Kentimiz yaşayanları ölümle tehdit eden tehlikenin boyutlarını yazmaya, aktarmaya bu şehirde doğup büyüyen ve de yaşamını sürdüren biri olarak sorumluluk hissediyorum.


Yerel yöneticiler sık sık gündeme getiriyor.


Neymiş efendim, şu kadar bin kişiye Bursa'nın en önemli sorununun ne olduğunu sorduklarını, aldıkları yanıtlara göre trafik birinci sırada karşılarına çıkıyormuş.


Hayır efendim.
Bu kentin öncelikli sorunu trafik değil pek çok ölüm sebebini tetikleyen hava kirliliğidir.


Sadece havasını değil toprağı da doğayı da tarım alanlarının sulamasında kullanılan dereler de zehir saçıyor.
Aslında bunun böyle olduğunu kente yönetenler de pekala biliyor.
Ama herkes suçu geçmiş dönemlerdeki şehir yöneticilerine atarak geçiştiriyor.


Halbuki, bu şehirde hava kirliliğine bağlı ölen her canlının vebali önlem almayan kent yöneticilerinin boyunlarınadır.
Her canlının sağlıklı çevre ve koşullarda yaşaması Anayasal bir haktır.


Şimdi bunları neden yazdığımı aktarınca sizler de bu kentin ölüm tehlikesinin ne olduğunu daha net anlayacaksınız...
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası, her yıl yaptıkları gibi bu yıl da "Türkiye 2019 Hava Kirliliği Raporu" yayımladı.


Rapora göre Türkiye'de hava kirliliği yaşayan bölgeleri belirlemek adına kanser, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonları, astım, alerji, stres, depresyon gibi sağlık problemlerine yol açan parametrelerinin sınırlarının aşıldığı gün sayıları ve yıllık ortalama değerlerinin incelendiği rapor TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Baran Bozoğlu tarafından kamuoyuna açıklandı.


Hava kirliliğinin yaşandığının belirtildiği raporda genel olarak kirliliğin en yoğun olduğu kentlerin başında hangi il geliyor biliyor musunuz?
Maalesef Bursa.


Kentimizin ardından Adana, Ankara, İstanbul, Iğdır, Şırnak, Muş, Manisa, Kahramanmaraş, Karabük, Çanakkale, Denizli, Zonguldak, Edirne-Keşan, Şanlıurfa şeklinde sıralanıyor.


Türkiye'de doğrudan akciğerlere ulaşan ve alt solunum yolu enfeksiyonu, akciğer hastalıklarına sebep olan partikül madde (PM)2,5, dünyanın başına dert olan koronavirüs salgınından pek farkı yok.
Nitekim, Covid-19'dan ölenlerin geneline bakıldığında her birinin solunum yolu, akciğer, kalp gibi kronik rahatsızlıkları olduğu görülmektedir.
Dolayısıyla şu sıralar salgınına maruz kalıp hayatını kaybedenlerin ölüm sebeplerinin her ne kadar Covid-19 olarak kayıtlara geçse de virüsün bu kişilerin ek hastalıklarını tetiklenmesiyle ölümlerin oluştuğu gerçeğidir.


Meseleyi getirmek istediğim konu şu.
Koronavirüsü ile hava kirliliğinden vefat edenlerin gerekçeleri neredeyse birbirlerine eşit.
Bu benzerliğin bilimsel olarak da raporda şöyle aktarılıyor.
Covid-19 nedeniyle 30 büyükşehirin yanında Zonguldak ilinde de kısıtlamaların getirilmiş olmasına dikkat çeken Dr. Baran Bozoğlu, “Ana nedeninin bu bölgede yaşayan vatandaşlarımızın uzun süredir hava kirliliğine maruz kalmaları olduğu unutulmamalıdır” diyor ve ekliyor.
Hava kirliliği, solunum yolu hastalıklarını yaratmakla beraber insan bedenini zayıflatması nedeniyle Covid-19 gibi hastalıkların daha da ölümcül veya hasarlı olmasına neden olmaktadır.”


Birileri daha çok zengin olacak diye insanlığa, doğaya ve çevreye zarar veren unsurların bilimsel raporlarla açıklanmasına rağmen kentimizde de bu duruma hala göz yumuyor, önlem almıyorsanız Allah sizi bildiği gibi yapsın.