Türkiye bundan 4 yıl önce 15 Temmuz günü hain bir darbe girişimine tanık oldu ve karanlık bir gece yaşadı.

Demokratik yönetimi rafa kaldırmayı hedefleyen bu darbe girişiminde 251 vatandaşımız şehit oldu, yüzlerce kişi yaralandı.

Hain darbe girişimine maruz kalan Türk Halkı, demokrasiye sahip çıkarak bir destan yazdı.

Darbeci hainlere geçit vermeyen halk, "Egemenlik kayıtsız koşulsuz milletindir" dedi ve darbeci FETÖ'cü hainleri canı pahasına engelledi.

Türkiye için bu önemli bir tarih…

Bu olay sonrası15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günü ilan edildi.

Bu gün bir bayram günü değil hiç kuşkusuz.

Bu gün bir anma günü

15 Temmuz Şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz…

* * *

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi askeri yapılar içinde yuvalanmış FETÖ mensubu bir grup vatan haini, kendi halkına silah doğrultmuştu.

Tanklar şehirlerin meydanlarına sürülüp halkın üzerine bombalar yağdırmıştı.

Millet iradesine ve özgürlüğümüze kasteden, milletimizin kendisini koruması için emanet ettiği silahı, tankı milletimize doğrultan, kendi meclisini, emniyet binalarını bombalayan, kendi vatandaşına kurşun atan, kendi milletine ihanet eden hainleri ve onların işbirlikçilerini bir kez daha lanetliyoruz.

Bu ihaneti asla unutmayacağız, unutturmayacağız…

* * *

Darbe girişiminin ilk gecesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Marmaris'te kaldığı otelde özel bir birlik tarafından suikast ile öldürülmek istenmiş, Genelkurmay ve MİT binalarında çatışmalar yaşanmış, TBMM bombalanmıştı.

Türkiye tarihinin en karanlık gecesi olarak görülebilecek sürecin yaşanmasına neden olan söz konusu kalkışma, sabahın ilk saatlerinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış, yaşanan darbe girişiminin arka planında kimlerin bulunduğu, amacının ne olduğu, neden başarılı olmadığı bu gün bütün çıplaklığı ile gün yüzüne çıkmış bulunmakta.

Darbe girişimine götüren süreç ve arka planındaki güçler

FETÖ öncülüğünde yaşanan darbe girişiminin birkaç günde hazırlanmış olmadığını açıkça göstermiş bulunuyor.

FETÖ'cü yapılanmanın ilk tohumlarının, 1970'lerde devlet içerisindeki “ulusal solcu” grupların tasfiyesi sonrası atıldığı bu gün artık biliniyor.

FETÖ yapılanmasının amaçları ve yöntemleri göz önünde bulundurulduğunda Batı güdümünde bir hareket olduğu da açıkça anlaşılmaktadır.

* * *

Bursa’da Tümgeneral Seyfullah Saldık, darbe gecesi evinde iken telefon bilgisi ile sıkıyönetim emri geldiğini öğrenir öğrenmez, bunu Bursa valisine bildirmek ister. Ancak Saldık, heyecanla, Bursa valisi yerine, birkaç hafta önce Bursa'dan Antalya'ya tayin olan eski Bursa Valisi Münir Karaoğlu’nu arar.

Karaloğlu kayıtlı olan numarayı görünce telefonu "evet paşam" diye açar.

Son derece heyecanlı olan Seyfullah Paşa, "Sayın valim, ben karargâha geçiyorum. Emin olun, kanımın son damlasına kadar savaşacağım. Bu şerefsiz FETÖ'cülere karargâhı teslim etmeyeceğim" der.

Bunun üzerine Karaloğlu, uyarıda bulunup, "Paşam ben şu an Antalya valisiyim, Bursa valisi değilim" der.

Bunun üzerine Seyfullah paşa özür dileyerek ‘efendim o zaman size de arz etmiş olayım durum budur’ diyerek telefonu kapar.

Yanlışlıkla gelen bu telefon eski Bursa, yeni Antalya Valisi Karaoğlu’na darbe girişiminin kaynağını daha erken öğrenme şansı vermiştir.

Vali Karaloğlu bu diyaloğun Antalya’da hazırlanan bir kitapta yer almasını sağlar.

15 Temmuz şanlı direnişin kahramanları olan şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz.