Covid-19 Çini kasıp kavurduğu dönemde daha diğer ülkeler tedbir almamışken İngiltere Başbakanına konu sorulduğunda “Sürü bağışıklığından” söz etmişti.

Ana fikir şu idi, hastalığın herkese yayılmasına müsaade edilecek ve toplumun tamamı kendi bağışıklığını kazanacak böylece hastalığın önüne geçilmiş olacaktı. Fikrin kaynağı ise hastalık ile ilgili belirtilerin diğer grip hastalıklarına benzer özellikler(semptomlar) göstermesiydi.

Başta Türkiye olmak üzere ülkeler peyderpey tedbirler alıyor, virüsün ülkelerine girişine engel olmaya çalışıyorken, İngiltere pek bir hazırlık yapmıyordu. Ne zaman virüs İtalya’da ortaya çıkıp ülkeyi çok ağır koşulların altına itmeye başladı, o zaman Johnson dediğinden geri adım attı ve hızlı tedbirler almaya başladı. Virüs, İtalya’nın ardından İspanya’yı kasıp kavurmaya başladı ve hala en çok ölümlerin yaşandığı ilk iki ülke İtalya ve İspanya. İngiltere hala o ülkeler kadar etkilenmiş değil ancak durumu da hiç içaçıcı görünmüyor. Vaka sayısı da ölümler de hızla artmaya devam ediyor.

Ancak geldiğimiz nokta bize bir şey gösteriyor sanki. Hemen hiçbir ülke virüsün yayılmasına engel olamıyor. Tedbirler nispeten işe yarıyor görünse de yayılma hızını azaltmaktan öteye geçmiyor. Vakalar bir milyonun üzerine çıkmış durumda. Vakalar ile orantılı olarak ve hastaların yaş oranlarına göre ülke ülke değişiklik gösterse de ortalama oran yüzde 5’in üzerine çıkmış ölümlerin. Böyle devam ederse aşı bulunana kadar dünya nüfusunun belli bir kısmını etkisi altına alacak ve ölümler de aynı oranda artacak. Boris Johnson semptomlara bakarak ortaya attığı fikir gelinen noktada gerçekleştiği görülüyor. Tabii Çin özelindeki sonuçlara bakarak değerlendirilirse normal bir grip hastalığında bile çok daha fazla insan ölüyordu, nitekim, Çin’de 100 bin civarında vakadan sadece 3600 civarında insan öldü. Oysa bu durum İtalya için geçerli olmadı. İtalya’da oran yüzde 13 civarında seyrediyor. Ölümler 10 bin’in üzerine çıktı, bu gidişle 20 binlerin üzerine çıkma ihtimali çok yüksek. İspanya’da bu durumdan çok geri değil, İngiltere hakeza. Durumu farklı gibi görünen ülke Almanya’dır. Orada vaka sayısı yüksek olduğu halde ölüm oranları çok az. Boris Johnson’ın yanılgısı ölüm oranları oldu. Bu kadar yüksek oran ve özellikle yaşlıları hedef alan bir ölüm oranı beklemiyordu sanırım. Ancak vaka sayısı konusunda durum onu haklı çıkarıyor. Hemen herkese bulaşmaya yüz tutmuş korona.

Ülkelerin Başarıları

Bu durumda gösterilen başarı virüsü engellemek değil, virüsün yayılım hızını azaltıp, sağlık sektörüne ve ülke ekonomisine çok hızlı bir şekilde yük olmasının önüne geçmektedir. Şu ana kadar Çin artık yeni vaka olmadığını iddia ediyor, Güney Kore aynı şekilde günlük çok az sayıda vaka tespit ediyor. Japonya da az vaka ve az ölüm açıklıyor fakat görünen o ki hemen hiçbiri tamamen engellemiş değildir.

ABD’de başarı

ABD ise başarılı olabilmesinin hedefini ölümleri 100 bin ile 200 bin arasında tutabilmesine bağlamış. Eğer başarısız olursa ölümlerin milyonları bulacağını söylüyorlar, hem de en yetkili ağızdan yani Trump’tan bu bilgiler geliyor.

ABD tedbir almak için adeta varını yoğunu ortaya koymuş durumdadır. Askerin, gemilerini, ekonomisini tümden hastalık ile mücadeleye yönlendirdi. Çok büyük ekonomik destek paketleri açıkladı ancak o paketleri, yani o kadar parayı bulup harcayabilecek bir ekonomisinin olmadığını ekonomistler biliyor. Peki, bu kadar büyük bir parayı nereden bulacak? Tabi ki yeni dolarlar basacak. ABD bunu hep yapıyor, ne zaman sıkışsa para basıyor. O kadar çok para basmıştır ki şöyle bir örnek verelim anlaşılması için; sadece Türkiye elde tutulan nakit dolar miktarı 200 milyar. Çin’de tutulan dolar miktarı ABD’nin kendi elinde bulundurduğu miktardan daha fazla olduğu söyleniyor. Dünyanın 199 ülkesinin hemen hepsinin rezervinde az veya çok nakit USD bulunuyor. Bu durum kapitalist sistemde iyi görünmüyor, karşılıksız para basılması ekonomiler için iyi değildir.

Savaş Dönemi Başbakanı

Covid 19’un ülkeleri getirdiği son durum çok ciddi bir hal aldı. Ülke yönetimleri ne yapacağını bilemez hale geldiler. AB ülkeleri kendilerini savaş dönemi yöneticilerinden daha kötü durumda olduklarını söylüyorlar. Haklılık payları var, günümüzde bir cephede asker savaşsa bir günde bin kişi ölmez. Oysa İspanya, İtalya hemen her gün bin civarında ölüm vakası açıklıyor. Hastanelere yığılan vakaların durumları da cephede yaralanıp hastanelere yığılanlardan çok daha beter bir haldedir. Hal böyle olunca ekonomiyi de savaş dönemi ekonomi gibi yönetmek gerekecek galiba.

Biz büyüdük ve kirlendi dünya…

Yeni Türkü gurubu yıllar önce bir şarkısında böyle söylüyordu; “Biz büyüdük ve kirlendi dünya…”Covid 19’un dünyaya bu kadar hızlı yayılması ve çocuklara zarar vermemesi bana bu şarkıyı hatırlatıyor. Biz büyüdük ve dünyayı çok kirlettik galiba….