Dünyada yaşanan sıkıntılar, artık şirketlerde olduğu kadar, bazı STK’larda da ortak hareket etmeyi zorunlu hale getirdi sonunda…

Aslında bu paylaşımcılık ve ortak hareket etme kültürü dünyanın geleceği için de önemli… Zorluklara karşı bir araya gelerek çözümler üretmek yeni dönemde işletme yönetimlerinin temel felsefesi olma yolunda…

Bugün Bursa’da da bu amaca yönelik bir sinerji yaratma toplantısı var.

Bursa’nın 3 başarılı sivil toplum kuruluşu, bugün saat 15.00’de Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya gelerek üyeler arasındaki iş geliştirme etkinliğini hayata geçirecekler.

Neresinden bakarsanız bakın, önemli bir birliktelik bu…

Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD), Rumelili Yönetici-İşadamları ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) ve TÜGİAD Bursa Şubesi ortaklaşa düzenledikleri bu etkinlik ile 3 derneğin tüm üyelerinin tanışması ve olası iş birliği fırsatlarını değerlendirmesi aşamasına bir başlangıç yapacaklar.

 

200’li yılların başında; Bursa’daki tüm SİAD’ların kentin sosyo-ekonomik sorunlarına alternatif çözümler üretmesi amacıyla bir araya geldiğini yakından takip eden bir gazeteci-yazar olarak; bu birlikteliği oldukça önemsiyorum.

Bakalım bugün BTSO’nun Çok Amaçlı Salonu’ndan, kent ekonomisine yönelik “dişe dokunur” bir şeyler çıkacak mı..?

Umut ediyorum ki ;BUİKAD, RUMELİSİAD ve TÜGİAD Bursa bu ortak toplantı sonunda amaçlarına ulaşır ve yaşadığımız kentte yeni bir STK birlikteliği dönemi başlar.

Ortak projeler ve yüksek sinerji ile, Bursa’da da etkin bir hareket dönemi için start verilir. Bursa Ticaret Köprüsü adıyla kamuoyuna sunulan bu proje de adından fazlaca bahsettirir.

Umudumuz budur bu 3 STK adına…

ÖZLÜ SÖZLER: Kendine sakladıklarını zamanla yitirebilirsin. Oysa verdiklerin her zaman senindir. (Axel MUNTHE)

-------------------------------------------------------------------------------------------------

       

 TÜRBÜLANSA GİRMİŞ BİR UÇAKTAYSANIZ EĞER!..

Yeryüzünde ekonomik, politik ve çevresel anlamda yaşanan krizler hiç sona ermiyor. Ama yaşanan krizler; aslında “kriz anında liderlik” yapmayı bilen kişileri ön plana çıkarıyor. Oluşabilecek olumsuz koşullara karşı sağlıklı hareket eden ve gemisini kurtarmak için çaba harcayan çağdaş yöneticiler, krizi anında nasıl çıkabileceğini kanıtlayabilecek alternatiflerde üretebiliyorlar. Aslında “en iyi yöneticinin” krizi atlatan yönetici olduğunu söylemek hiç de zor değil…

Bugün sizlere uçakta yaşanan önemli bir krizi ve krizden çıkmayı başaran bir uçak kaptanının hikayesini anlatacağım.

İletişim uzmanı ünlü bir bayanın duru anlatısı ile…

İlginç mesajları olan bu uçak yolculuğu, ABD’de yaşanmış. Hepimize ders olması dileği ile bugün siz değerli okurlarıma sunuyorum.                                                 

“Güneşli bir gökyüzü, hafif bir rüzgar ve ılık bir meltemle başladığım Kalifornia- New Orlians uçak yolculuğu, yarısında bir kabusa dönüştü. Teksas yönünden gelen büyük bir fırtınaya yakalandık. Bu durum bulunduğumuz uçakta büyük sarsıntılara ve yükseklik kayıplarına yol açtı. Yaşadığımız türbülansta bizler büyük bir panik yaşarken, uçağın kaptan pilotu ve olağanüstü durumda bile kendinden emin ve sakin görünümünü korudu. Kaptan daha iyi bir rota tutturmak için yaptığı girişimler ve sapmalar hakkında bize sık sık bilgiler verdi.

Ne var ki, gideceğimiz yere yaklaşamadık bile. Rotayı tamamen değiştirip Alabama’ya yöneldiğimizde, uçağın seslendirme sisteminden kaptanın şu anonsunu dinledik: ‘  Ben eski bir pilotum, cesur bir pilot değil’

Gideceğimiz yere varamamanın getirdiği stresle hayıflanırken, onun bizim güvenliğimiz için aldığı bu kararı alkışlarla karşıladık. O gün zor da olsa Alabama’ya indik. Uçak yolculuğumuzu bir gün sonra yapmak üzere otele gittik.

Bir gün sonra çok güzel bir havada New Orleans’a vardık. Bu uçuş yüzünden epey maddi kaybım oldu. Ama kriz anında liderlik konusunda çok güzel benzetmeler yaşadım. Uçak kaptanı ve ekibinin çok iyi bir şekilde ortaya koyduğu –güven ortamı- çeşitli endişelerle yok olma riski taşıyan pek çok işletme için örnek olmalıdır. Kriz ortamında liderlik yapmak büyük bir yetenektir ve önemlidir”.                                  

Dünyanın en ünlü iletişim uzmanlarından Eilenn Modargh’ın başından geçen bu gerçek öykü, aslında çok önemli mesajlar da veriyor.  Olası bir kriz ortamında şirketlerin başında bulunan yöneticilerin nasıl davranması gerektiğini de açıkça anlatan bu öykü “ yok olmanın veya ayakta kalmanın” ipuçlarını da aktarıyor.

Yani; anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul-zurna az örneği…

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------