Bu sütunlardan sık sık konuyu gündeme getirmeye çalışıyorum.

Bu şehrin en önemli sorunu her ne kadar trafik öne çıkıyor olsa da gerçek bu değil.
Çünkü şehrin öncelikli çözüm bekleyen yegane sorunu ne yazıktır ki, hava kirliliğidir.
Zira buna bağlı olarak toprak ve akarsularımızda aynı şekilde.
Bu denli kontrolsüz sanayileşmenin çekim gücüne paralel olarak göçün getirdiği orantısız büyüme Bursa'nın başına her yönüyle dert olmuştur.
Kenti yönetenlerin her konuşmasına, "Tüm zamanların güzel şehri" diye övgüyle söz ettikleri Bursa'nın, sağlıklı yaşamın gereksinimi hava, su ve toprağının kirletilmesini görmezden gelmeleri bu kente yapılan en büyük kötülüktür.
Bursa'nın sanayi şehri kimliği artık bu kente zarar vermektedir.
Öyle değil mi?
17 olan organize sanayi bölgesi sayısı, alt yapıları tamamlanan dört ilave organize sanayi bölgesiyle bu sayı 21'e yükselecek.
Düşünsenize 60 bin nüfuslu Kestel'de dahi üç tane Organize sanayi bölgesi var.
Hal böyle oyunca da daha çok para kazanma hırsı aklın önüne geçiyor.
Eskiden kış aylarında daha çok belirginleşen hava kirliliği son zamanlarda yılın her döneminde hissedilir olmaya başladı.
Özellikle Kestel ve Gürsu ilçelerinde insan yaşamını tehdit eder hale gelen bazı tekstil ve boyahane fabrikalarının bacasından salınan dumanlar burnunuzu kapatma gereksinimi duyulan kimyasal kokularla birlikte gözlerinizin yandığını hissediyorsunuz.
Yıllardır bu duruma somut bir sonuç bulunamayışı vatandaşları canından bezdirmiş durumda.
Seslerini duyurmak için, "Geleceğimiz için temiz hava solumak istiyoruz" şeklinde bazı muhalefet partisi yöneticilerinin öncülük ettiği yurttaşların protestolarına Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır sessiz kalmadı.
Aslında mesele, muhalefetin aktardığı "Biz konuyu gündeme getirdik. Başkan mecbur kaldı ilgilenmeye" dediği gibi değil.
Şöyle ki:
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un Bursa'ya geldiğinde belediye başkanlarıyla yaptığı toplantıda söz alan Belediye Başkanı Önder Tanır, ilçesinin en önemli sorununun hava kirliliği olduğunu vurgulayıp "Temiz hava solumak istiyoruz" şeklinde  konuyu aktardığına şahidim.
Geçtiğimiz günlerde de Bakan Bey'in talimatıyla Ankara'ya davet edilen Belediye Başkanı Önder Tanır, Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar ile görüştü.
Başkan Tanır, ilgili birim genel müdürlerinin de bulunduğu görüşmede, ilçede hava kirliliğine sebep olan bazı fabrikalar ile sorunun çözümüne ilişkin detaylı bir sunum yaptı.
Ayrıca bir de dosya sundu.
Netice itibarıyla Kestel halkının temiz hava soluma isteği adına öncelikli şu beş başlık altında belirlenen işlemlerin yapılması kararlaştırıldı.
- İlçedeki mevcut hava ölçüm cihazının revize ve modernize edilmesi.
- Bakanlık tarafından gelecek hafta full donanımlı mobil ölçüm istasyonun ilçeye gönderilip devlet hastanesi bahçesinde konuşlandırılması.
- Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne talimat verilip denetimlerin bu bölgede daha sık yapılması ve neticelerinin bakanlığa bildirilmesi.
- Ayrıca farklı zamanlarda bakanlıktan gönderilecek görevlilerinde Kestel ve çevresinde denetimler yapmasına.
- 2021 Temmuz'a kadar çevreyi kirletici fabrikaların bacalarına filtre konulup çıkan gazın online takibine başlanması.
Her ne kadar şehri yönetenleri bu konuda eleştiriyor olsak da bir sözümüzde, "Bursa büyürse Türkiye büyür" diyen Ticaret ve Sanayi Odası'na.
Nitekim, kentte daha fazla organize sanayi bölgesi yapmakla Bursa'yı büyütme sevdanızdan vazgeçin.
Ülkeyi büyütmek için Bursa'yı büyütmeye gerek yok.
Bilecik ve Kütahya yatırım için sanayicileri bekliyor.