Her zaman olumsuz haberler ve yorumlar yapacak değiliz ya…

Bugün de sizlere pandemi sırasında önemi daha fazla ortaya çıkan ve kendi kendine yetebilecek bir ülkenin olmazsa olmaz sektörlerinden biri olan tarım konusunda, Bursa’da yaşanan önemli bir gelişmeyi anlatmak istiyorum.

Mesleki eğitim ile reel sektörü entegre etmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı, TOBB ve TOBB Ekonomi Üniversitesi arasında imzalanan “Mesleki Eğitim İşbirliği Protokolü” kapsamında; Bursa Ticaret Borsası’nın proje okulu olan Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, artık ülkemizin ilk tarım Meslek Lisesi olarak rol modelliğe soyundu.

Bursa TB’nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında hayata geçirilen bu çalışma ile; Osmanlı döneminde kurulan ve Türkiye’nin ilk tarım meslek lisesi olma özelliği taşıyan Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Mesleki Eğitim İş Birliği Protokolü kapsamına alınan ilk tarım meslek lisesi oldu ve ülkemizdeki diğer meslek liseleri için bir anahtar pozisyonuna kavuştu.

Tarım sektörünün gereksinim duyduğu nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi için imzalanan bu protokol ile Bursa Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, rol model pozisyonunda tarımsal alanda açılacak ufuklar için önemli bir referans noktası da oluşturdu.

Bursa Osmangazi İlçesi 1.Hürriyet Caddesi’nde kurulu bulunan bu okulumuz, eski Ziraat Okulu arazisinde faaliyetini sürdürüyor.

                          NİTELİKLİ TARIM ELEMANI İSTİHDAMI İÇİN

Geçtiğimiz günlerde BTB Başkanlık Binası’nda yapılan toplantıda konu hakkında görüşlerini açıklayan Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkan Vekili Gökhan Onur;  beşeri sermayenin önemli bileşenlerinden biri olan eğitime çok özel bir önem verdiklerini belirtti ve “Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Türkiye’nin ilk tarım meslek lisesi olmasının yanı sıra Bursa’nın sanayi gelişiminin sağlanmasında ciddi katkıları olmuş bir kurumdur. Mesleki ve teknik eğitim, ekonomik kalkınmanın hızlandırıcısıdır. BTB olarak; nitelikli işgücünün yetiştirilmesine önem veriyoruz. Bu okulumuzun Türkiye’ye rol model olması için BTB olarak her şeyi yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Yapacağımız katkılarla hem okul öğrencilerini sektörün aradığı niteliklerle donatmış olacağız, hem de istihdama katkı sağlayacağız ”dedi.

Bakalım 44 öğretmen nezaretinde 487 öğrencinin eğitim ve öğretim faaliyetini sürdürdüğü Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sektörün beklentilerini karşılayacak genç yetenekler çıkaracak mı..?

Ülkemizde 20-25 bin civarında işsiz genç ziraat mühendisi bulunuyorken, bu okul mezunları Bursa’daki özel ve kamu sektöründe kolayca iş bulabilecek mi..?

Umuyoruz ki; artık ülkemiz yöneticileri tarımın önemini yeniden keşfeder ve bir zamanlarda dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biri olan Türkiye, yeniden o eski günlerine döner.

Tabii ki kolay değil bu iş…Yıllarca kan kaybeden tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracak güçlü adımlara ihtiyaç bulunmaktadır.

Bursa Hamidiye Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’de bu adımlardan biri olabilir. Bursa Ticaret Borsası’na bu okulumuza kol-kanat gerdiği için teşekkür etmek de, her Bursalının görevidir bence…

ÖZLÜ SÖZLER: Amacımız; olanaksızı olanaklı, olanaklıyı kolay, kolayı da zarif ve zevkli yapmanın yollarını bulmaktır. (Dr. FELDENKREİS)

-------------------------------------------------------------------------------------------------

         TARIM;MİLLİ EKONOMİNİN TEMELİ DEĞİL Mİ..?

Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ülkemiz tarımı hakkında söylediği şu söz, belki de dünya ülkelerinin pandemi krizi sırasında mecburen kabul ettiği önemli bir gerçeği de ifade etmektedir: ”Milli ekonominin temeli ziraattır

Koronavirüs salgınında hepimiz çok iyi anladık ki; tarımsal ürüne her zaman ihtiyacımız var. Sağlıklı ve güvenli gıdadır insan yaşamının temel gereksinimi…

Zaten bu nedenle ülkemizde 174 yıldır tarımsal öğretim yapılıyor.1846 Yılında İstanbul Yeşilköy’de bulunan Ayamama Çiftliğinde kurulan Mektebi Ziraat-ı Şahane konudaki ilk okulumuzdur.

Tarıma ve tarımsal üretime yıllarca inanan ve bu yolda önemli adımlar atılan Türkiye’de, ne yazık ki son dönemde inanılmaz bir geri gidiş yaşanıyor. Köyden kente göç nedeniyle azalan çiftçi sayısı, tarımsal alanların da kullanılamamasına yol açarken, hatalı tarım politikaları da bu sorunu daha fazla büyütüyor.

Aslında; doğru planlama, doğru üretim stratejisi ve doğru istihdam politikası ile, bu geri gidişi tersine çevirmek mümkündür.

                                131 BİN ZİRAAT MÜHENDİSİ VAR AMA

Ülkemizde 2 milyon 300 bin çiftçi bulunmaktadır. Ama oldukça verimli topraklara da sahip ülkemizde bir türlü yüksek tarım verimliliği alınamıyor.

Yine ülkemizde 40 Ziraat Mühendisliği Fakültesi bulunuyor. Mevcut 131 bin ziraat mühendisine her yıl mezun olan 4 bin yeni ziraat mühendisi daha katılıyor. Ama yeterli istihdam politikası oluşturulamadığı için, günümüzde 20-25 bin ziraat mühendisi işsiz durumdadır.

Eski Tarım-Gıda ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakibaba döneminde “Her köye bir ziraat mühendisi” projesi hayata geçirilmek istenmiş, ama kendisinin bakanlığının kısa sürmesinden dolayı bu proje unutulup gitmiştir. Çiftçinin doğru bilgi ve belge ile buluşmasını sağlayacak ve ziraat mühendislerine istihdam yaratacak bu tür projelere, çok fazla ihtiyacımız bulunuyor. Ziraat mühendisleri, tarımsal üretim yapan köylerde görevlendirilebilse; birçok sorun kökünden çözülebilir.

Ama başka sorunlara da dikkat çekmek gerekiyor. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eski Başkanı Dr. Turhan Tuncer’in bir görüşü de konuya bir başka pencereden bakmamızı sağlayabilir: ”Ziraat Fakültelerine gelen öğrencilerin bir çoğunun, tarımla bir ilgisinin bulunmaması eğitimde kalite sorununu derinleştiriyor. Kendini iyi yetiştirmiş, yabancı dil bilen ve araştırmacı öğrenciler, okul bitiminde kolayca iş bulabiliyor oysa…Ya diğerleri..?”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar’ın Türkiye’de tarım öğretiminin 173.yılında söylediği bir şeyler de önemlidir aslında: ”Fakültelerimizde dersler nazari olarak işlenmektedir. Bu durum eğitimden beklenen verimliliği düşürmektedir. Aslında ihtiyacımız kadar ziraat mühendisi yetiştirilmelidir”

Kısacası; son dönemde değeri iyice anlaşılan tarım sektörüne uzun soluklu ve güçlü projeler şarttır. Şimdi top; bunu hayata geçirecek politikacılardadır. Umarım yakın vadede, bu konuda somut adımlar atılır ve milli ekonominin temeli sağlamlaştırılır.

Çünkü…Dünyada yaşanan son gelişmeler, tarımın öneminin giderek güçlendiğini gösteriyor.