BATUHAN ERSEK- ÖZEL HABER

On TV ekranlarında yayınlanan ve Gazeteci/Yazar Cevat Türe’nin sunduğu Spor Gündemi Programına Eski hakem Necdet Külahçı, Bursasporlu eski futbolcular Sedat Özbağ ve Şükrü Tekbudak konuk oldu. Programda Bursaspor-Adana Demirspor maçının değerlendirmesi yapıldı.

Sedat Özbağ Bursaspor- Adana Demirspor maçı hakkında ‘’İstikrarı yakalayamayan bir Bursaspor vardı. Son iki haftaya baktığımızda Eskişehirspor ve Osmanlıspor maçlarında ne istediğimiz sonuçları alabildik ne de istediğimiz oyun anlayışını sahaya yansıtabildik. Bu maçın özelliği çok farklıydı. Aramızdaki puan ve kalite farkıyla beraber eşit düzeyde bir maçtı. Onlar da çok iddialı geldiler. Maçtan önce de çok zorlu bir maç geçeceğini düşünüyordum. Bursaspor’un maç seçme olayı bazı zamanlar pahalıya mal oldu. Puan kayıplarına neden oldu. Bu yönden baktığımızda Bursaspor’un bilhassa Hatayspor, Karagümrük, Adana Demirspor maçlarında yüksek düzeyde motivasyonla çıktığını gördük. Fakat alt sıralarda olan, küme düşmeye oynayan takımlara karşı motivasyonu bir türlü sağlayamayan Bursaspor vardı. Bu maça çok iyi hazırlanmışlar. Tribünler de destek verince tribün-saha içi buluşması ambiyansı olağanüstü olan bir maç haline getirdi. İlk 45 dakikada hiç pozisyon vermedik. Bursaspor pozisyon bulan, pozisyon vermeyen, agresif, topa sahip olan, dönen topları karşılayan, üzerine akın tazeleyen ve istenen bir durumdaydı. Tribünler de buna eşlik edince ortaya seyir zevki büyük bir maç çıktı. İkinci yarı Özer’in atılmasıyla beraber Bursaspor’da stratejiler de oyun anlayışı da değişti. Özer arka arkaya yapılan faullerden sonra kırmızı kart gördü. Bir de Özer çok tecrübeli bir futbolcu. Kırmızı kartı itirazdan gördüğü için tepkilerimiz ona. Yoksa son haftalarda takımı sırtlayan bir görüntüdeydi. Katkısı yadsınamaz. Geçen hafta yüksek tempoda oynayan iki oyuncu Özer ile Shehu’ydu. Bu hafta Özer cezalı duruma düştü. Shehu, Özer ve Burak Kapacak yok. Üç eksikle Erzurum’a gidilecek. Bursaspor’un kulübesi bunu kaldırabilecek mi bilemiyorum. Bu maçta İbrahim hocanın yaptığı değişiklikler olumluydu. Orta sahayı güçlendirdi. Orta sahada Selçuk’un olmaması tempoyu artırdı. Onu kınama açısından söylemiyorum ama Selçuk artık jübilesi gelmiş bir oyuncu. Onda ısrar etmenin anlamı ve mantığı da yok. Doğruyu bulduğunuz zaman orta sahada dinamik bir Bursaspor ortaya çıkıyor. Bir de eşleşmelere bakmak lazım. Sağ bekte oynayan Tayfur ile Volkan’ın eşleşmesi mükemmeldi. Tayfur hiç fırsat vermedi. Mehmet Akyüz’ün golü bizi zora soktu. Son dakikalar geçmek bilmedi. Aldığımız maçı bir anda verebilirdik, 10 kişi oynuyorduk. Dönen topları aldılar. Bizi iyice bunalttılar. Özer’in acemice yaptığı bir hareketti. Sedat’a ayrı bir parantez açmak istiyorum. Sedat görev verildiğinde işini en iyi yapan oyunculardan birisi. Anıl’la ikisi iyi bir uyuşum yakaladı. İki bekimiz de iyidi. Lig bir yolculuk. Bu yolculuğun içerisinde yardımlaşmayla beraber bütünleşebilirsek Bursaspor istediği kıvama gelmeye başlayacak. Puan farkı kapanmaya başladı. Hatay puan kayıpları yapıyor. İki kere hoca değiştirdi. Ligde iki takım dışında tüm takımlar hoca değiştirdi. Bu yönden bakarsak ne kadar istikrarsız bir lig olduğunu görebiliriz. Lig çok mücadeleci. Yüzde yüz oynayan bir takım yoktur ama yüzde yüz inanan bir takım varsa o da götürüyor. İşte burada Bursaspor bir adım öne geçti.’’ dedi.

