Ördekli Kültür Merkezi’nde düzenlenen Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyen Hilmi Şanlı, “Ulu Cami, Bursa'nın itibarı en yüksek mabedi ve kalbi konumunda bulunuyor” diye konuştu.

HABER / BATUHAN ERSEK

 

Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği, Ördekli Kültür Merkezi’nde Olağan Genel Kurulu’nu düzenledi. Yapılan genel kurulda başkanlık görevini yürüten Hilmi Şanlı güven tazeleyerek oy birliği ile yeniden başkanlığa seçildi. Pandemi kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen genel kurulda derneğin faaliyetleri üyelere anlatıldı. “Kuruluşumuzun aziz hatıralarını ruhunda barındıran, her köşesinde tarihin silinmez izlerini taşıyan Bursa’mızda, bu tarihi salonda sizlerle birlikte olmaktan gurur ve sevinç duyuyorum” diyerek konuşmasına başlayan Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı, “İslam medeniyeti, cami merkezli bir medeniyettir. Camiler, tarihten günümüze sosyal hayata şahitlik eden, İslam beldelerinin, etrafında hayat bulduğu, mümin yüreklerin kendisinde buluştuğu kutlu yerlerdir. Mahallelerimizin kalbi, şehirlerimizin ruhu, aziz milletimizin ve ümmet-i Muhammed’in güvenli yuvasıdır. Camilerimiz, sadece ibadetlerimizin değil, aynı zamanda tarihimizin, edebiyatımızın, örf ve adetlerimizin, kültürümüzün iç içe geçtiği merkezlerdir. Peygamberimiz, cami ve mescit yapılmasına ayrı bir önem vermiştir. Resul-i Ekrem (s.a.s), Mekke’den Medine’ye hicret ettiğinde ilk olarak Mescid-i Nebevî’yi inşa etmiştir. Yesrib’i Medine’ye çevirmiş, Mescid-i Nebevî’yi ilmin beşiği kılmıştır. Rahmet Peygamberi imar ettiği bu mescitle cami merkezli bir şehir modeli ortaya koymuş, camiyle hayat arasında güçlü bağlar kurmuştur. Peygamber Efendimiz, Asr-ı Saadetten itibaren, ulaştığı toprakları adalet, hikmet, merhamet, huzur, güven ve bilgiyle yoğuran İslam Medeniyetinin temellerini bu mescitte atmıştır. Mescid-i Nebevî’nin içinde ayırdığı suffe isimli özel bir bölümde kendisini ilme ve ibadete adayan, genç ve özverili bir grup sahâbî, güzide bir neslin öncüleri olmuştur. Allah Resûlü (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde kalbi mescitlere bağlı olan kimseleri Yüce Rabbimizin kıyamet günü arşın gölgesinde gölgelendireceğini müjdelemiştir. Müminleri şehirlerin gözbebeği olan camileri imar etmeye ise şöyle teşvik etmiştir: ‘Her kim ki Allah için bir mescit bina ederse, Allah ona Cennet’te bu mescidin benzeri bir köşk bina eder.’ Yeme-içme, alış-veriş bizler için ne kadar gerekli ve anlamlı ise camilerimizi hayatımızın merkezine almak da o kadar gerekli ve değerlidir. Zira camiler, hayatın günlük telaşı içinde kendimizi dinleyebileceğimiz, kubbeleri altında Rabbimize kulluğumuzu arz edeceğimiz müstesna yerlerdir. Müslümanlar olarak kardeşliğimizi pekiştirmeye, birlik ve beraberliğimizi sağlamlaştırmaya vesiledir. Her türlü benlik duygusundan arınarak bedenlerimizle beraber gönüllerimizi de birleştiren mübarek mekânlardır. Hepimiz için cami, kimi zaman huzur ve sükûn, kimi zaman da umut ve teselli kaynağıdır. Minarelerimizden yükselen ezan sesleri bizi sadece vakit namazlarımızı eda etmeye çağırmaz. Cami, ezanıyla, minaresiyle, kubbesiyle, mihrabıyla, minberiyle aynı zamanda kulluğa, ibadete, takvaya, ilme ve güzel ahlaka davet eder. Öyleyse Rabbinin huzurunda divan durup O’na kulluğunu arz eden her mümin, cami dışında da Cenâb-ı Hakk’ın kendisini görüp gözettiğinin idrakinde olmalıdır. Aynı safta iman ve ihlas ile buluşan müminler daima kardeşliklerini korumak ve gözetmekle mükelleftir. Camileri imar ve ihya eden her bir Müslüman, yaşadığı çevreyi de aynı şekilde korur ve güzelleştirir. Yerde biten bir ota, rızkının peşinden koşan bir karıncaya dahi zarar vermez. Camisini temiz tutmaya özen gösteren mümin, Rabbimiz tarafından Müslümanlar için tamamı mescit kılınan yeryüzünü de temiz tutar. Ne hazindir ki yalnızlaşma ve yabancılaşma illetine düçar olduğumuz günümüzde camilerimiz, şehrin merkezindeki konumunu her geçen gün kaybetmektedir. Oysaki bizleri tıpkı bir anne şefkatiyle saracak yegâne mekânlar camilerimizdir. Yorgun ruhlarımız camilerde dinlenecek, maneviyatımız camilerde güçlenecek, anlam arayışımız camilerde cevap bulacaktır” dedi.

