Özel Haber / Batuhan Ersek

On TV’de Mehmet Çetinkaya’nın konuğu olan Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Bursa Şube Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi, “Bursaspor’un ciddi anlamda gelir kaybı var. Kalıcı gelirlerini maalesef birer birer kaybetti” dedi.

On TV ekranlarında yayınlanan Mehmet Çetinkaya’nın sunduğu On’da Gündem programına Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Bursa Şube Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi konuk oldu. Program kapsamında Bursaspor ve spor medyası konuları masaya yatırıldı. Bursaspor’da yaşanan süreçleri değerlendiren Mehmet Ali Ekmekçi, “Bursaspor’da hazin ve vahim tablo ne Mesut Mestan yönetiminde ne de Ali Ay yönetiminde başladı. Bunlar bir birikim süreci. İbrahim Yazıcı döneminin ardından olağanüstü bir süreç gerçekleşti. Maalesef Ordu deplasmanı sonrası İbrahim Yazıcı’nın kalbine yenik düşmesi hepimizi derinden üzmüştü. Maalesef Erkan Köristan dönemiyle beraber Bursaspor’un düşüş süreci başladı. Özellikle ekonomik ve idari açıdan yapılan hatalar diğer sorunları da beraberinde getirdi. Maalesef dikiş tutmayan bir yapı, göz göre göre gelen hatalar zincirinin ardından Bursaspor Trabzon’da imkansızı başararak ligde kalmıştı. Ardından Ali Ay döneminin ikinci görev yılında Süper Lig’e veda etti. 2019-2020 dönemine gelindiğinde kulüp bir kez daha başkansız kaldı ve Mesut Mestan tek aday olarak geldiğinde çok zor bir tablo vardı. Özellikle Bursaspor’un ciddi anlamda gelir kaybı var. Kalıcı gelirlerini maalesef birer birer kaybetti. Mikro düzeyde bir başarı elde edemediğiniz sürece makro düzeye çıkma şansınız çok zor. Tarihiniz size bir saygınlık kazandırıyor ancak sahada bugünün kimlikleri, bugünün oyuncuları mücadele ediyor. Dolayısıyla Bursaspor özellikle geçtiğimiz yıl bu hataya düştü. Bursaspor dedi ki ‘Biz Bursaspor’uz’ ancak sahada o ruhtan bir eser görmedik. Münferit maçlar oynadı, hepimizi umuda sürükleyen anlar oldu. Ancak hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da istikrar önemlidir. Bursaspor dikkat çekici bir kulüptür. Her zaman bir popülaritesi ve marka değeri vardır. Mestan yönetimi, pandemi öncesine kadar bir şekilde üçüncülüğe kadar gelmişti. Mart ayından itibaren korona virüsün kapımızı çalmasıyla beraber bambaşka bir kimlik, psikoloji ve ilginç bir sosyoloji oluştu. Bakış açıları ve vizyon değişti. Dolayısıyla kartlar yeniden dağıtıldı. Futbolda da böyle oldu. Bursaspor lig üçüncülüğünden pandemi sonrası ciddi bir kan kaybı yaşadı. Çok önemli olan Keçiören deplasmanından bir puanın alınması bile büyük önem taşırken, maalesef alınan mağlubiyet, dengelerin değişmesine neden oldu. Bursaspor taraftarı iyi bir dönüş bekliyordu. Alınacak galibiyet Bursaspor için yüzde 60 ihtimalle Süper Lig demekti. Çünkü iyi bir fikstür avantajı vardı. Bursaspor daha az hedefi