İşte ulusça evde geçirdiğimiz bayram tatili de bitti. Artık ekonomik faaliyetlerin başlamasına işaret ediyor ülke yönetiminin hazırladığı koronavirüs takvimleri…

3 Aylık bol karantinalı pasif süreçten sonra, ekonomi de hareketlenme başlar mı ki artık..?

Korka-korka gidilecek AVM’lerde, kafelerde, lokantalarda ve diğer işyerlerinde yeniden ticari bir sinerji yaratılabilir mi..?

Ama bir şeyler de yapılmalı mutlaka… Hayat devam ediyor çünkü…

İşte bende bugün sizlere bu köşede; şimdiye dek hep kağıt üzerinde kalmış ve henüz doğru-dürüst bir faydasını göremediğimiz dünya kardeş şehir felsefesine dair de bazı bilgilendirmeler yapacağım.

Çünkü koronavirüs sonrası süreçte; ihtiyacımız olacak bu tür işbirliklere… Hem ticari, hem de sosyal ve kültürel olarak…

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin WEB sitesine girdiğimizde; bugüne dek Bursa’nın 25 yabancı şehir ile kardeş kent protokolü imzaladığını görüyoruz.

Ama bu birlikteliklerin çok fazla da işe yaramadığını da gözlemleyebiliyoruz. Bu kardeşlerle ne sosyal-kültürel ve sportif ne de ekonomik anlamda bir iletişimin sağlanmadığının da canlı tanığıyız tabii ki… Zaman-zaman devletler arası sorunlar nedeniyle küslükler bile yaşamıştık bu kentlerin bazıları ile…

Örneğin…1971 Yılında Bursa’nın ilk kardeş kenti olan Darmstadt ile önceleri biraz daha fazla ilişki kurulsa da, son yıllarda o kent ile de hiçbir iletişim olmadığına tanığız. Bu kent ile yaşanan kardeşliğin ilk yıllarında; kentimize gelen Darmstadt kafilesinin Bursa Hakimiyet Gazetesinin Almanca baskısı ile çok sıcak karşılandığına da tanık olmuştuk biz ama…

Nereden nereye..?

Bursa’nın ilk kardeş kenti Darmstadt’ın kent merkezinde; Bursa’yı da gösteren kardeş kentler yön tabelası vardır. Bursa’da da; Çarşamba Pazarı civarında bir Darmstadt Caddesi var ama tüm kardeş kent ilişkisi bu noktada kalmıştır sanki…1983 Yılında kentimize gelen Darmstadt Futbol Takımı ile Bursa Genç Karması Atatürk Stadında bir futbol maçı yapmıştı. Bir de Darmstadt Belediye Meclis üyelerinin toplu halde Bursa Büyükşehir Belediyesini ziyaretlerini hatırlıyorum son yıllarda…Biraz da karşılıklı yazışmalar…140 Bin nüfuslu bir öğrenci ve üniversite kenti olan Darmstadt ile neden uzun soluklu iletişim kurulamıyor ki..?

İlişkiler donuk ve fazla gelecek vaat etmiyor Bursa ile Darmstadt arasında…Sadece Darmstadt ile değil tabii ki…Bursa’nın diğer sister-city kentlerle de ilişkisi pek yok gibi…

Peki nasıl kurulabilir kalıcı ve sağlam kardeş kent ilişkileri..?

Buna kafa yormak ve COVİD-19 sonrasında; kentin tanıtım ve iletişim çalışmalarında kardeş kentlerle mutlaka ciddi ilişkiler kurulmalı…

Ya da… Acı ama gerçek bir tespit yaparsak…Tüm gemileri yakarak, hepsini çöpe atmalı…Madem bir işe yaramıyorsa, kardeş kent kavramı Bursa için…

 

                                   DARMSTADT-BURSA KARDEŞLİĞİ

Önce Bursa’nın kardeş kentlerine bir parantez açalım isterseniz. Bursa’nın 25 yabancı,14’te yerli kardeş şehri var.

