Siz de farkında mısınız?

Alinur Aktaş'ın halkın iradesiyle Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesinin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen belirli bir kesim hala bu gerçeği hazmedemiyor.
Başkan Aktaş'ın yaptığı her işin, ağzından çıkan her lafın, attığı her adımında bahane arayıp saldırmak için aportta bekleyenler, Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabından yayınlanan program üzerinden yine harekete geçti.
Şöyle ki;
Koronavirüsü salgını nedeniyle toplu şekilde bir araya gelinmemesi için tedbir amaçlı geçici olarak ibadete kapatılan Ulucami'de düzenlenen iftar programına eski müftüsü Mehmet Emin Ay ile birlikte konuk olarak katılmışlardır.
Günlerdir sosyal medya hesaplarından Aktaş'a ağza alınmayacak hakaret ve ağır ithamlarda bulunan kişilerin bahanesine bakar mısınız?
Neymiş efendim Alinur Aktaş, söz de Ulucami'yi tv stüdyosuna çevirmesi vatandaşların büyük tepkisine neden olmuş.
Bu da yetmemiş Aktaş'ın camiye ayakkabılarıyla girdiği aktarılmış.


Külliyen yalan...
Halbuki Aktaş'ın ayağında ayakkabı değil caminin uzun süredir ibadete kapalı kalması nedeniyle içerisinin soğuk oluşu sebebiyle ayaklarının üşümemesi için terlik giymiştir.
Ama dedik ya, konu Alinur Aktaş olunca hemen kızılca kıyamet koparılıyor.
Halbuki cami, cem olunan toplanılan yer demektir.
Camiler sadece ibadet için değil geçmişte devlet işleri için de kullanılmıştır.
Dönemin çok amaçlı kültür merkezleri de denilebilinir.
Söz konusu programda da hiç belediyecilik, siyaset konuşulmamış sadece ramazan ayının manevi iklimi, ramazanın bize kazandırdıkları, dikkat etmemiz gereken insan ilişkileri gibi manevi değerler üzerinde klasik bir ramazan sohbeti şeklinde geçmiş.
Tıpkı TRT'nin farklı zamanlarda Eyüp Sultan Camii'nden yaptığı programlar gibi.
İsteyenlerin Büyükşehir Belediyesi sosyal medya hesabından izlendiğinde görebileceği gibi sokağa çıkma yasağının olduğu bir gün de cami kapalıyken her hangi bir olumsuzluğa meydan vermeyecek şekilde bir düzen alınmış Ulucami'de.
Camiye girerken de, çıkarken de, otururken de daha doğrusu program esnasında cami adabına aykırı her hangi bir davranışında bulunulmadığı görülüyor.
Aktarıldığı gibi camiye ayakkabı ile girilmesi söz konusu değildir.
Kaldı ki Alinur Aktaş, sadece program için değil diğer günlerde de camiye gidip namaz kılan, kıldıran cami adabını bilen bir kişidir.
Sırf muhalefet etmek için meseleyi kamuoyuna yalan-yanlış şekilde aksettirenlerin tuzağına düşüp yorum yazanlara ne demeli?
Caminin yolunu bilmeyen, "bazı kişilerin" bu durumu fırsat bilip Alinur Başkana yüklenmeleri manidardır.