Herkese merhaba ben Volkan Tercan 2002 yılında Adana’da dünyaya geldim nereden bilebilirdim ki bu yerlerde olacağımı.

2006 yılında ailemle birlikte Bursa’ya geldim daha küçüktüm konuşmayı yeni öğrenmişim bambaşka bir şehir. Hayatı daha yeni anlamaya çalışıyorum. 4 yaşında yapabildiğim tek şey arkadaşlarımla oynamaktı.

O zamanlar biraz yaramaz biri olsam da uslu durmaya çalışıyordum. Zaman hızla geçip gitti 6 yaşında okula başladım kimseyi tanımıyorum ailemde yanımda yok tabi o hafta çok yalnızlık çekmiştim. Birinci sınıfta hızlı bir şekilde arkadaş çevresi edinmiştim hani derler ya az ama öz olsun onlar çoğaldıkça daha da kenetleniyorduk birbirimize, okulun ilk günü sınıfa girdiğim de herkes bana bakıyordu kendimi suçlu gibi hissetmiştim gözlerimi gezdirirken en arka tarafta boş bir sıra görmüştüm. Oraya oturdum sonrasında ise Senem hocam arkadaşlarım ile tanıştırdı her biri benim için çok değerli insanlar.

Birbirimiz ile tartışmalar olsa bile bir olay olduğunda hepimiz kenetlenirdik. Her gün okul çıkışında Furkan ve İbrahim ile top oynamaya giderdik. Galiba derslerimiz bu yüzden kötüydü ödevleri yapmaz sürekli birlikte olurduk. Bir zaman sonra Ömer Faruk ile tanıştım Kendisi çok iyi kalpli biri ekibimize o da katıldı. Ekip tabi bu kadar az kişi değil. Samet, Emirhan, Harun ve Ferhat daha birçok kişi vardı.

Her gün bakkaldan atıştırmalık alırdık. Okulda erkekler olarak toplanır hep beraber yerdik, o zaman öğrendik biz paylaşmayı. Derslerde sürekli konuşurduk hocalarımızı biraz sinirlendirmiş olabiliriz. Öyle veya böyle 7. sınıfa kadar geldim bu okulumdaki son zamanlarımdı çünkü yaza doğru yeni bir mahalleye taşınacaktım. Ulaş ile aynı sokakta otururduk boş zamanlarımızda buluşurduk 9 yıl boyunca hiç tartışmadık. Birbirimize hep saygılı olduk. İnsan onca zaman geçirdiği yeri bırakıp gideceği için elbette üzülüyor.

Bazen yeni yolculuklara çıkmakta lazım. Yaz tatilinde Adana’ya gitmiştik. Dedem akrabalarım çoğunluğu orada 1.5 ay kaldıktan sonra geri döndüğümüzde yeni bir eve taşındık. Yeni bir mahalle yeni okul yani arkadaşlar demek. 8. sınıfın ilk günü okula geldim yine kimseyi tanımıyorum. Tanıdıkça sevdim ama ben çekingen biri olduğum için kimseyle konuşmazdım. Birinci sınıftaki gibi yine arka sıraya geçtim kimseyi tanımadığım için pencereden dışarıyı seyrederdim.

 Hocalarımın bir kısmı böyle yapmamdan şikayetçiydi ders ile pek ilgilenmezdim. Yanıma Eren diye biri oturdu konuşmaya başladık arkadaş olduk. Öğretmenlerim bu seferde konuşuyorum diye şikayetçi olmaya başladı. Eren ile aram iyiydi sonrasında ise Elanur ile arkadaş oldum o da iyi biriydi pek fazla konuşmasak da bazı konularda yardımcı olurdu.

Fen dersimize Selin hocam girerdi. Fen dersine olan ilgimi arttırdı bu zamana kadar hep nefret etmiştim bu dersten ama beni sevdirdi. 8. sınıfın bitimine az bir süre kala hangi liseye gitsem diye düşünmeye başlamıştım. Bilişim okumak istiyordum ona göre bir lise seçtim. Okuduğum meslek lisesinde geldiğim sene bilişim alanı kapandı. Nasip değilmiş olmadı bir öğretmenimin tavsiyesi üzerine radyo-televizyon alanını okumaya karar verdim aklımda hiç yoktu. 9. sınıf benim için pek iyi geçmedi bu hayatta karşınıza hep iyi insanlar çıkacak diye bir şey yok. Taha ile arkadaşlık kurmuştum ama aramızın kötü olduğu zamanı hatırlamıyorum hep iyi geçti. 10. sınıfta ise alan dersleri görmeye başladık yeni arkadaşlar, yeni öğretmenler ile birlikte daha güzel günlerin geçeceğine inandım. Erhan hocamız var görseniz çok seversiniz. Alan şefimiz olur kendisi tüm gün dersinize girse sıkılmadan dinlersiniz. Bir sorunumuz olsa ilk ona giderdik kendisi çok iyi biri elinden geldiğince her konuda yardımcı olur. Hidayet ile arkadaş olmuştum gerçek bir dost diyebilirim. 10. sınıfta sürekli yan yanaydık ilkokulda olduğu gibi grup kurduk sonra Sena katıldı bu gruba aynı sınıftaydık zaten. Aradan zaman geçti Burak hocamız geldi bence bir hocadan daha fazlası kendisi aynı zamanda hemşerim olur. Staj zamanı yaklaşmıştı. Aklımda aslında hiç yoktu. O sabah uyanmıştım ve Demirtaşpaşa Mahallesi’ne doğru yola çıkmıştım karşımda bir gazete binası heyecanla içeri girdim. İşte orası Yeni Marmara Gazetesiydi…

Devam edecek…