Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bilim Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapıyor. Koca, Kurban Bayramı'nda kısıtlamanın gündemde olmadığını söyledi.

Sağlık Bakanı Fahrettin KocaKoronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrasında açıklamalarda bulunuyor.

Bakan Koca'nın satır başları: 

Ramazan Bayramı'nı gönlümüzce idrak edememiştik. 24-25-26 Mayıs tarihlerine gelen bayram en sıkı tedbirlerle buruk geçti.

Buruk geçen Ramazan Bayramı bize eski bayramları özletti.

Kurban Bayramı'nı mevcut şartlarda ruhuna en yakın şekilde yaşamanın yolunu biliyoruz. Gelenek ve göreneklerimizle bayramı daha da zenginleştiriyoruz.

Bayramın ruhuna uygun olan bayramı sosyal dayanışma içerisinde geçirmemizdir. Kurban Bayramı'nda gerekli dikkati göstermezsek bu bizlere ağır bir vebal yükler.

Kurban Bayramı'nda dikkat etmememiz kereken hususları üç grupta toplayacağım.

BAYRAM TEDBİRLERİ

Birinci gruptaki tedbirler kurbalık alımı ve kesimi ile alakalıdır 

1-Kurbanlık alışverişleri belediyeler tarafından belirlenen ve denetlenen yerlerde yapılmalıdır.

2- Hayvan satış alanlarında olabildiğince kısa kalınmalıdır.

3- Müşteriler ve satıcılar arasında el sıkışma yapılmamalıdır.

4- 65 yaş üstü ve kronik hastalar kurban kesim alanlarında bulunmamalıdır.

5- Kurbanlar belediyenin kesim yerlerinde kesilmelidir.

6- Kurban kesimi en az katılımla yapılmalıdır.

7- Maske, mesafe ve sosyal mesafeye dikkat edilmelidir.

İkinci gruptaki tedbirler namazla ilgili alınacak tedbirlerdir 

1- Abdest namazdan hemen öncesine bırakılmamalı evde alınmalıdır.

2- Bayram ve Cuma namazına herkes kendi seccadesi ile gitmelidir, secde sırasında halı veya seccadelere virüs bulaşması kolayca mümkündür.

3- Maske ve sosyal mesafe kuralı bütün bayram boyunca geçerli kritik kuraldır. Saflarda yan yana gelen iki kişi aralarında mutlaka boşluk bırakmalı, saflar sıklaştırılmamalı, seyrek tutulmalıdır.

4- Vaaz ve namaz süreleri Diyanet İşleri Başkanlığımızın belirttiği üzere kısa tutulmalıdır.

5- Namaz sonunda cemaat en arka saftan başlayarak düzenli şekilde dağılmalıdır.

6- Bayram sonu gruplaşma meydana gelmemelidir.

Üçüncü gruptaki tedbirler bayramı nasıl geçirmemiz gerektiğiyle ilgili tedbirlerdir. 

1- 65 yaş üstü büyüklerimiz, kronik hastalığı olanlar lütfen bayram namazına gitmesin.

2- Mezar ziyaretleri arefe ve bayram sonrasında ertelenmelidir.

3- Makbul olan ziyaret yüzyüze değildir, mümkün olduğu kadar bayramlaşmalar telefonla yapılmalıdır.

Yüzyüze gerçekleşecekse ziyaret süresi kısa tutulmalıdır.

4- Kurban yemekleri verilmemelidir.

5- Yoksullara et dağıtılacaksa çok dikkatli olunmalıdır.

6- Bayram günlerinde biraraya gelmek zaruri ise açık ortamlar tercih edilmelidir.

7- Eve ziyaretçi alınmışsa ev havalandırılmalıdır.

8- Bayram boyunca hasta ziyaretinden uzak durulmalıdır.

9- El öpmeyi, el öptürmeyi, tokalaşmayı, sarılıp öpüşmeyi gelecek bayramlara erteleyeceğiz. Bu kuralı terk edersek karşılaştığımız sonuçlar tahmin edilebilir.

Bildiğiniz gibi baştan itibaren yapılan değerlendirmelerde Kurban Bayramında kısıtlama gündeme getirilmemiştir.

Baştan itibaren yapılan değerlendirmelerde Kurban Bayramı'na yönelik kısıtlama gündeme getirilmemiştir. Kısıtla geçirdiğimiz Ramazan Bayramı konsunda bilgi vermek isterim. 10 gün sonraki sonuç günlük vaka sayılarında yüzde 15 azalma olmuştur. Aynı tarihlerde entübasyona giren günlük hasta sayısında yüzde 21, yoğun bakımda yüzde 19, hastaneye yatırılan hasta sayısında yüzde 8 düşüş gerçekleşmişti, vefatlar azalma göstermişti.