Yabancı kardeş kentler arasında Bursa’nın ayarında pek fazla bir şehir göremiyoruz ne yazık ki… Almanya’nın Darmstadt ve Kulmbach şehirleri, Bursa’nın kardeş kentleri şu anda…Bulgaristan’dan Filibe, Plevne,ve Mestanlı ile Kosova’dan Priştina, Makedonya’dan Manastır ve Bosna Hersek’ten Saraybosna kentleri Bursa ile kardeş kent görünüyor belediyenin web sitesinde…

İlginç kentler de var listede ama…Oulu (Finlandiya, Tiffin (ABD), Kairouvan (Tunus), Anshan(Çin), Çadır Lunga (Moldova),Tiran (Arnavutluk), Gy Eongsangbuk (G.Kore), Vinnitsa (Ukrayna), Bahçesaray (Kırım), Mogilev (Belarus), El-Halil (Filistin) gibi kentler Bursa’nın kardeş kentleri listesinde…

Ama Münih gibi, Berlin gibi, Milano gibi ticari, sanatsal ve kültürel anlamda çok daha önemli bağlar kurulabilecek kentler yok listede…

Kardeş kentler arasında bana en ilginç gelen kent ise; Cezayir’den Mascara geldi. Bu Afrika kenti, Bursa’nın 25 kardeş kentinden biri…Bir petrol ülkesi olan Cezayir’in kuzeyinde yer alan ve 150 bin nüfuslu Mascara, 20 yıldan beri Bursa’nın kardeş şehiri…

Peki kim ve ne kadar tanıyor Mascara’yı..?

 

               BURSA FESTİVALİ,ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ VE BURSASPOR

 

Bursa; kardeş kentleri ile ilişkilerini geliştirmek zorunda bence…Böylece kardeş kentlilik; çoğu kimsenin önemsemediği ve adeta Yalova Kaymakamı kimliği ile baktığı bir özellikten çıkarak gerçek işlevine kavuşur.

Zaten kardeş şehir yani sister city kavramı pek iyi karşılanmıyor birçok kesimde…Kardeş kentlilik felsefesi için yaptığım internet araştırmasında; hiç de hoş olmayan yorumlarla karşılaştım. Bir kaynağa göre; kardeş şehir “Belediye Başkanlarının olur da yurtdışına gidersek, beleşe konaklayacağımız bir yer olsun” düşüncesi ile icat edilmiş içi boş bir uygulama…Bu kaynağa göre; ne idüğü belirsiz sayılan bu uygulama ile, kardeş kentlerin birbirlerinden festivaller için halk oyunu ekibi alıp-verdikleri, sokak isimlerini değiş-tokuş ettikleri de anlatılıyor.

Ama ben bu konuda objektif düşünüyorum ve  kardeş şehir felsefesinin kentlerin sosyo-ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sağlayacağına inanıyorum. Yeter ki bu uğurda çaba harcansın ve kardeşliğin gereğinin yapılması için pencereler açılsın.

İnsanın kardeşine her zaman ihtiyacı oluyor çünkü…

Önce kardeş kentlerimizi festivalimize çağıralım.Sayın ilgililer…Festival bu yıl olmayacak COVİD-19 nedeniyle…Bari.gelecek yıl çağırın kardeşlerimizi festivalimize…

Kucaklaşarak kutlayalım  Bursa Festivali’ni…Gelecek yıl beraberce…Dostluk ve barış güvercinlerini hep birlikte bırakalım gökyüzüne…

Şu anda ertelenen liglerin yeniden başlamasını bekleyen Bursaspor, gelecek sezon hazırlık maçlarını kardeş kentlerin bir takımı ile yapabilir. Hem oraya gidilir, hem de Bursa’da bir dostluk/hazırlık maçı oynanır.

Uludağ Üniversitesi’de kardeş kentlerdeki üniversiteler ile bilimsel anlamda ilişkiler kurabilir. Öğrenci değişimi yapılabilir ve yüksek öğrenim alanında yurtdışına bir pencere daha açılabilir.

Kısacası; diyeceğim odur ki; Bursa kardeş kentlerinin kıymetini bilmeli…

Sanat ve kültürde, spor ile folklörde olduğu kadar bilimsel anlamda da birliktelikler oluşabilir. Böylece Bursa” kapalı kutu bir kent” olmaktan çıkarken, kim bilir belki de turizm anlamında da bir şeyler başarır o zaman…Kentimize turist de gelir belki kardeş kentlerden…

Ne dersiniz..?

Bence…Yapacaksak tam yapalım bu işi…Bir işe yaramayacaksa da ve kağıt üzerinde kalacak ise “kardeşlik”, bırakalım gitsin ipin ucunu…Nereye giderse gitsin. Biz işimize bakalım.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------

ÖZLÜ SÖZLER: Yalnız kaldığınızda, canınız yandığında, kederden ağladığınızda ve korku içinde uyandığınızda; elinizi sol göğsünüzün üzerine koyun. Çünkü sevdikleriniz hep oradadır. (Remziye ŞENER)