Şükrü Tekbudak maç hakkında ‘’Bütün hafta boyunca güzel bir birlik beraberlik gösterildi. Özellikle sosyal medyada taraftarın birleşmesi, herkesin birbirini teşvik etmesi yirmi iki bin seyirciyi bulmamızı sağladı. İbrahim hocanın ve oyuncuların verdiği demeçlerin hepsi kazanacağız şeklindeydi. Dolayısıyla oyuncu ve taraftarların aynı eksen etrafında birleşmesi sahaya olumlu yansıdı. Taraftarın müthiş desteği, oyuncuların ilk defa her şeylerini vermesi gerçek Bursaspor’u ortaya koydu. İlk yarı hiç pozisyon vermedik. Selezniov’un ileride müthiş çabaları, Özer, Traore, Burak’ın çok çalışması ve Sedat’ın oynaması bize galibiyeti getirdi. İbrahim Üzülmez’in de istediği rakibe yakın oynayan, rakibi sürekli rahatsız eden, pozisyon vermeyen bir ekip üretmekti ve ilk defa bunu sağladık. Savunma ve Çağlar’ın harika oyunu ve Selezniov’un gayretleriyle ilk yarıyı 2-0 önde kapattık. Selezniov’u bir kez daha kutluyorum. Gelecek maçta Shehu ve Özer yok. Orta sahanın solunda Onur, Keremcan ile bir bütünlük oluşturabilir. Önde Onur, Traore, Serdar ve Selezniov ile oynayabiliriz. Serdar hakkında şüphelerim var. İlk alındığında pek faydalı olamayabilir demiştim. Sadece fantastik hareketler peşinde. Maçta oyuna fazla katkısı olmadı ama bunu adam kovalayarak kapatmaya çalıştı. Farklı varyasyonlarla oynayabiliriz. Bizim ısıran, koşan oyuncular lazım. Çünkü biliyorsunuz Traore 31-32 yaşlarında ve belli bir performans içinde hareket ediyor. Kubilay Kanatsızkuş alternatif olarak düşünülebilir. İbrahim Üzülmez’in mantıklı bir kadro üzerine düşünmesi lazım. Traore olgun bir futbolcu. Onunla birlikte uyumlu oynayacak oyunculara ihtiyaç var. Hocanın 7-8 takım içerisinde en çok gol yiyen takımız şeklinde açıklamaları var. Hocanın böyle beyanatlar vermemesi lazım. Onu giderecek olan kendisidir. Volkan’ın asist yaptığı golde Mehmet Akyüz bomboş kaldı. Orada kademe olması lazımdı. Bunların hafta içi antrenmanlarında çalışılması lazım. Özer olsaydı o golü yemezdik çünkü o ortadan gelen atakları kesiyordu. Erzurum maçında buradaki oyunumuzu tekrarlarsak kazanabiliriz. Öncelikle onların çıkışlarını engellememiz lazım. Onların özellikle yabancı futbolcuları çok agresif. Önde baskı yapıp Erzurum’u yan paslara zorlamamız lazım. En kötü ihtimalle beraberlik almamız lazım. İbrahim Üzülmez’in giderek takıma katkı yaptığını görüyorum.’’ sözlerini kullandı.

