Yaşadığımız bu güzel kentin birçok önemli özelliği ve ülkemizde çok da tanınan/bilinen markaları vardır.

Her ne kadar henüz dünyaca bilinen bir markası olmasa da!..

Bursa’nın Deveci armudu ve siyah inciri, Karacabey’in soğanı, Yenişehir’in biberi, İnegöl’ün mobilyası ve köftesi, M.K.Paşa’nın peynir tatlısı, İznik’in domatesi ve Keles’in kirazı gibi ürünler, yakın bölgelerde hatta ülke çapında hayli fazla tanınır.

Bursa’nın döner kebabı, kestane şekeri ve havlusu da yıllarca bu kentin gururu olmuştur Türkiye’nin her yanında…

Özellikle 2010 yılındaki şampiyonluk sonrası Avrupa ile yıllardan sonra yeniden tanışan Bursaspor’da bir kent markası olarak iyi yerdedir Türkiye’de…

Son yıllarda ünleri azalıp kapsamları daralsa da; Bursa şeftalisi, ipek ve ipekböcekçiliği de yine adları bu kentle birlikte anılan ünlü ürünlerdir. Bunca güzel ürün ve damak tadı yaratan gıdalara rağmen, ne yazık ki bunları uluslararası alana taşıyamadık yıllarca…

Bursa’nın uluslararası alanda bir markası da olmadı, bu başarısızlık nedeni ile…

Gerçi Türkiye’nin de; BEKO, THY ve Mavi Jeans dışında uluslararası alanda “şıp diye” tanınacak fazlaca bir markası yoktur ama… Bursa’nın hiç yok ama!..

Bu nedenle; “Gemlik Zeytini’nin marka yolculuğuna” özel bir önem veriyorum ben…

                           GEMLİK ZEYTİNİ BERLİN’DE YOK SATIYOR

Bu özel önemi işaret eden anılarım var benim çünkü… İş yaşantım boyunca defalarca gittiğim Almanya, Belçika ve Hollanda’da; Gemlik Zeytini’nin haklı bir takdire layık olduğunu gözlemledim.

Hatta… Pandemi süreci öncesinde Berlin’e her gidişimde oradaki iş arkadaşlarıma ve dostlarıma kestane şekeri dışında mutlaka ve mutlaka 1’er kiloluk sofralık Gemlik zeytini hediye götürmüşlüğüm vardır yoğun talepler üzerine… Her seferinde de; özellikle sofralarında tükettikleri Gemlik Zeytini için minnet duygularını ifade etmişlerdir oradaki tanıdıklarım ve dostlarım… Orada bulamadıklarından da şikayet ederek…

Ama tadına doyamadıklarını da özellikle belirtmişlerdir hep!..

Demek ki; Gemlik zeytini önemli bir Bursa markasıdır.

Akdeniz kültürüne sahip birçok ülkede çok sevilen ve tüketilen bir gıda maddesi olan Gemlik zeytininin, iyi bir tanıtım ve pazarlama ile bir dünya markası olabileceğini sanıyorum.

Çünkü damak tadı iyi olan ve bu ürünün kıymetini bilen birçok yabancı arkadaşım var Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde… Onlar “Gemlik zeytini” diyorlar da başka bir şey demiyorlar.

Hele bir İtalyan pizza ustası dostum var ve her karşılaştığımızda bana “Gemlik Zeytini 1 numara” diye hitap ediyor bana…

Görüldüğü gibi; ürün iyi… Talep de var… Ama yeterli dünya standartlarında tanıtım, organizasyon ve iş bitirme yeteneği yok galiba…

Arada bir küçük markalaşma çalışmaları oluyor ama yetmiyor tabii ki… Gemlik Ticaret Borsası’nın 2003 yılında Türk Patent Enstitüsü’nden aldığı Coğrafi İşaret Tescil Belgesi tabii ki önemli bir gelişmedir bu ürün adına... BEBKA’nın konu ile ilgili çalışmaları da görmezden gelinemez. Bursa Ticaret Borsası da bu eşsiz ürün ile ilgili hep bir çaba içindedir.

Ama yeterli midir bu çabalar?..

İşte o tartışılabilir. Bir dünya markası olmak ya da bu anlamda bir marka yolculuğuna çıkmak hiç de kolay bir iş değil… Çok çalışmak ve hiç yılmamak önemli…

                 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL ÖNDERLİK ETMELİ

Ben bu konuda; bir adım daha ileri giderek Avrupa’da her geçen gün daha fazla tanınan ve bilinirliği artan Gemlik Zeytini konusunda Uludağ Üniversitesi önderliğinde bir tanıtım-pazarlama ve bilinilirlik organizasyonu yapılmasını öneriyorum.

Çünkü; bundan sonraki iş, biraz daha profesyonelce, sıra dışı ve akademik ayrıntılarla dolu olmalı…

Hatta zeytinin insan sağlığı için ne kadar gerekli bir gıda olduğu bilimsel anlamda da açıklanmalı Uludağ Üniversitesi’nin ilgili kürsüleri tarafından…

Artık kentlerin eğitim-öğretim kurumları kabuklarını yırtmalı ve gerektiğinde “etliye de sütlüye de karışarak” kentin/kentlinin çıkarları doğrultusunda görüşler bildirmeli, sorumluluklar almalı ve kendilerine düşen aydınlatma görevini layıkıyla yapmalıdırlar.

Ben Uludağ Üniversitesi’nde bu konuda böyle bir gelişme sağlanacağına inanıyorum.

Kentin en büyük markasının oluşturulması işi, bir bilim kurumuna da çok yakışacaktır aslında… UÜ için de bir şanstır bu zaten uluslararası eğitim dünyasında…

                           AVRUPA’DA 10-12 EURO’YA SATILIYOR

Gemlik ilçemizde yetişen zeytinin, sofralık gıda olarak çok iyi bir ünü var. Biliniyor ki; ülkemizde zeytin yalnızca Gemlik’te yetişmiyor. Ağırlıklı olarak Ege bölgesinde yetişen zeytinlerin çoğu zeytinyağı yapımında kullanılıyor.

Ama Gemlik Zeytini farklı..!

Damak lezzetini iyi bilenler, yemek sofralarında bol etli Gemlik Zeytini’ni tercih ediyorlar.

İşte bu yüzden elimizdeki bu değere sahip çıkmak ve o değeri layık olduğu yüksek ihracat noktasına taşımak zorundayız.

Avrupa’da bulunan birçok Türk süpermarketinde “Gemlik Zeytini” adeta yok satıyor. Bizim buralarda çarşıdan-pazardan 30-35 TL’ye aldığımız 1 kilo sofralık iyi zeytin, oralarda 10-12 euro’ya satılıyor. Pizzacılar, kebapçılar ve restoranlarda da; Gemlik Zeytini çok kullanılıyor yemek içeriklerinde… Buradan kilosunu 20-25 TL’ye satın aldığımız iyi bir Gemlik Zeytinyağı, Berlin’deki bir süpermarkette tam 10 Euro… Yani 90 TL’den fazla…

Demek ki iyi para ediyor Gemlik zeytini ve zeytinyağı…Öyleyse… Neden bu ürünü biz ünlü ve uluslararası bir marka haline getirmiyoruz ki?..

Çok mu zor bu işi başarmak?..

Uluslararası alanda bir markası bile olmayan Bursa’ya, bu mutluluğu Gemlik zeytini yaşatabilir. Yeter ki istensin.

Ama asla havanda su döverek değil…

Bu işe inanarak ve ürüne güvenerek başlamak lazım bu marka yolculuğuna…

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’na da çok büyük görev düşüyor bu konuda… Bu kurumumuz da “dünyaca ünlü bir Bursa markası” yaratma konusunda çok büyük bir görev üstlenmeli artık… Bu kentin 45 bin üyeli kocaman bir STK’sına yakıştığı gibi… BTSO’nun güçlü bütçesi, bu konuda ortaya çıkarılacak bir marka çalışmasına katkı koyacaktır haliyle…

Güçlü marka oluşturmak için, güçlü bütçelere de ihtiyaç vardır.

Ama bu marka yolculuğunu kim başlatacaktır?..

İşte bu sorunun cevabı da, gecikmeden kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------                   

ÖZLÜ SÖZLER: Her şey seninle başlar. Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın. Seçim senin… (Mümin SEKMAN)