Biliyorum ki aslında hayatın kendisi; yaşanmış ve yaşanacak çelişkilerin çözümü için gerekli en önemli kaynaktır. Çünkü; hayat hiç yalan söylemez..!

Çarşı ve pazarlar da öyle…

Canım bir şeye sıkıldığında, kente dair biraz nostaljik bir hava solumak istediğimde veya Bursa çarşı ekonomisinin durumunu merak ettiğimde gideceğim adres bellidir. Kayhan ve Tuzpazarı Çarşıları, Cumhuriyet Caddesi ile Reyhan Pazarı benim için biçilmiş kaftandır çoğunlukla…

Bu kentte doğmuş, büyümüş ve yaşayan biri olarak; kent hayatının doğalını yaşamak için tercih ettiğim bu mekânlar, “eski Bursa” çağrışımları yaşamama da neden olur.

Hatıralarım da canlanır böylece, geçmişe olan özlemim de…

Gerçekleri canlı yaşam mekânlarında gözlerimle görmek, olası yalan söylemlerden bile uzaklaştırır beni…

Geçtiğimiz Cumartesi günü de attım kendimi Bursa’nın çarşı-pazarlarına… Türkiye ekonomisinde faizlerin yükseltilebileceği ve oldukça artmış döviz kurlarının düşürülme kararının alınabileceği önemli bir hafta öncesinde; ben de çarşının nabzını tutmaya çalıştım. Bursa merkezindeki nostaljik çarşı ve pazarları gezerken; hayatın barometresini de alarak elime, Bursalıların gelecek beklentilerini anlamaya çalıştım.

Çoğunlukla müşteri ve satıcılarda; COVİD-19’a karşı maske ve mesafe tedbirlerine uyulduğunu da notlarıma eklemeliyim. Bu önemli konuda kontrol ve denetim yapan ekiplere de rastladım tabii ki…

                                      KAYHAN’DA HAYAT VAR MI YİNE?..

Yakın geçmişte Kayhan Çarşı bölgesi, Bursa’nın karmaşık ve kötü trafiğinin yaşandığı sıkış-tepiş bir alandı. Son düzenlemelerle araç trafiği biraz azaltılırken, yapılan bazı yeniliklerle gerçek bir çarşı-pazar niteliğine kavuşmuş. Tek tip tabelalar ve uygulamalarla, bir şeyler de aşılmış bölgede…

İkinci el mal satan dükkanlarda da bir tertip-düzen oluşturulmuş gibi… Kayhan Çarşı’sına girdiğimde; her tarafın pideli köfte dükkanlarının sardığını gördüm. Bursa’nın ve bu yerel bölgenin simge yemeklerinden biri olan ve oldukça lezzetli örneklerine tanık olduğum pideli köfteyi yapan birkaç iyi dükkan vardı yakın geçmişte… Şimdi Kayhan Çarşısı’nda en az 20 pideli köfteci dükkanı olmuş. Yoğun rekabet de yaşanıyor aralarında tabii ki…

Burada; bir porsiyon pideli köftenin yanı sıra turşu-şıra, tatlı ve çay ile birlikte 10-12 TL’ye satan dükkanlar gördüm. Her şeyin maliyetinin arttığı bir dönemde; pideli köfte fiyatlarındaki bu düşük fiyat şaşırtıcı geldi bana… Demek ki; yoğun rekabet yemek fiyatlarını dip yaptırmış burada… Fakat adı ve ünü eski/güçlü olan pideli köftecilerde; bir porsiyon pideli köftenin fiyatı 20 TL olarak belirlenmişti.

Ama eski yoğun hareket yoktu bu çarşıda… Pandeminin izleri buraya da ulaşmış olacak ki; müşteri sayısı yok denecek kadar azdı dükkanlarda… Oysa ben;  sobacıları, mangal satıcıları, ikinci el eşya dükkanları ve pideli köftecileri ile “Kayhan’da hayat var” mesajını alırdım ben yıllardır… Ama bu kez 2.el satıcıların artık sinek avladığı şeklinde bir görüş de geldi bir satıcıdan… Biraz spotçuların iş yaptığını öğrendim bir başka Kayhan esnafından da…

                         TUZPAZARI ÇARŞISI ESNAFI NE DURUMDA Kİ…

Kayhan bölgesinden bir alt geçit ile ayrılarak Tuzpazarı Çarşısı’na girdiğimde; her şey aynı hamam aynı tas olduğunu gözlemledim. Yine çarşıda; küçük giyim mağazaları, balıkçılar ve esnaf lokantaları ile karşılaşıyor insan… Bu çarşı Kayhan’a göre daha büyük ve uzun ama, iş potansiyeli ve müşteri hareketi anlamında, burada da durgunluğu gözlemlemek mümkündü.

AVM  kültürüne alışamamış insanların yıllardır buradaki küçük giysi dükkanlarından alışveriş ettiğini söyledi bir satıcı bana… Fiyatlarının burada her zaman makul olduğunu, pazarlık yapma şansının bulunduğunu ancak taksitli satış yapamadıkları için geleceklerinin

karanlık olduğunu söyleyen bir esnaf ile söyleşi yaptım kısaca…

Çarşının sonuna doğru meyve-sebze pazar tezgahlarını gördüm. Mevsim meyvelerinin canlı ve taptaze görüntüsü çok cazip duruyordu.

Ama ya fiyatlar..?

Kış sebzeleri dizildikleri tezgahların kralı olmuş durumda… Mandalinalar 7,5 ile 10 TL arasında, elma 5 TL, ayva 7 TL, nar 9 TL ve yerli muz 12 TL’den alıcı bekliyordu.

Aslında Bursa’da satılan taze sebze ve meyvenin lezzet merkezidir burası… En iyi ve en leziz  sebze-meyveyi buradan alabilirsiniz korkusuzca… Poşetin içine çarığı-çürüğü de atılmaz genellikle… Çünkü satıcı ve müşteri tanışıktır uzaktan her zaman…Buranın kıymetini bile Bursalılar, her zaman aynı esnaftan alışveriş etmeyi de tercih ederler malın en iyisine sahiplenmek için…

Taptaze ıspanakları 7 TL’ye satın aldım bu pazardan… Turp, marul, havuç, dereotu ve maydanoz gibi yeşillikleri de en güzel tezgahı bu çarşıda kurulmuş ve adeta “al beni “diyordu. Ve aldım bende bu bağışıklık sistemini güçlendirici ürünleri…

Ama alışveriş yapan vatandaşlar, pahalılıktan şikayet ederek “ne olacak bu işin sonu” dediler bana… Son dönemde döviz kurunu yükselmesi nedeniyle, üretim ve ulaşım maliyetlerinde artış olduğunu söyleyen pazarcılar ise, şu anda mevsimsel bir geçiş döneminin yaşandığından bahsederek:” Döviz arttı. Tüm maliyetler de zamlandı. Ama düşer yakında “diyerek fiyat istikrarsızlığından dem vurdular.

                        CUMHURİYET CADDESİ VE REYHAN’DA DURGUN..

Araç geçişine kapatılarak nostaljik bir alışveriş ortamına kavuşan Cumhuriyet Caddesi’nin esnafı da durgunluktan biraz şikayetçi… Caddenin birkaç yıl önce araç trafiğine kapatılması bana göre oldukça olumlu olmuş ama durgunluğun sebebini, vatandaşın satın alma gücündeki azalışa bağladım ben…

Reyhan Pazarı’na girdiğimde yine aynı hareketsizlik ve durgun dinamizme tanık oldum. Vatandaşlar, açık çarşılardan alışverişi çok seviyordu ama bu kez farklı bir hava hakimdi çarşıya… Sebebinin artan fiyatlar olduğunu tahmin etmek zor değil tabii ki…

Ayın ortasındaki bir Cumartesi günüydü. Hayatın barometresini tutmaya çalıştığım bu çarşı-pazar gezimdeki; en önemli not, pek fazla gülen yüze rastlayamamamdı. Karamsar ve borçlu insan sayısı oldukça fazla olan bu toplum, gülmeyi de lüks bir ayrıntı olarak görüyor herhalde… Tabii ki sokak ortasında, çarşı-pazarda ağız dolusu gülünmez ama, insan bir tebessüm de görmek istiyor insanların yüzünde…Yüzlerdeki maskelere rağmen…

Sırtında henüz yumurta küfesi olmayan gençler hariç, asık suratlı bir toplum olma yolunda epey yol aldık/alıyoruz galiba…

Bunun esas sebebi de; giderek artan koronovirüs vakaları ve yükselen fiyatlardı kesinlikle…

----------------------------------------------------------------------------------------------------------                   

ÖZLÜ SÖZLER: Başarısızlık ecel değil öğretmendir. Başarısızlık yenilgi değil, gecikmedir. Çıkmaz sokak değil, bir virajdır. (William FORD)