“ULU CAMİ ZİYARETÇİLERİNİ HAYRAN BIRAKIYOR”

Ulu Cami’nin geçmişi ve manevi değerine değinen Şanlı, “Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1399 yıllarında 20 kubbeli olarak Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa'da yaptırılan, Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi, Mescid-i Aksa ve Emeviye Camisi'nden sonra en yüksek mertebeli mabet olarak bilinen 600 yıllık Ulu Cami, ihtişamıyla yüzyıllara meydan okuyor. Ecdat yadigarı olduğu kadar gelecek nesillere bırakılacak bir emanet niteliği taşıyan, inanç turizmi açısından önemli konumda bulunan Ulu Cami, ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Osmanlı Devleti'nin dördüncü hükümdarı Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1399 yıllarında yaptırılan abidevi eser, erken dönem Osmanlı sanatının en önemli örneği, Türk ve İslam dünyasının da önemli camileri arasında yer alıyor. Açılışında ilk hutbeyi Somuncu Baba'nın verdiği, ilk imamı da Mevlid-i Şerif'in yazarı Süleyman Çelebi olan bu kutlu mekan, büyük alimlerin eserlerinde Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî, Mescid-i Aksa ve Şam'daki Emeviye Camisi'nin ardından beşinci ziyaretgah olarak zikrediliyor. Evliya Çelebi'nin, ‘Bursa'nın Ayasofya'sıdır. Bütün camilerin ulusudur’ ifadesiyle anlattığı Ulu Cami, Bursa'nın itibarı en yüksek mabedi ve kalbi konumunda bulunuyor” şeklinde konuştu.

BAŞKAN ŞANLI EMEĞİ GEÇENLERE TEŞEKKÜR ETTİ

Derneğin çalışmaları hakkında bilgi veren Başkan Şanlı, “Geçtiğimiz genel kurulumuzda ifade ettiğimiz gibi, Ulu Camimizin bünyesinde Küçük Balıklı Mahallemizde 2,5 dönüm arazi üzerine erkek yatılı 130 kişi kapasiteli İslami ilimler ve Kur’an Eğitim Merkezimizin inşası ile ilgili yaptığımız çalışmalarımız tamamlanmıştır. Allah nasip ederse yeni yönetim kurulumuz göreve başlar başlamaz müteahhit ile sözleşme imzalayarak temeli atılacaktır. Burada emeği geçen her bir kardeşime huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Derneğimize bugüne kadar hizmet vermiş önceki dernek başkanlarımız sırasıyla , Sadık Uysal, İbrahim Aydın, Mustafa Gökbulut ve Merhum İbrahim Şahin başkanlarıma ve beraberlerinde görev alan yönetim kurullarına ,destek veren üyelere şükranlarımızı sunuyoruz. Hakkın rahmetine kavuşanlara yüce Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlık, afiyet ve huzur diliyorum. Allah hepsinden ve hepinizden razı olsun. Birlikte huzur içerisinde görev yaptığım Yönetim Kurulumuz Mustafa Kaymaz, Ahmet Tunç, Osman Şahin, Mustafa Şahin, İzzet Tohum ve Mustafa Nadir Beylere de huzurlarınızda teşekkür ediyorum.  Allah razı olsun. Hangi saat hangi iş olsa ibadet aşkıyla koşup geldiler, her türlü işe omuz verdiler” açıklamasını yaptı.

Başkan Şanlı; “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayan kimseler imar eder. İşte doğru yolda olmaları umulanlar bunlardır” ayetiyle ve “Beldelerin Allah’a en sevimli olan mekânları, camilerdir” hadisiyle sözlerini sonlandırdı.

Fotoaltı: Olağan Genel Kurulun açılışında Kuran Tilaveti okundu

Genel Kurul pandemi kurallarına uygun olarak gerçekleştirildi

Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı