Engin ÖZKONUK/Özel haber

 

BBP Başkanlık Divanı toplanarak radikal kararlara imza attı. BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfaltlı’nın Bursa’dan video konferans ile katıldığı toplantı sonunda; “ Salgın bahane edilerek ülke değerlerinin tarumar edilmesine göz yummayacağız” dedi.

 

Denildi. Alfaltlı gazetemize özel değerlendirmelerde bulundu.  Alfaltlı; “Genel Başkanımız  sayın Mustafa Destici’nin başkanlığında toplanan divanımız 4 saat sürdü. Öncelikle geçtiğimiz hafta, salgına rağmen, ülke gündemini ziyadesiyle meşgul eden, darbe tartışmaları hakkında müzakere açılmış ve bu konu ile ilgili, Büyük Birlik Partisi olarak; dün olduğu gibi bugün de, darbelerin kimden, nasıl, hangi yolla ve kime karşı yapılmış olmasına bakmadan karşısında olacağımızı, yarınlarda da milli irade, demokrasi ve hukuk temelinden zerre taviz vermeyeceğimiz, bir kez daha kararlılıkla dile getirilmiştir. Aziz Milletimiz, Türkiye de darbeler döneminin kapandığını, 15 Temmuz’daki asil ve cesur duruşuyla dost düşman herkese göstermiş ve bu durumu adeta tescillemiştir.” dedi.

 

“Darbeyi davet eden mihraklar var”

 

Alfaltlı; “Türkiye tarihinde, demokratik ortama yapılan her türlü müdahale ve darbelerin hiçbir probleme çözüm olmadığı gibi bilakis ülkemizi geriye götürdüğü ve meselelerimizi derinleştirdiği birçok defa tecrübe edilmiş bir vakıadır. İster devlete ait kurumlar ve imkânlar kullanılarak, ister bir terör örgütü eliyle yahut “Gezi Olaylarındaki gibi bir halk (sokak) kalkışması kisvesi altında, şekli ne olursa olsun, darbe ve müdahalelere karşı partimizin görüşlerine ve kamuoyunun bu yöndeki genel kanaatine toplantımızda, yeniden vurgu yapılmıştır. Darbe ve benzeri söylemlerle, başka hesaplar içerisinde olan, iç ve dış mihraklara, mesaj vermek isteyenlere de hiçbir şart altında müsaade edilmeyeceğinin altı bir kez daha çizilmiştir. Hassaten, Ana Muhalefet Partisi CHP'nin bazı sözcülerinin, darbeyi ya da sokak hareketleri üzerinden bir kalkışmayı çağrıştıran söylemlerini her anlam ve şartta büyük bir talihsizlik olarak görüyor ve kınıyoruz.”

 

“İstanbul Sözleşmesi bir kez daha incelenmesi gerekmektedir”

 

Alfaltlı; “İkinci olarak; Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu tarafından hazırlanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi” yani bilinen adıyla “İstanbul Sözleşmesi” ile ilgili gündeme geçilerek değerlendirmeler yapılmıştır. Avrupa Birliği üyesi ve çoğu Hıristiyan ülkelerin parlamentolarından dahi onay alamayan bu sözleşmenin, ilk olarak TBMM’de, hem de o dönem Meclis'te temsil edilen parti milletvekilleri tarafından oy birliği ile kabul edilmesiyle ilgili, O zaman da BBP camiası olarak buna şiddetle itiraz etmiştik, yanlışlık dile getirildikten sonra, sayın Genel Başkanımızın basınla paylaştığı görüşler doğrultusunda;

İstanbul Sözleşmesi’nin bütün yönleriyle partimizce oluşturulan komisyonca bir kez daha incelenmesine karar verilmiştir. Söz konusu kabulün Meclis'te tekrar ele alınarak iptal edilmesi veya sözleşmenin 80. Maddesi’ndeki “Sözleşmenin istendiği zaman feshedileceği” yönündeki ibaresine dayanarak, çekilme şartlarının oluşturulması için gerekli hukuki alt yapı çalışmasını yapmak üzere aynı komisyon yetkilendirilmiştir.” dedi.

 

“Covid – 19 salgınında diğer ülkelere göre başarılıyız”

 

Alfaltlı; “Özellikle; Covid-19 salgını sonrası dünyada meydana gelmesi muhtemel sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmeler ve bu gelişmelerin ülkemizi, bölgemizi ve bütün insanlığı ilgilendiren sonuçları üzerine yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Öncelikle salgın sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır, salgına yakalanıp şu anda hastanelerimizde tedavi gören ya da evinde karantinada bulunan bütün vatandaşlarımıza da acil şifalar diliyoruz. Salgınla mücadelede, diğer ülkelerle mukayese edildiğinde, ülkemizin çok başarılı bir süreç yönetiminde bulunduğu, bu meyanda Sayın Cumhurbaşkanı’nın, başta Sağlık, İçişleri, Hazine-Maliye Bakanlarımız olmak üzere hükümet üyelerimizin, Sağlık Bilim Kurulu’muzun, büyük fedakârlıklarla görevlerini yerine getiren sağlık çalışanlarımızın ve emniyet-güvenlik güçlerimizin takdire şayan bir başarı gösterdikleri teyit edilmiştir. Türkiye’nin vermiş olduğu mücadelede hem tıbbi hem de ihtiyaç duyulan malzemelerin üretimden, tedarikindeki başarısı ve ihtiyaç sahibi ülkelere yardımlar göndermesinin, salgın sonrasında, özellikle sağlık sektörümüze büyük avantajlar sağlayacağı vurgulanmıştır. Yine dinamik üretim kapasitesi ile dünya pazarlarının ihtiyaç duyacağı her türlü ürünün üretilmesinde alternatif bir istasyon olarak yerini daha da belirginleştirdiği vurgulanmıştır.”  

 

“BBP; Corona Manifestosunu…”

 

Alfaltlı; “Ekonomi ile ilgili oluşturulmuş olan heyetimizin sunumu dinlenmiş, bu çalışma çerçevesinde, öncelikle aşağıdaki hususların kamuoyuyla paylaşılmasına karar verilmiştir:

• İçinde bulunduğumuz ve maruz kaldığımız bu özel durum (pandemi) dolayısıyla, kamu harcamaları ve finansmanının tekrar gözden geçirilip, yeni bir değerlendirmeye tabi tutularak, genel bütçe üzerinde bir revizyon çalışması gündeme alınmalıdır.

• Sektör bazında araştırma ve analizler yapılarak, salgından etkilenme ve iş kayıpları derecelerine göre değerlendirmeler yaparak, başta stratejik öneme sahip sektörler olmak üzere, firmaların ihtiyaç duyacağı ekonomik destek kalemleri belirlenerek, hızla uygulamaya konulmalıdır.

• Kişilerin ve hane halklarının, sosyal yardıma hak kazanma kıstasları yeniden belirlenerek, bu süreçte yardıma muhtaç olup da belirlenen kapsam dışında kalanlara da acil yardım ulaştırılması ile ilgili çalışmalar başlatılmalıdır.

• Gıda tedarik zincirinin herhangi bir zafiyete uğramaması için, öteden beri devam eden planlamalar da hızlandırılarak, ekilebilir tüm arazilerin, tarımsal faaliyete dâhil edilmesi yönünde gerekli yasal altyapı ivedilikle hazırlanmalı ve tarımsal destekler, ürün bazlı olarak, türlerine göre yeniden belirlenmeli ve artırılmalıdır.

• Bilindiği gibi, geçmiş yıllardan farklı olarak, ülkemizin dış borç stokunun önemli bir kısmı özel sektöre aittir. Özel sektörün (Pandemi şartları ve döviz kurlarındaki yükseliş dolayısıyla) dış borç ödemelerinde sıkıntıya düşmemesi için, iç ve dış finansman tedarikinin kesintiye uğramaması noktasında tedbirler güçlendirilmeli ve destekler artırılmalıdır.

• Salgın dolayısıyla ihraç ürünlerinin lojistiğinde ciddi problemler yaşanmaktadır. Bununla birlikte İhracatçıların diğer problemlerinin çözümü için de etkili tedbirler alınmalı, başta TOBB olmak üzere ilgili tüm kurum ve kuruluşların da imkânları devreye sokulmalıdır.

• İhracatçı firmaların KDV iadeleri, bürokratik süreçler daha da kısaltılarak, mümkün olan en kısa sürede ödenmelidir.

• Kamudan alacaklı olan işletmelerin alacaklarının ödenmesi için de yine bürokratik süreçler kısaltılarak en kısa zamanda ödemeleri yapılmalıdır.

• Stratejik yatırımlar hariç, her türlü büyük kaynak gerektiren yatırım projeleri, şartlar normalleşinceye kadar ertelenmeli yahut durdurulmalıdır.

• Güven ortamı daha da güçlendirilerek yabancı sermaye çıkışının önüne geçilmesi ve yeni yabancı sermaye girişinin sağlanabilmesi için ekonomik, sosyal ve hukuki yatırım zemininin ivedilikle oluşturulması sağlanmalıdır.

• Salgın tedbirlerinin alınmaya başladığı günden başlamak üzere, tedbirlerin bittiğinin ilan edildiği tarihe kadar, zorunlu olarak kapatılan, faaliyetleri durdurulan veya yavaşlayan / yavaşlatılan işyerlerinin, bu dönemler arasında veya muayyen bir tarih aralığında, miatlı olarak, kamu kurumlarına sunulması gereken belge, bilgi, beyannameler ve yapılması belirli bir tarihe bağlı iş ve işlemler, her hangi bir talimata gerek duyulmadan, belirlenecek ileri bir tarihe (Önerimiz: 31.08.2020) kadar uzatılmalıdır.

• Şu ana kadar alınan tedbirler, ekonomik daralmayı ve salgının sebep olacağı olumsuz ekonomik sonuçları önlemeyi hedeflemekle birlikte hane halklarının zaruri temel ihtiyaçlarının karşılanmasına daha ağırlık vermiştir. Salgının kontrol altına alınmaya başlandığı şu günlerde, geç kalmadan, salgını yönetirken oluşturulan Bilim Kurulu misali, ekonomide de farklı bakış açıları getirecek ve alanında uzman bilim adamları, kamu, özel sektör ve çalışan kesimlerin temsilcilerinin yer alacağı bir “Ekonomik Kurul” oluşturulmalıdır.

• Ekonomide güven, en önemli parametrelerdendir. Bu açıdan bu süreç olabildiğince şeffaf, bilgilendirici ve denetlenebilir bir şekilde yürütülmeli ve yönetilmelidir.

Tabii ki fırsatçılığa ve bu olağanüstü dönemin şartlarından istifade etmeye çalışacak istismarcılara da devletimiz kesinlikle izin vermemelidir.

Bütün bu hususlarla ve Koronavirüsle mücadelede, devletimizin, milletimizin, hükümetin ve özellikle de darda kalan vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha güçlü bir şekilde vurguluyoruz.

Esasen bütün gayretimiz ve önceliğimiz her zorlu süreçte olduğu gibi bu süreci de birlik ve üstün dayanışma gücümüzle kazanacağımıza olan inancımızla katkı sağlamaktır. Büyük Birlik Partisi'nin önceliği devletin bekası, necip Türk Milleti'nin istikbali ve istiklalinin ebed-müddet devamlılığıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.” şeklinde konuştu.