19 Mayıs 1919 çok özel bir tarih.

Türk milleti için büyük ve önemli bir dönüm noktası.

Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, bağımsızlığımızın başlangıcı.

Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yakılan meşale ile bir millet uyandı ve kendi geleceğini oluşturdu.

Genç nüfusa büyük sorumluluk düşüyor. Atatürk kendilerine emanet etti bu vatanı.

Şehitlerimizin kanıyla sulanan bu toprakları, bu eşsiz mirası çok iyi korumaları ve daha ileri seviyelere taşımaları gerekli.

Kurtuluş Savaşı destanını yazan Atatürk'e, silah arkadaşlarına, şehit ve gazilere olan bir borçtur bu.

Millet sevgisiyle başlatılan mücadele çok değerli.

Ancak ne yazıktır, bu kutlu yürüyüşü çok farklı yorumlayanlar var halen.

Siyasetin çirkin yüzüyle karalama ve çamur atma yoluna gidenler, genç beyinleri etkilemeye çalışıyorlar.

Hilafetin kaldırılması ve Cumhuriyet'in kurulmasıyla birlikte Osmanlı'nın yıkıldığını söylüyorlar. Bunlar yapılmasa sanki daha sürecekti.

Halbuki Osmanlı'nın sonunu kendisi getirmiştir.

Lüks ve şatafat düşkünlüğü, türlü entrikalar, borçlanma, yozlaşma, yenilgi gibi etkenler, 600 yıllık imparatorluğun sonu oldu.

Birinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa'nın 'hasta adamı' ilan edilmişti.

İşgal kuvvetleri, Yunan ordusu ülkemizi işgal ederken, padişah sarayda oturuyor, Mustafa Kemal ise Anadolu'ya açılıyordu.

Acı, ölüm, açlık, yokluk, yoksulluktan bunalan halk bir çare, bir umut ışığı arıyordu.

Anadolu illerinde yapılan kongreler büyük ilgi gördü. Ulus olma yolunda atılan adımlar giderek güçlendi.

Ancak hiç kolay olmadı. 'Zafere çiçekli yollardan gidilmez' ne de olsa.

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bile düşman devletler, şimdi doğuda yaptıkları gibi, içten ele geçirdikleri güçlere destek vererek, isyanlar çıkardılar ve ortalığı karıştırdılar.

Ağızlarından salyalar akıtarak, ülkenin dört bir yanını paylaşma planları yapıldı.

Bu esnada işbirlikçileri, vatan hainlerini de yanlarına çektiler.

Bütün inançların devlet himayesinde güvence altına alındığı 'laiklik' anlayışını içlerine sindiremeyerek, farklı lanse ettiler topluma.

Laikliğin dinin elden gitmesi olduğunu, laik devletin kısa sürede yıkılacağını söylediler.

Oynanan kirli oyunlarla inançların zarar göreceği mesajları verildi.

Bu düşüncelerin uzantısını taşıyanlar günümüzde de mevcut.

Laiklik karşıtı olanlar bu kavramın manasını bilmiyorlar.

Bu kavramları ve etnik unsurları kaşıyanlar her daim olacak.

Bu anlamda milli birlik ve dayanışma, ulusal bilinç oluşturmak, 'ya istiklal ya ölüm' anlayışındaki 19 Mayıs ruhunu yaşatmak, coşkuyu taze tutmak çok önemli.

Hür olmanın, hür yaşamanın gereği.

Bu vesileyle, Cumhuriyet'i kuran Mustafa Kemal Atatürk'ü ve milli mücadelede yer alan bütün vatanseverleri sevgi, saygı ve şükranla anıyorum.

Türk milleti kendilerine çok şey borçludur.

Mayıs güneşi parlaktır.

Mayıs doğanın canlanmasıdır, berekettir.

19 Mayıs, bir ulusun küllerinden doğuşudur.

 

 

**********

 

Günün Sözü

 

“Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım.

O, esaret ve aşağılığı kabul etmez.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma,

Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.”

 

Mustafa Kemal Atatürk