olan rakiplerle mücadele edecekti ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Baş aşağı giden tablo orada da devam etti. İnanılmaz kötü bir serinin ardından bir teknik direktör değişimi yaşandı. İrfan Buz üç maçta üç galibiyet aldı ama yine bir kırılma anını başarısız bir şekilde noktaladı. Bursaspor için geçtiğimiz sezonun özeti bu… Bursaspor bütün kırılma anlarını kötü geçirdi ve hedeflediği yere bu yüzden gelemedi. Ama Bursaspor’un rakipleri bütün kırılma anlarından başarıyla çıktı. Örneğin Hatayspor kötü başladı ama kırılma anlarını başardılar, galibiyetle kapattılar. Bunları gerçekleştirince de Süper Lig’e ulaştılar. Erzurumspor, Bursaspor’un milim farkla önündeydi, çok kritik galibiyetler aldı. Burada son anda elde edilen Menemen beraberliği ile bütün senaryo değişti. Ardından şampiyonluğunu ilan etmiş Hatay’a gidildi ve bence Bursa’daki birçok spor yazarının ‘Neden?’ sorusunda yanıt bulamadığı bir kadro seçimiyle Bursaspor yavaş yavaş play-off’u planlar hale geldi. Akabinde kötü sonuçlar orada da devam etti. Kötü bir sıralama ve tercihle bence hem medya üzerinde popüler olan hem farklı bir algıyla kamuoyunda ses getiren Adana Demirspor tercihi, genel kanaat doğru olmadığı yönündeydi. Bunun da ceremesini ikinci maçta farklı bir mağlubiyetle yaşamış olduk. Bu süreçten sonra olağanüstü kongre kaçınılmazdı. Çünkü Mesut Mestan yönetimine güvenoyu azalmıştı. Ancak farklı durumlar gelişti, bu sefer de küme düşme kaldırılınca ‘Acaba 24 takım olur mu?’ diye bir söylenti ortaya çıktı. İster istemez insanlar bir beklentiye girdi. Play-off oynayan bütün takımların Süper Lig’e çıkacağı yönünde bir algı oluşmuştu. Ama maalesef bunlar da gerçek olmadı. Mesut Mestan yönetimi de bu sefer hedef tahtası haline geldi. Çünkü zaman geçiyordu. Minimum 15 gün içinde kongre gerçekleştirmeniz lazım. O takvim Bursaspor için kritik çünkü transfer dönemi, takım kurgusu, tahta kapalı. Dolayısıyla çok başka yerlere taşıdı işi ve Mestan o baskılara daha fazla direnemedi ve olağanüstü kongre kararı aldı. Keşke Bursaspor 23 Ağustos’ta yeterli çoğunluğu sağlayıp işi bitirebilseydi. Adımları bir hafta önceden atmak Bursaspor’a çok şey kazandırabilirdi. 593 imza ile Bursaspor kongresi gerçekleştirildi. Fena bir rakam değil ama dört bin özeline baktığımız zaman da herkes bir düşünsün. Bursa hepimizin markası, yaşadığı şehir. İyilikleri anlatmamız lazım, güzellikleri konuşmamız lazım. Bursaspor’un başarı yolunda attığı adımları değerlendirmemiz ve onunla ilgili kamuoyu oluşturmamız lazım. Erkan Kamat ve yönetimin birçoğu, İbrahim Yazıcı’nın tedrisatından geçmiş, Yazıcı ile bu işe atılmış, işi yerinde öğrenmiş insanlar. Bursaspor’un hak ettiği değeri bir an önce kazanması gerektiğini düşünüyorum.  Bursaspor’un Süper Lig’e, Süper Lig’in de Bursaspor’a ihtiyacı olduğunu düşünüyorum’’ ifadelerini kullandı.

