Çok geniş bir kesim, Cumhuriyet Halk Partisi'nden iktidar olmasını bekliyor.

Ülkenin gidişatına bakıp bu sorumluluğu yüklüyorlar.

37. büyük kurultay da bu minvalde 'hedef iktidar' temasıyla yapıldı.

Ancak gelin görün ki, yıllar yılı CHP iktidar olmayı bir türlü başaramıyor.

Buna pek çok sebep sayılabilir.

Adına ne derseniz deyin, gerçek ortada.

Kemal Kılıçdaroğlu da koltuğu kolay kolay bırakacak gibi görünmüyor.

Son yerel seçimlerde elde ettiği başarıyı gösterenler, AK Parti'nin yanlış adaylar tercih ettiğini ve bunun da rolü olduğunu unutuyor.

Kurultay sürecinde PM için edilen mücadeleyi gördük. Daha çok koltuk koruma amaçlı.

Hal böyle olunca, halkın beklentisi olan iktidar hedefi hayalden öteye geçemiyor.

Daha önce de yazdım, hep aynı şeyleri yapanlar, farklı sonuçlar beklemesin.

Esasında birlik, bütünlük halinde hareket edilmesi gerekirken, toplumda karşılığı olan, kitleleri peşinden sürükleyebilecek isimlerin ekarte edilmesi de oy kaybettiriyor.

İşte onlardan biri, Muharrem İnce.

İnce'nin son günlerde yeni parti kurma girişimleri gündeme geldi.

Ok yaydan çıkmış vaziyette anlayacağınız.

Kendisi açıkça ifade etmese de inkar da etmiyor.

En yakınındaki bazı isimlerden, yeni partinin yılbaşına kadar kurulacağı bilgisi yayılıyor.

Ortaya atılan bu konuyla ilgili halkın tepkisi, diğer deyişle kamuoyunun nabzı ölçülüyor bugünlerde.

Buna göre somutlaşacağı anlaşılmakta.

Neredeyse tek ortak paydaları Atatürk olan, sosyal demokratlar ve ulusalcılar olarak iki kanadı barındıran CHP'de, bu duruma şaşırmamak gerek.

Refah, Fazilet partilerinden AK Parti, MHP'den İYİ Parti ortaya çıktıysa, CHP'den de yeni bir parti pekala doğabilir.

Daha önce doğanlar gibi hezimete uğramasın yeter ki.

Valla bana sorarsanız, Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan parti kurduysa, Muharrem İnce neden kurmasın?

Üstelik İnce bu isimlere göre daha avantajlı.

Sol kesimin yanı sıra, merkez ve sağ cenahtan da ilgi görecektir.

CHP'den koparacağı gibi, milliyetçi ve muhafazakar kesimlerden de kitle koparacaktır.

Daha doğal, halkçı, kapsayıcı, kucaklayıcı bir yapısı, öyle bir algısı var.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde partisinin sert kabuğunu kırarak başarılı oldu. Parti içinde ciddi bir ağırlığı bulunduğunu gösterdi.

Seçim gecesi ortadan yok olduğu, içki içtiği vs. konuşuldu.

'Adam kazandı' sözü çok eleştirildi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğü söylendi.

Bu iddiaların parti içerisinden kendisini yıpratmak isteyenlerce ortaya atıldığını dile getirdi. Kendisine inanan çok.

CHP içerisinde mevcut yönetime muhalif gruplar hazırda bekliyorlar.

Dışlanmış, emeği heba edilmiş, gayreti görülmemiş birçok isim mevcut.

Ayrıca parti içindeki bazı ayrımcılıklar kutuplaşmaya sebep oluyor.

Dolayısıyla parti il ve ilçe örgütü kadroları kısa sürede oluşturulur.

Bursa'da da Muharrem İnce'yi destekleyen, seven, birlikte hareket eden çok sayıda CHP'li bulunmakta. Bunlar özellikle Baykalcı olarak bilinen isimler. Aralarında il başkanlığı yapmış olanlar da var.

CHP'den 20 milletvekilinin de İnce ile birlikte yol yürüyeceği söyleniyor.

Muharrem Bey'i tanıyanlar bunun altının boş olmadığını belirtiyorlar ve kendi yolunu çizmeye karar verdiyse, geri dönmeyeceğinin altını çizmekteler.

Start tarihi olarak eylül ayının ortaları gösteriliyor. Güneydoğu Anadolu'dan başlangıç yapacağı kaydedilmekte.

Daha özgür, daha şeffaf, daha demokratik bir yapıyla hedefe ulaşılır belki.

Tabi madalyonun bir de diğer yüzü var.

O da, bu hamlenin altında, 'böl, parçala, yut' taktiğini çok güzel uygulayan dış güçler ve işbirlikçilerinin bulunabileceğini unutmamak lazım.

Son günlerde kanallarda bu konunun sıkça ele alınıp tartışılması, İnce'nin parlatılması da bu yüzden olabilir.

Şayet böyleyse oyuna gelmemek gerek.

Enine boyuna tartmalı.

Aksi halde CHP inceden bölündüğüyle kalır.

Yazık olur.

**********

Günün Sözü

“Çok bilenler konuşmaz,

konuşanlar çok bilmez.”

Lao Tzu