Pek çok ülkede 1994’den beri UNESCO’nun da önerisi ile 5 Ekim tarihinde kutlanan Öğretmenler Günü, Türkiye’de 24 Kasım tarihinde kutlanır.

Kasım ayının en özel günlerinden biri olan Öğretmenler Günü, bu mesleğe yaşamını adayan, öğrencilerini evlatları gibi gören bütün öğretmenlere teşekkür edilen, minnet duyulan gündür ve farklı ülkeler, bu özel gün için kendilerince anlamlı olan başka tarihleri uygun görmüşlerdir.

Türkiye’de 24 Kasım uygun görüldüğü gibi…

Bu uygulama 1981 yılında başlamıştır.

Evet, bugün dünyada Öğretmenler Günü olarak kutlanan en az 10 ayrı tarih vardır.

Öğretmenler Günü bazı ülkeler için resmi tatil olarak kabul edilmiştir ancak ülkemizde resmi tatil kapsamında değildir.

Bu anlamlı günde okullarda törenler ve çeşitli kutlamalar yapılır.

 

* * *

 

Türkiye’de Öğretmenler Günü kutlanmaya başlanması UNESCO’nun önerisinden daha önceye dayanır.

Bu nedenle onların önerdiği tarihten daha farklı bir tarih kabul edilmesi son derece normaldir.

Öğretmenlerin haklarını ve yükümlülüklerine kapsamlı şekilde yer veren Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı’nın yıldönümü olan 5 Ekim tarihini öneren UNESCO’dan tam 13 yıl önce Türkiye’de Öğretmenler Günü kutlanıyordu.

Atatürk’ün doğumunun 100. yılı olan 1981 yılındaTürkiye’de ilk kez kutlanan Öğretmenler Günü için bu tarihin belirlenmesinin nedeni de Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği görevini kabul ettiği tarihin 24 Kasım 1928 oluşudur.

* * *

Öğretmenlik son derece önemli bir meslektir.

Öğretmenlik, salt önceden belirlenen müfredatın öğrencilere anlatılması demek değildir.

Öğretmenlik, hem eğitimi hem de öğretimi kapsar.

Bu nedenledir ki, okulların ders çizelgeleri “Eğitim ve Öğretim Yılı” için belirlenir.

Öğretmenlik mesleğini seçenler bu görevin zorluğunun ve öneminin farkındadır.

Öğretmenler, öğrencilerinin dertlerini dert edinip mutluluklarına sevinmenin bu mesleğin bir gereği olduğunu bilirler.

Bu asla zorlama değildir, içten gelir.

Zorlamayla olacak iş değildir yani…

Sevecenlik öğretmenliğin doğasında vardır.

Bizlere yaşamımızın her alanında rehber olan, ışık tutan öğretmenlerimizin değerini yılın her günü bilmemiz gerekir.

 

* * *

Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’sözü Hz. Ali’ye ait olup, kendisine yararlı bilim öğreten kişi için hissettiği minnettarlığı belirtmek için söylenmiştir.

Bu özlü söz, bilgi veren insana, hocaya öğrencilerin duyması gereken saygıyı ifade etmek üzere sıkça kullanılır.

Bilmek öğrenmekle olur…

Öğrenme ve öğretmede, uygarlıkların ilerlemesi ve yükselmesinin en önemli aktörleri hep öğretmenler olmuştur.

Öğretmen, insan yetiştiren bir sanatkârdır.

Bu sanatın adı, davranışları değiştirme sanatıdır.

Kişide olumlu, yararlı davranışların yerleşmesi, olumsuz davranışların sonlandırılması amacıyla sürdürülen sistematik bir program, insanı insan yapan bir süreçtir bu.

İnsanın insan olabilmesi, onun beşikten mezara kadar bir eğitim sürecinden geçmesini zorunlu kılar.

Yaşamımızın her alanında bizlere, insanlığa örnek olan Sevgili Peygamberimiz (sav), aynı zamanda beşeriyetin öğretmenidir.

Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de şöyle beyan edilir;

Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab’ı ve hikmeti talim edip size bilmediklerinizi öğreten bir Resul gönderdik.”(Bakara-151)

En güzel, en mükemmel öğretmen Hz. Muhammed Mustafa (sav)’dır.

Tüm öğretmenlerimizin ‘Öğretmenler Günü’nü kutluyor, minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.