 “BURSASPOR’UN KÜLLERİNDEN DOĞMASI LAZIM”

Bursaspor’un altyapısını değerlendiren Ekmekçi “Bu sene istikamet gençlerimiz olacak gibi duruyor. Deniz bitti, artık saçacak ne milyon liralarımız, ne milyon dolarlarımız, ne de milyon eurolarımız var. Dolayısıyla gençliğin önü açıldı. Artık genç kardeşlerimiz ‘Bize hiç şans vermediler’ bahanesinin arkasına saklanamayacak. Bursaspor’un transfer tahtası kapalı, 40 milyon liranın üzerinde bir ödeme yapması lazım. 11 Eylül’de ligler başlayacak. Zaten takımlar kadrolarını kurdu. Genç kadroya; verilen şansı değerlendiremeyenler ve şans verilmeyenler olarak iki yönlü bakmak lazım. Bursaspor çok ciddi bir kadroyla çalışıyor. Altyapısında çok güçlü, kendi yaş grubunun milli takımlarında banko forma giyen oyuncular var. Mustafa Er eline oyuncu tahtasını aldığında A’dan Z’ye bir süzgeç yapacak, onlarla çalışacak. Erkan Kamat başkanlığındaki yönetimin 22 milyon lirayı ödeyememesi halinde geçtiğimiz yıl olduğu gibi Bursaspor bu yıl da lige eksi üç puanla start verecek. Erkan Kamat’ın bu rakamları biraz daha aşağı çekip potansiyel tehlikeyi bertaraf edeceğini düşünüyorum. Bu bence transfer tahtasını açmaktan daha önemli. Bursaspor bunun ceremesini geçtiğimiz yıl çok çekti, ağzı da çok yandı. Acaba gerçekten tahtayı açmak istiyorlar mı, onu göreceğiz. Bu takımda geçtiğimiz yıldan kalan altı oyuncusu da var. Onların da katkıları bu yıl daha önemli. Bursaspor’un yeri Süper Lig diyoruz. Bu hedef ve vizyonu her yıl ortaya koyduğumuzda, bu hedefi revize etmememiz lazım. Çünkü burası genç oyuncular için önemli bir yer. Belki tıpkı Enes gibi adını Türk futboluna çok yüksek sesle duyuracağımız birçok yeteneğe de sahibiz. Buradan gidip de Avrupa’da ülkemizi başarıyla temsil eden futbolcularımız da İstanbul takımlarında görev yapanlar da var. Kulübe ciddi paralar kazandıran oyuncular bunlar. Bursaspor sadece oyuncu yetiştiren bir kulüp haline gelirse bu sefer camiada erozyonlar başlar. Çünkü taraftar başarı ister. Bursaspor Süper Lig’e bir an önce yükselmeli. Bursaspor’un küllerinden doğması lazım’’ açıklamasını yaptı.

 

“TSYD’NİN GÜÇLÜ BİR YAPISI VAR”

TSYD’nin çalışmaları hakkında bilgi veren Ekmekçi “TSYD 1963’te İstanbul özelinde kurulan bir dernektir. Çok güçlü bir dernek ve güçlü bir yapısı var. TSYD 11 şubesi ile birçok ilde örgütlenmiş, spor yazarlarını bir arada tutan bir çatı kuruluştur. Aynı zamanda önemli bir sivil toplum örgütüdür. Kulüplerin sözünü dinlediği, fikir birliğine vardığı, aynı masada oturabildiği önemli bir meslek örgütü. Bursa özelinde altmış üyemiz var. Biz 2018 Mart ayında göreve gelmiştik. Çok kıymetli bir yönetim kurulumuz var. Hepsi aktif gazeteci, çalışan ve mesleklerinde çok önemli yerlere gelmiş insanlar. Bursa medyasına geçmiş dönemlerde spor anlamında yön vermiş, sözü dinlenen, söyleyecek sözü olan, genç arkadaşlarımıza emsal teşkil edecek insanlardan kurulu bir yapıyız. Bu yapının en önemli özelliği, mesleğin içinde olan insanlarla aynı noktada buluşmaya çalışması. Bu sene genç meslektaşlarımızın eğitimine katkı sunacak birçok çalışmayı da planlamıştık. İstanbul’da genel merkezimizin marifetiyle önemli isimleri burada fikir toplantıları içinde buluşturacaktık. Ama korona buna engel oldu. Bunun dışında her yıl devam eden bir tenis turnuvamız var. Bu yıl beşincisini ifa edecektik. Ancak o da pandemiye takıldı. Amatör spor ve futbol kulüplerine ilişkin bir kupa çalışmamız var, bunun da projelerini sürdürüyoruz. Umuyoruz ki şartlar el verirse bununla ilgili belki önümüzdeki yılı planlayacak bir çalışma yapabiliriz. Bu yıl birçok kulüple de anlaşma noktasına gelmiştik ama maalesef seyircisiz olması hepimizi geri adım atmaya itti. Bu, güç birliği; sinerji ve meslektaşların katkılarıyla oluşacak bir şeydir. Sağduyulu gazetecilik yapmaya gayret ediyoruz. Meslektaşlarımız olabildiğince yapıcı eleştiri yapmaya çalışıyor. Bizim için kırmızı noktalar var, ahlak değerleri çok önemli. Kimsenin kişisel haklarına saldırıyı doğru bulmuyoruz’’ şeklinde konuştu.