkiraz, Bilal Ercan, Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş gibi birçok sanatçıyı seviyorum. İleride bağlama sanatçısı, halk müziği sanatçısı olmak istiyorum. Bağlama çalıp, türküler söylemek istiyorum. Öğretmen olmak bana zor geliyor. Bunun için çok çalışmam gerekiyor. Hem uzun hem kısa sap bağlama da çalışmam gerekiyor. Bağlama bana huzur, enerji veriyor. Beni çok mutlu ediyor. Bağama çalmaktan her zaman memnunum. Çünkü bağlama çalmak benim için nefes almak gibi bir şey. Bağlama çalmamak bitmek gibi bir şey. Günde 4 saat bağlama çalıyorum. Bağlamayı isteyerek ve türkü söyleyerek çalıyorum. Çocukluğumdan beri bağlamaya merakım var. Neşet Ertaş, Muharrem Ertaş, Arif Sağ, Ruhi Su gibi sanatçıları dinlerdim. Çocukken kaşıktan saz yapardım. Kalem kapağına eşik yapardım. Üzerine lastikle tel yapardım. Merakım bu şekilde başladı" dedi.
'ÖZEL DURUMUNU BAĞLAMA SAYESİNDE YENDİ'
İçinde bulunduğu özel durumunu bağlama sayesinde yendiğini belirten baba Ali Özçelik, "Nurican küçük yaştan beri bağlamaya meraklıydı. Evdeki çeşitli materyallerden kendine bağlama yapıyordu. Biz de şaşırıyorduk. Durumundan dolayı müdahale de edemiyorduk. Kendini bir şekilde bağlama açısından tatmin etmeye çalışıyordu. Müziği ve notaları çok seviyor. Kapı, alarm sesi veya dışarıdaki korna seslerine nota veriyordu. Biz hayretler içinde kalıyorduk. Kendisinin müziğe yetenekli olduğunu anladık. Lise yıllarında bağlama çalmaya başladı. Piyanoyla başlayıp, bağlamaya geçti. Okulda da bağlama eğitimi aldı. Şu anda özel kursa devam ediyor. Devlet konservatuvarında okumak istiyor. Sanatçı olmayı çok istiyor. Nurican zor zamanlardan geçti. Kendini ifade etmek açısından çok çaba gösterdi. Arkadaşları ve yakın çevresi hiçbir zaman Nurican'ı geri çevirmediler. Kendisiyle çok ilgilendiler. Nurican'ın bu duruma gelmesinde onların da katkıları çok büyük. Biz de müziğe olan merakını destekledik" ifadelerini kullandı.
'BAĞLAMAYA OLAN SEVDASI, BUNU BİRÇOK KİŞİDEN ÜSTÜN KILIYOR'
Nurican'ın müziğe karşı büyük bir yeteneği olduğunu belirten bağlama öğretmeni Mahmut Cemal Sari, "Nurican bana geldiğinde bağlamayı belli bir seviyede biliyordu fakat hedefleri arasında üniversitede okumak var. Biz de buna yönelik çalışıyoruz. Öğrenmekte zorluk çekmiyor. Bazen adaptasyonda sıkıntı yaşıyoruz ama onu da bağlama çalarak aşıyoruz. Bazen kelimelerin yetersiz kaldığı yerde notalar devreye giriyor. Biz, Nurican'la daha çok saz çalıp, türkü söyleyerek bu açığı kapatıyoruz. Çok yetenekli bir çocuk. Bağlamaya olan yeteneği ve sevdası, bunu birçok kişiden üstün kılıyor. Müziğin ve sanatın birleştirici bir özelliği var. Sadece öğretmenlerine değil toplumla da adapte olma hususunda bir birleştiriciliği var. Tüm bu özel durumu olan çocuklarımızı sanatın herhangi bir dalına yönlendirirsek toplumla iç içe geçip, kendilerini daha fazla bu hayata adapte edebilirler. Nurican bunu başarabildi. Şu an gerek bizlerle gerek arkadaşlarıyla gerek gelecek yaşantısında insanlarla anlaşabilmeyi beceriyor. Bunun en büyük faktörü de müzik" diye konuştu.