Hafta sonundaki iki günlük sokağa çıkma yasağının, iki saat kala duyurulması, bir aydır yürütülen Koronavirüs mücadelesi sürecine sekte vurdu.

Doğru ve gerekli olarak alınan yasak kararı, yanlış zamanlamayla açıklanınca olanlar oldu.

Adeta bir çuval incir berbat edildi.

Bilinçsizlik tavan yaptı.

Kaş yapayım derken göz çıkarıldı!

İki günlük yasağı duyanların marketlere, fırınlara nasıl akın ettiğini hep beraber gördük.

Gerilim öylesine arttı ki, kavgalar bile çıktı.

Düşüncelerimi aynı gece sosyal medya hesabımda paylaştığımda, olumlu olumsuz birçok yorum geldi.

Alınan kararın zamanlamasında bir sıkıntı olmadığını söyleyenler, daha önce duyurulsa yine aynı şeylerin yaşanacağını savundular.

Tepki gösterenlere ses yükselterek, işi siyasi çekişmeye döktüler.

Yanlış zamanlamayı 'siyasi malzeme' yapanlar vardı.

Karşılıklı olarak suçlamalar havada uçuştu.

İşin özünde, bu konunun asla siyasi malzeme yapılmaması gerekliliği, zorunluluğu var.

Pandemi ciddi bir sağlık sorunu ve salgına neden olan virüs, fikir, görüş, parti ayrımı yapmıyor!

Alınan karar kesinlikle doğru ve hatta uygulaması geç bile kalınmış bir karar.

Lakin son iki saat kala bildirilmesi düpedüz büyük bir hata.

Karar kamuoyuna duyurulurken aynı anda, fırınların, marketlerin açık kalacağı, gıda tedariği konusunda sıkıntı çekilmeyeceği de vurgulansaydı manzara böyle olmazdı.

İnsanlar zorunlu ihtiyaçları için çıktılar ve fiziki mesafeyi unuttular!

Bunu bir panik, endişe, telaş, korku içerisinde yaptılar.

Cahillik, görgüsüzlük gibi tanımlamalar hoş değil.

Zira acıkma, susama gibi olayların algılandığı ilkel beyin katmanı, bu noktada devreye girdi.

Akıl ve mantık süzgecinden geçirebilenler çıkmadı dışarı.

Fakat bunu yapamayanlar ya da farkında olup da çıkmak zorunda olanlar dışarıdaydı.

Bebeğinin sütü, maması, bezi bitenler, evde ekmeği, unu, makarnası bulunmayanlar mecbur kaldı bir nevi.

İki gün idare edilebilirdi belki ama;

çocuğu, yaşlısı, hastası, çalışanı, çalışmayanı, yalnızı, kalabalığı gibi, her açıdan düşünmek lazım olayı.

Tabi ki bunların haricinde elzem olmayan akaryakıt, kuruyemiş, çiğköfte kuyrukları pes dedirtti! İşte bunun izahı, bahanesi olamaz.

Yaşanan şok insanların davranışlarını hayli etkiledi.

Yine, evde stoğu olduğu halde çıkanları anlamak da zor.

Bir uzmanın ekranlarda yasağın uzayabileceği yönündeki açıklaması da etkili oldu kuşkusuz.

Mazallah, bir savaş durumunu düşünemiyorum!

Arpa tanesi yiyerek, üzüm hoşafı içerek savaşan neslin temsilcileri olsak da, uzun yıllardır tanık olunmayan olağanüstü bir durum yaşıyoruz sonuçta.

Konuyla alakalı olarak siyasilerin yorumlarına baktığımızda;

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, yasağın o gece uygulanacağından haberinin olmadığı ifade ediliyor.

Keza bilim kurulu üyeleri de, o anda haberdar olmuşlar.

Aralarından bazı isimler, aynı anda canlı yayında iken, yanlış bulduklarına dair görüşlerini açıkça belirttiler.

Yine, İstanbul başta olmak üzere, bazı muhalefet belediye başkanlarının önceden bilgilendirilmemesi de tedbirler konusunda olumsuzluklar yaşattı.

MHP'den zamanlamanın yanlış olduğu yönünde görüş dile getirildi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan aldıkları talimat olduğunu söylerken, sonrasında ise sorumluluğu kendisi üstlendi.

Genelgede yer alan, açık kalacak yerlerin ve tedarik konusunun aynı anda duyurulmaması, arada yarım saatlik fark olması olayı çığırdan çıkardı.

30 dakikada iş işten geçmişti, insanlar caddelere, yollara çoktan dökülmüştü!

Velhasıl, siyasi malzeme yapılmaması gereken çok önemli bir konu.

Alınan kararlar anlık olmamalı.

Bütün yetkili merci ve isimlerin, iktidarı ve muhalefetiyle birlikte enine boyuna, ortak kararı ve bilgisi dahilinde olmalı.

Ne demişler; bin düşün bir karar ver.

Halkı paniğe sevk etmeden yapılmalı.

Bizim toplumun olaylar karşısında ne denli duygusal tepki verdiği bilinir.

Hiç kimsenin devletimizin aldığı önlemleri eleştirdiği, karşı çıktığı yok.

Vatandaşa hizmet için devlet de, yerel yönetimler de üzerine düşeni yapıyor.

Ülke genelinde sokağa çıkma yasağı uygulansa çok daha isabetli olur görüşleri var. Gerekiyorsa bu da uygulansın.

Emekler heba olmasın, vaka ve hasta sayısı artmasın, sağlık çalışanları zorlanmasın, süreç uzamasın.

Bütün mesele ve istek bu.

Kalın sağlıcakla.

 

**********

 

Günün Sözü

 

“Yalnızca kültürlü insanlar

öğrenmeyi sever.

Cahiller ders vermeyi

tercih eder.”

 

E. Berquier