Çocukken; Bursaspor mağlup olduğunda içim kan ağlardı; dünya başıma yıkılırdı.

Atatürk Stadı’ndan çıkıp Altıparmak, Gece Mahallesi istikametinden Hisar’a doğru babamla ağır adımlarla yürürken, yol bitmek bilmez; ona belli etmemeye çalışarak ağlardım ince ince.

Babam fark eder; beni utandırmamak için sessiz kalırdı.

Bir süre sonra başımı okşar, şefkatli bir tonla; “Can, evladım; futbol bu yenmek de var yenilmek de’’ der elimi tutardı. Teselli bulurdum.

Keşke Adana Demirspor maçını birlikte izleyebilseydim Salim Ertan ile. “Can’’ derdi bana; “Süper Lig’e çıkmak da var çıkamamak da futbol bu.’’

*********************

Hayaller ve gerçekler arasında çekilmiş bir ipte denge kurmaya çalışarak ömür sürüyoruz. Psikolojimizi akla uydurmalarla ayakta tutmaya çalışıyoruz.

İnsan en zor koşullarda, aklının bütün itirazına karşı umut peşinde koşan, kendini kandırmaya eğilimli bir varlık.

Bu zaafımızı bilen politikacılar, reklamcılar, medya, ekonomik sistem, küresel güçler, spor organizasyonları bizimle oynayıp duruyor; umut satıyorlar.

Futbol umut tacirlerinin en kolay insan kandırabildiği bir alan.

Hiç de adil olmayan bir yarışın yaşandığı endüstriyel futbol özünde bir illüzyon.

Bile bile lades aslında; en güzel kandırılma, umutlanma, boş hayaller kurma biçimlerinden biri futbolseverlik, takım tutma.

EKRAN BAŞINDA

 

Ah şu iyimserliğim yok mu; huyum kurusun…

TFF 1. Lig Play Off turunda Bursaspor Adana Demirspor maçını izlemek için bütün gerçekçiliğimi soyunup, umudun formasını giyerek; elimde içine limon dilimlenmiş çayımla oturdum ekranın karşısına.

Ve aklımın gördüğü, duygularımın istediğine galip geldi; farklı yenildik çıkamadık Süper Lig’e. Her iki maçta sergilenen etkisiz futbol, oyun coşkusu eksikliği, takım olamama, teknik direktör yetersizliği ortadaydı; özeti çıkmayı hak etmemiştik.

İkinci golden sonra kanal değiştirdim, gerisine dayanamazdım.

*********************

Bursaspor tarih yazmış, Süper Lig’de şampiyon olup düşen ilk takım olmuştuk.

Yine de düştüğümüz gibi çıkarız umudunu; sezon başındaki onca ağır hataya, kongredeki seçim yanlışına, teknik direktör belirlemedeki, kadro kurmadaki aymazlıklara karşın koruduk ve sonunda acı gerçekle yüzleştik.

Adana Demirspor ile Fatih Karagümrük Süper Lig'e yükselme maçında 30 Temmuz Perşembe günü karşılaşacaklar; biz hüsranla baş başa kaldık.

Yandık yıkıldık edebiyatını sevmem; ben demiştimin de zamanı değil.

Karamsarlar; borç batağındaki Bursaspor’un burada da tutunamayıp bir alt lige düşeceğini, uzun süre krizle boğuşacağını söylüyorlar.

Ben o kanıda değilim. Nedenini bir başka yazıda konuşuruz.

Seyircisi olmayan Başakşehir şampiyon…

Türkiye’nin en iyi taraftarlarından birine sahip olan; bir sanayi ve futbol şehrinin takımı Bursaspor Süper Lig’in dışında.

Bu futbolumuz açısından da ağır bir yenilgi değil midir?

*********************

Önümüzdeki sezona bakacağız artık. Bursaspor’a desteğe devam.