1980’li yılların sonu; SHP’de İl Gençlik Kolları Başkanıyım…

Dönemin SHP Genel Başkanı Erdal İnönü’nün katılımıyla yapılan Bursa il dayanışma yemeğinde yanımdaki boş sandalyeye, hani derler yafilinta gibi;yakışıklı,uzun boylu, güleç yüzlü,biri oturupelini uzatmıştı:

‘’Ben Hasan Yılmaz; nasılsın. Seni bir süredir ilgiyle izliyorum. Siyasettebasamak basamak çıkmalısın. CHP gençlik kolları bir okuldur, nice politikacı yetişti buradan. Tanışmak istedim, her zaman yanındayım’’.

Kısa sohbetimizden sonra,güçlü bir biçimde elimi sıktı;gülümsedi, ayrıldı.

Çaylak bir siyasetçiydim; Hasan Yılmaz’ın samimi sözleri; hali tavrı, güven duygusuyla içimi ısıtmıştı.

***************

Ve daima öyle oldu;siyasette beni destekledi, onurlandırdı, teşvik etti.

Köşe yazarlığım boyunca da sürdü bu.

Sağ olsun yazılarımın takipçisiydi; bazen arar kutlar, bazende itiraz eder yada bir öneride bulunurdu;ama, ilgisini desteğini hep duyumsatırdıHasan Ağabey.

********************************

Acı haberi alıp da yüreğim kör bir testereyle doğranmış gibi olunca; aklımaHasan Abi masadan ayrılıp giderken ardından bakışım geldi.

Hayat böyle.. Kalkıp gittiğimiz anlar olur, sonra yine döneriz; ayrılıkları kavuşmalar izler, hayatın çarkı içinde akıp gider ömrümüz.

Ya şimdi…

Hasan Abien güzel, en yaşanacak yıllarında kavuşmasız ayrılığa gitti, tesellisiz acıların sessizliği oturdu içimize.

Şair ne demişti: ‘’Ölüm adın kalleş olsun’’.

*******************************

Hasan Yılmaz SHP Bursa 2. bölge birinci sıra milletvekili adayı iken;alanlarda traktör ve kamyon kasaları üstünde veya sigara dumanlı, çay bardağı şakırtılı köy ve mahalle kahvehanelerinde yan yana konuştuk; evlerin kapısını çalıp, esnafın elini sıkıp çarşılarda pazarlarda broşür dağıttık.

Hasan Abinin babası,CHP’nin unutulmaz isimlerinden TahtalıKöy’lüKadir Yılmaz da zaman zaman bize katılırdı. Kadir Yılmaz,CHP’yi Bursa’da var eden;o sadık,o çalışkan taban siyasetçilerindendi.

***************************************

Hasan Yılmaz;SHP Bursa’da 190 bin oy almasına karşın milletvekili olamadı, çünkü Turgut Özal her seçime ayrı bir seçim yasasıyla giderdi, il barajı vardı ona takılmıştı.

Olsun; ben Hasan Abiye ceketimi ilikler, sesime ciddiyet katıp, ‘’sayın milletvekilim’’ derdim; gülüşürdük.

******************************

Geçen sene,Hasan Yılmaz İzmir’den gelmişti, aramıştı,bayramda buluşmuş CHP’den, ekonomik krizden, hayattan, anılardan konuşmuştuk.

Sohbette;CHP’nin asla Atatürk’ten, 6 Ok’tan kopmaması gerektiğine; devrimci,anti emperyalist çizgisini sürdürmesine vurgu yapanHasan Yılmaz’ın Bursa’dan ayrılmış olmasının ne büyük kayıp olduğunu bir daha fark etmiştim.

************************

Hassas, duygusal bir yapısı vardı; çok güzel gülümserdi Hasan Ağabey ve güldü mü gözlerinde ışıl ışılyıldızlar çakıp sönerdi.

Sesinin tınısındaki samimiyeti, sıcaklığı nasıl anlatmalı

**********************

Her şey anı olur sonunda, insan insanın tanığıdır.

Nice dostun ardından böyle acı satırlar yazmaya mecbur oldum; parmaklarım kanaya kanaya, gözlerime yaş otura otura, boğazımda kör düğümlerle.

Her gidenle eksile eksile.

****************

Yazımı bitirince içimden geçerdi; acaba Hasan Abi okudu mu?

Köşe yazarının kör olası kaderidir; bazen bu yazı gibi okunamayacak yazılar yazarız, sonsuzlukla noktalı.

***********************

Giden CHP’nin  öz evladıdır.

Eğilip bükülmez bir Atatürkçüye;sadık samimi bir CHP’liye, CHP terbiyesi almış adabı edinmiş bir partiliye; sözünü sakınmaz bir cumhuriyetçiye; zıpkın gibi birKuvayiMilliyeciye; kararlı bir Anadolu aydınlanmacısına vedadır yaşadığımız.

CHP’nin yiğidine elveda.

**************************

Hakkını helal et yoldaş. Buradayız, nöbetteyiz.

Anın, mücadelemizde omuz başımızda olacak.