Bunlar kısıtlarla birlikte gönüllü katılıma dayalı sonuçlardı. Şimdi maske mecburiyeti olmakla birlikte sonuç veren kısıtları koyacak olan sizlersiniz. Kurban Bayramı'nda işi öyle ciddiye alalım ki, bayram sonrasında gözümüz vaka tablosunda olmasın.

Yakın günlerdeki tecrübeden şunu öğrenmiş bulunuyoruz, gerilersek toparlaması büyük çaba, dikkat istiyor. 11 Haziran'da olduğu gibi 14 Temmuz'da binin altına çekmemiz 33 günü almıştır. Size tedbirlerde ciddiyet ile ihmalin örneğini verdim. İşin kolay ve çok zor tarafını birlikte görmenizdir. Tedbirlere uymak, tedbirleri terk etmenin sonuçlarından çok daha kolaydır.

Ülkemizin herhangi bir şehrinde tehdit edici düzeydeki vaka artışı, okulunu özleyen çocuğumuz için endişe kaynağıdır. DSÖ'nün uyardığı yönde Eylül'de ikinci dalga başlangıcı ise ekonomiler açısından büyük risktir. Yatan hasta sayımızın artması arzu edilmeyen sonuçtur. İlk günlerde belirttiğim gibi salgınla mücadele bütün insanların katılımı ile gerçekleşecektir. Halkımmız tedbirlere uyarak ekonomiden üretime, hizmet sektörüne tüm alanlarda katkıda bulunduğunu yakınen idrak ediyorum.

Salgınla mücadelede daha istekli, daha kararlı olmalıyız. Mücadele bir süredir, bölgelere göre değişen tedbirlerle yürütülüyor. Şehirler bazında gerekli kararları alan valilerimizin başkanlık ettiği il hıfzısıhha kurullarıdır. Bu kurullar gelişmelere göre radikal önlemler alma yetkisine sahiptir.

"TEST KİTLERİNİN DOĞRULUK ORANI YÜZDE 90"

Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu'da bazı illerimizde bu kararlardan önemli sonuçlar elde ettik. Bu önlemleri denetleme yetkisine sahip İçişleri'ne teşekkür ediyorum. Son günlerde ilginç görünümle birkaç konu var. Test kitlerimizin doğru sonuç verme oranının yüzde 40 olduğu öne sürülüyor. Test kitlerimizin doğru sonuç vcerme oranı yüzde 90'ın üstündedir.

Bir Amerikan ilaç şirketinin ürettiği ilacın daha yaygın kullanılması amacıyla rüşvetten söz ediliyor. Bu iddia ve ithamla ilgili Bakanlığımız tarafından soruşturuluyor.

Bakanlığımızda bazı görev değişimlerinin özel bir anlamı yoktur, rutin işleyiştir.

Bilim Kurulumuz günlük koronavirüs tablosunda bazı veri açıklamaları için başlık ve adlandırma değişikliğine gitme konusunu ele almıştır. Uluslararası karşılaştırmalarda kolaylık sağlanması amacı taşımaktadır. Entübe edilmiş veya henüz entübe edilmemiş de olsa kan oksijen düzeyi belli düzeyin altına düşen hastaları ağır hastalar olarak duyurmayı devam edeceğiz. Zattürre oranlarını da sizlerle paylaşacağız.

Maske, mesafe, temizlik kuralından ödün vermeyelim. Eski bayramlara dönebilmek için özveride bulunalım. Şahsım, arkadaşlarım, sağlık çalışanlarım adına bayramınızı kutluyorum. Bayramdan sonra sizden iyi haberler bekliyoruz.

SORU-CEVAP

İKİNCİ DALGA OLUR MU?

Dünyada önümüzdeki dönemde 2. dalga beklentisi var. Bazı ülkelerde vaka sayıları daha da artıyor. Erken dönemde, şu günlerde bu döneme daha iyi bir geçiş yapmamız gerekiyor. Bu günleri bizim çok iyi değerlendirmemiz ve yayılımı önleme çabası içinde olmalıyız. 83 milyondan isteğimiz bu dönemin bittiğine inanmayalım. Risklerin hala devam ettiğine inanalım. Riskin geçmediğini kuralların mutlak uyulması gerektiğine inanıyoruz. Biz şu dönemde 1. dalganın etkisinin hala devam ettiğini, bazı illerimizde pikini tamamladığını biliyoruz.