Nejdet Külahçı maçla ilgili hakeme de değindi. Külahçı ‘’Önce Koray Gençerler’i tanıyalım. Kendisi hiç futbol oynamamış. 16 yaşında hakemlik kursuna imkanı verildi. 18 yaşında il hakemi olmuş. Kısa bir sürede de uluslararası alanda yardımcı hakem olmuş. Yardımcı hakemler içerisinde başarılı bir hakemdi. Sonrasında bunu birden bırakıp hakemlik kategorisine geçen bir arkadaş. Son dönemde daha çok Ziraat Türkiye Kupası maçlarında hakemlik yapmış ve en çok da VAR’da görev almış. Hatta Trabzonspor maçında penaltıyı Fırat Aydınus’a bildirmediği için büyük tepki almıştı. Genellikle VAR hakemliği yapıyor. 30 yaşında FIFA hakemi olmuştu. Aslında tutarlı, iyi bir hakem gibi gözükse de yardımcı hakemlik ile birinci hakemlik arasında büyük bir fark var. Ben maçı izledim. Maçın başında bir pozisyonda Selezniov’a resmen sarıldılar. Hakem bu pozisyona bakmadı bile. Yedek kulübelerinin olduğu yerde rakibin 24 numaralı oyuncusu bizim oyuncumuzu yere indirdi. O pozisyonda sarı kart veya ihtar bekliyordum ama hiçbirini yapmadı. Hakem deplasman takımını ezdirmeyeyim düşüncesiyle hareket etti ama bu sefer de ev sahibi takımın hakkını yemiş oldu. Açık ve net faulleri gördü. Ancak yorum gerektiren faulleri çözemedi. Özer atılmadan önceki pozisyonda orta sahada bir faul oldu ama hakem bunu es geçti. Sonrasında Özer de bir faul yaptı. Hakeme de itiraz edince, hakem de onu ihraç etti. Hakemin en başında o faulü görmesi lazımdı. Özer’in de Bursaspor’u yalnız bırakmaya hakkı yok. Profesyonel ve tecrübeli bir oyuncunun bunu yapmaması lazım. Onun yetenekli bir futbolcu olması bu hareketleri yapmasını gerektirmez. Yönetimin de ona ağır bir ceza vermesi lazım. İki tane elle oynama pozisyonu oldu, hakem bunları çözemedi. Çözemeyince de oyun gerildi. Futbol eskisi gibi değil. Artık durarak oynanıyor. Kırmızı karttan sonra takım oyundan düştü. Bu kadar etkilememeliydi. Özer’in atılacağı belliydi. Ona bir şey yapmak lazım. Bu maçta Volkan’ı oynatmadık. Golden sonra yaptığı hareketler ona yakışmadı. Maçta müthiş bir ortam vardı. O baskıya pek fazla takım dayanamaz. Bir de Bursaspor’un bu ligde ağırlığı var. Diğer takımlar ona göre oynuyorlar. Ben Erzurum maçında beraberlik olacağını düşünüyorum.’’ Şeklinde konuştu.

Son olarak Sedat Özbağ ‘’Oyunun bir kalitesi vardı. Bursaspor 10 kişi kaldıktan sonra o kaliteyi toparlayamadı. Burada psikolojik faktörler devreye giriyor. Maç 2-1 olmuş. Buradan maçı kaybetme lüksün yok. Özer hırsından dolayı atıldı. Sadece Bursaspor’da değil. Oynadığı her takımda hırslıydı. Saha içerisinde birlikte hareket eden bir Bursaspor vardı. Alanları iyi kapattık. İyi baskı uyguladık. Kazanılan toplarla da iyi çıkışlar yaptık. Adana Demirspor’un topa sahip olma oranı ve pas yüzdesi yüksekti. Ama biz direkt çıkışlar yaptığımız için bizim pas yüzdemiz düşük oldu. Enteresan bir şekilde son iki haftada hiç korner kullanmadık. Rakip daha çok orta yapmış ama bunların çoğu 80’den sonra atılan şişirme toplar. Volkan Şen gibi oyuncular durur, durur sonrasında sahneye çıkar ve maçı alırlar. Kötü gününde olsa bile öyle bir hareket yapar ki maçın kaderini değiştirir. Bursaspor bölgeler arasındaki sıkıntıyı giderirse çok daha başarılı sonuçlara imza atabilir. Sistemler değişir. Değişmeyen tek şey ise prensiplerdir. Dünyanın her yerinde geçerli olan budur. Takım savunması veya hücumsal anlamda prensipler değişmez. Erzurum maçında yedek kulübesinde maçın kaderini değiştirecek oyuncumuz var mı? Burada bir soru işareti oluşuyor. Bir de saha şartlarından endişe ediyorum. Oyuncuların saha şartlarına göre kendilerini ayarlamaları lazım. Seyirci baskısı da olacaktır.’’ değerlendirmelerinde bulundu.