Yaklaşık 20 gündür kendi isteğimiz dışında içine tıkıldığımız standart hayatlar hapishanesi, artık iyice canımızı sıkmaya başladı değil mi..?

Ama hem bireysel hem de toplumsal anlamda zorunluyuz bu hapis hayatına…

Dünyanın ve ülkemizin sağlıklı ve mutlu geleceği için, mecburuz bu ev hapishanesi hayatlarımıza…Salgın hastalığı yenmenin ve önüne geçmenin gereği bu ise; tabii ki tüm şartları zorlayarak “evlerimizden dışarı çıkmamaya” çalışacağız. Mecburen çıkmak zorunda kalanları, çalışanları ve görevlileri de korumaya ve de onları zor durumda bırakmamaya da dikkat edeceğiz.

Bu arada vücut sağlığımız kadar ruh sağlığımızı da korumak için gerekli kişisel önlemleri almak durumundayız. Uzmanların söylediklerini yaparak; hem bu salgın hastalıktan korunmak, hem de ruh sağlığımızı sağlama almak şart…

İşte bende bugün siz değerli okurlarımı; asla ve asla kötü haber bombardımanına tutmadan, kendimize yeni bir hayat ısmarlamayı öneren bir kitabı tanıtmaya çalışacağım.

İnanıyorum ki, Kapital Yayınları’ndan çıkan ve ülkemizde şu ana kadar yüzbinlerce satan “Kendine yeni bir hayat ısmarla” isimli Murat Toktamışoğlu yapıtından siz de benim gibi gerekli ders ve mesajları alacaksınız.

Böylece bu günlerde mecburen içine tıkıldığımız Standart Hayatlar Hapishanesi’nden kaçış için bir eylem planı hazırlayabilirsiniz. Aslında gerçekten ihtiyacımız var ufkumuzu karartan bunca olumsuz haber ortamından uzaklaşmaya…

Daha önce de “Kot pantolonlu Yönetici” kitabını yazarak iş dünyasında kendine iyi bir kapı aralayan Dr. Murat Toktamışoğlu’nun bu kitabındaki görüş ve önerileri ile, bu Perşembe gününde kendinize pozitif bir pencere aralayabileceğinizi düşünüyorum.

                       BİR YANGININ KÜLÜNÜ YENİDEN YAKMAK İÇİN

Dr. Murat Toktamışoğlu “Kendine yeni bir hayat ısmarla” isimli bu kitabında bazı şeyleri öyle güzel anlatmış ki; sanki bu karanlık günleri yaşayacağımızı yıllar öncesinden hesap etmiş gibi…

Şimdi beni çok etkileyen bir bölüm sunmak istiyorum sizlere bu kitaptan…”Mutsuzuz, karamsarız, kötümseriz, kontrolü kaybetmiş ve hayatımızın/mutluluğumuzun iplerini elimizden kaçırmış gibiyiz. Çoğumuz birilerinin bize sunduklarına razı durumdayız. Kenarda duran hayallerimizin, istek ve hedeflerimizin avuçlarımızdan kayıp gittiğini seyrediyor, sonra da hayıflanıyoruz. Kaçımız hayattan ne istediğini bilerek yola çıktı ve hayallerini gerçekleştirmek için vazgeçmeden mücadele etti ve istediğini elde etti..? Kaçımız boyun eğdi, kaçımız pes etti ve hayallerinden vazgeçti..?”

Bu sıkıntılı durumdan çıkış için anahtar bir yol da belirleyen yazar Toktamışoğlu; birçok insanın butik bir hayat isteyerek yola çıktığını ama kendini bir anda standart hayatlar içinde bulduğunu belirterek; şu önemli önerileri sıralamış: ”Her şeye rağmen mutlu olma yolculuğunuzda her zaman için atabileceğiniz adımlar vardır. Her zaman hayata yeniden başlayabilir, yeni bire göz ile yaşama bakabilirsiniz. Önemli olan ne istediğinizi bilmektir. Gerçekten istiyor musunuz yoksa istemiyor musunuz. Buna karar vermeli ve ilk adımı atmalısınız. Hayatınızı sıra dışı yapmak sizin elinizde…Standart hayatlardan sıyrılmak ellerinizde…Farklı olmak da sizin elinizde…Hayallerinizi canlı tutun, bir yangının külünü yeniden yakın. Düşlerinizdeki yaşamın ellerinizden kayıp gitmesine bir daha izin vermeyin”.

Murat Toktamışoğlu kitabında bu önerileri yapmış. Çocuk ruhunuzu kaybetmeden, içinizdeki çocuğu canlı ve neşeli tutarak hayata tutunabileceğimizi de söylemiş. Keşkesiz ve eğersiz bir yaşam sürmenin kişinin elinde olduğunun altını çizen yazar, bu kitabı ile ısmarlama bir hayat yaşamanın ipuçlarını sunmuş. Okumanızı ve sizin de kendinize bir hayat ısmarlamanızı öneriyorum.

ÖZLÜ SÖZLER: Her şey olur, her şey büyür, her şey geçer. Hayat kalır. (Bülent ORTAÇGİL)                  

 STANDART HAPİSHANE HAYATINDAN KAÇIŞ PLANI

Bireyin yaşadığı hayatın; gerçekten yaşamak istediği hayat mı olduğu sorusunu sorarak “Kendine yeni bir hayat ısmarla” kitabına başlangıç yapan Dr. Murat Toktamışoğlu, yaşamın içinden derlediği kısa notlar ile, bugünlere pozitif bir imza bırakacak duygu dolu bir yapıt hazırlamış. Bir insanın yapacağı en büyük yolculuğun; kendi içinde yapacağı yolculuk olduğunun net mesajını da veren yazar Toktamışoğlu; bugünlerde hepimizin mecburen içinde kaldığı standart hapishaneler hayatından kaçış için de şöyle bir plan hazırlamış: ”Plana göre önce hayatınızın üstünü kaplamış tozları siliyor ve ruhunuzun derinliklerine doğru bir kazıya girişiyorsunuz. Tünelin sonuna geldiğinizde gözünüzü mavi bir ışık alacak. Endişelenmeyin, bu gökyüzünün özgür mavisidir. Daha önce hiç bu kadar mavi ve canlı görünmediyse gözünüze, herhalde kusur onun değil…Sonra tünelden çıkıyor, üstünüzü-başınızı, doğru ve değerli bildiklerinizi değiştirip Özgür Ruhlar Pastanesi’nde kendinizle buluşmaya gidiyorsunuz. Unutmayın, tam Bülent Ortaçgil çalmaya başladığında, garsonu çağıracak ve kendinize yeni bir hayat ısmarlayacaksınız. Plan bu kadar basit…Tek zorluk; bu planda mahkumun da, gardiyanın da, müşterinin de, garsonun da, güçlünün de, zayıfın da aynı kişi olması”…