DÜNDEN DEVAM
Sonuç olarak; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları ,sözleşme altına imza atmış olan bütün devletleri ve o devletlerin bütün yetkililerini bağlar. Hiç kimse sana bu sözleşmeyi imzala diye baskı yapmadı. Bağlamaz diyebilmek için o sözleşme altına imza koymayacaktın. Bugün sayın cumhurbaşkanı ile yetkililerin hep bir ağızdan “bizi bağlamaz”. Diye feryadı figan etmeleri siyasi mülahazalarla vatandaşı kandırmak ve uyutmak amacıyla söylenmişsiyasi  bir sözdür. Çünkü altına imza koyduğumuz Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 46/1 maddesi aynen şöyledir. “Yüksek sözleşmeci taraftar, taraf oldukları davalarda mahkemenin (AİHMahkemesinin) verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler”.  Yazar. Bu sözleşmenin gereği hepimiz biliyoruz ki 2004 yılında alel acele anayasamızın 90. Maddesini değiştirdik. Bizler de  halk olarak o reisimizdir, dünya lideridir, her şeyin en iyisini o bilir diyerek, AİHM sözleşmesindeki özgürlük tanımlarının yerli hukuktan üstün olduğunu açıkça kabul ettik. İçeriği halktan saklanan bu değişiklikle birlikte kendi elimizle Aponun idamını da engelledi. Anayasamızın değişen 90. Maddesinde aynen şöyle “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası anlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulmaz. (Ek cümle:07.05.2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası anlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeni ile çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşma hükümleri esas alınır…)
Sayın Erdoğan bununla da kalmadı 2010 yılında “yetmez ama evet” referandumunda, anayasa mahkemesine bireysel başvuru hakkını ve anayasamızın 145. Maddesinde Avrupa insan hakları sözleşmesindeki temel hak ve özgürlüklerin ihlali hükmünü de kabul etti. 
Anayasamızın 90. Maddesine göre, milletlerarası sözleşmelerin maddeleri hakkında referanduma baş vuramazsın.  Yine her konuda kanun hükmünde kararname çıkararak bu ülkeyi yönettiğini zanneden sayın cumhurbaşkanımızın bu konuda K.HK çıkarma yetkisi de yoktur.  Erdoğan döneminde Türkiye bununla da yetinmedi. Ceza muhakemeleri kanunu 311/F maddesine göre “Türkiye de mahkum olan bir kimse hakkında usulden veya esastan AİHM farklı bir karar verirse, Türkiye o kişiyi yeniden yargılamak ve AİHM kararına uygun karar  vermek zorundadır hükmünü de CMK ya ekledi. Yani bugün bizi bağlamaz  diye feryat ettiğimiz Demirtaş’ı Türk mahkemesi mahkum ederse, anayasa ve kanunlarımızdaki bu hükümler onu AİHM kararlarına göre yeniden yargılamayı, AİHM kararlarına uygun yeni bir karar vermeyi, gerektirecektir. 
Ortada düşünmeden taşınmadan altını imzaladığımız sözleşmeler, Anayasa hükümleri ve değişiklikleri gibi hukuki gerçekler varken, “bizi bağlamaz” demenin ne kadar kıymeti harbiyesi olur siz düşünün? Şunu da belirtelim ki bu yazdıklarımızdan Demirtaş serbest bırakılsın fikrinde olduğumuzda anlaşılmasın. Zira kutsal inançtan çok parti liderine biat etmiş bireyler de çoğu zaman bu tür yanlış değerlendirmeler yapılıyor. Bilinmelidir ki biz AB YE üyelik konusunda merhum Erbakan da olduğu gibi kesin karşıyız. Karşı olmayanların yaptıkları kusur ve günahları gözleriniz önüne sermeye çalıştık…