Cumhuriyet Halk Partisi 37. Olağan Kurultayı gerçekleştirildi.

Bu kurultayı diğerlerinden ayıran bir nüans vardı.

O da; farklı bir anlam yüklenmesiydi.

'İktidara yürüyüş kurultayı' denildi.

Ülkemizin içinde bulunduğu birtakım sıkıntılar nedeniyle önemli bir kurultaydı esasında.

Beklentiler de o denli yüksek.

Açıkçası ilk izlenim olarak, beklentileri çok karşıladığı söylenemez.

Zira Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının içeriği dolu olsa da, daha önceki konuşmalarına benziyordu.

Dolayısıyla partililer dışında pek fazla heyecan, coşku oluşturmadı.

Söylediği çok önemli şeyler var tabi.

Toplum nezdinde oldukça geniş bir kitle CHP'ye büyük umut besliyor.

18 yıldır iktidarda olan AK Parti'nin yerine geçip iktidar olmasını istiyor.

Kaybolan bazı değerlere, ortama ve gidişata dikkat çekerek, bunu bir an önce başarmasını arzu ediyor.

Ancak görünen tablo, yakın zamanda bu hayali gerçeğe dönüşterecek gibi değil.

Nedenine gelince...

Kadrolar hep aynı.

Her yerde hep aynı yüzleri görüyoruz, aynı isimler öne çıkıyor.

Yenilik, değişim olması gerekirken, yönetim kadrosu pek değişmiyor.

Birbiriyle çekişen PM adaylarının yerine, daha tarafsız, toparlayıcı isimlere yer verilse daha uygun olurdu.

Bu kurultayda tek değişim, divan başkanlığını kadın belediye başkanının yapmasıydı.

Siyaset sonuç itibariyle; ikidara gelmek, toplumun refah düzeyini yükseltmek, insanları mutlu kılmak, adalet, özgürlük gibi temel değerleri tesis etmek için yapılır.

Koltuğumu koruyayım diye yapılmaz.

Gerektiğinde devretmesini bilmek gerekir.

Bir bayrak yarışıdır.

Yıllardır muhalefette kalan stabil durumun artık değişmesi gerekir.

“Hep aynı şeyleri yaparsan, hep aynı sonuçları elde edersin” diye bir söz var.

Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp, farklı sonuçlar beklenemez.

'Yeni bir yüzyıl' vurgusu yapan CHP'ye büyük sorumluluk düşüyor.

Makus talihini yenmesi şart artık.

CHP ve ittifak içinde olacağı partiler güçlerini artırmak zorunda.

Aksi halde 100. yılda, 2023'te yine iktidar olamaz.

Yapılan son anketlere bakıyorum.

Ayasofya'nın 86 yıl sonra cami olarak ibadete açılışıyla birlikte, AK Parti kaybettiği oyları geri toplamaya başlamış görünüyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi olsa, Recep Tayyip Erdoğan'ı tercih edenlerin oranı da beklendiği gibi arttı.

Tek başına girdiği seçimi kazanan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu tercih edenlerin oranı ise oldukça az.

Gerçi Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı adayı olmayacağını ifade etmiş olsa da, çıkan sonuç yine de CHP açısından fikir veriyor.

Anketlerde diğer bütün partiler de oy kaybetmiş görünmekte.

Buradan çıkan mesajları CHP iyi almalı.

'Hedef iktidar' derken bunu iyi değerlendirmeli.

Seçmen kitlesi, CHP içerisindeki çekişmelerin, rekabetin sona ermesini, ülke için toplum için el birliğiyle çalışılmasını istiyor.

Fakat bu havayı göremediği için de tam anlamıyla güvenemiyor.

Kişisel ikbal hesaplarını bırakıp, öncelikle bu birlikteliği başarmak lazım.

*********

Günün Sözü

“İnsan dürüst olmalı.

Kendi hatasına da gülmeli.”

James Joyce