Bu hafta ülkemizde 18 milyona yakın öğrenci ara tatile girdi. İlk, orta ve Lise öğrencileri… Sayısı oldukça yüksek, gururlanıyoruz. Mutlu oluyoruz, çünkü bu sayı Avrupa’da gelişmiş olan birçok ülkenin nüfuslarından fazla.

Bizim için çok büyük bir şey, bu büyük bir avantaj. Bunu çok iyi değerlendirmek gerekiyor. Hepsi öğrenci olduklarına göre, hepsi eğitim alıyorlar, o halde bu eğitimi bu çocuklara çok iyi vermeliyiz. Eğitim ise sadece fenni ilimler değil, ahlaki ve dini eğitimler muhakkak verilmelidir. Çünkü nesillerimizin ahlaklı olması ve insanlara faydalı olabilmesi için fenni ilimler tek başına asla yeterli değildir, olmayacaktır. Fenni ilimleri öğrenip, uyuşturucu madde üretmek, bu ilimler ile zararlı ve korsan yazılımlar geliştirmek, en gelişmiş bilgileri öğrenip ahlaklı biri olmayı önemsemiyorsa bir kişi o ilimleri fayda yerine tamamen yanlış işlerde kullanan nesiller olurlar.

Ahlaki ilimlerin temeli kaynağı elbette dinlerdir, dolayısı ile din eğitimi ahlak eğitiminin temel taşıdır. Bir kişiyi ahlaklı yetiştirmek sadece, sözlerle ve uyarılarla olabilemez, dini ilimler ile Allah’ın yani yaratıcının varlığı ve insanlar için iyi olan kaide ve kuralları koyanın Allah olduğu ve bu kaide ve kuralların da temel ahlak kuralları olduğunu öğretmekle olur.

Bu gün ABD olsun, Avrupa olsun, batı medeniyeti dini eğitimin ne kadar önemli olduğunu kavramış vaziyetteler. Birçok ülkede artık din adamları okullara gidip dini dersleri bizzat vermektedirler. Çünkü Batı, dinini tamamen unutmak üzeredir. Bu durumun batı medeniyeti(!) için yok oluş olduğunu artık fark ediyorlar. Dinini kaybeden batı, ahlakını da kaybediyor.  Ahlakını kaybedince de nesilleri kayboluyor, aile yapısı yok oluyor.

Batı, her ne kadar eğitim sistemleri ile övünüyorsa da, fenni ilimlerde başarıları iyi seviyelerde olsa da ve bu sayede ülkelerin gelişmişliklerine katkı sunuyor olsa da bu sistemleri, son zamanlarda ahlaki sorunlar da baş göstermiştir bu sistemleri. Özellikle öğrencilerin ellerine silah alıp sınıfları taraması, önüne geleni öldürmesi, ya da toplu intiharlar ve ya bireysel intihar bunun en büyük göstergesidir. Tabii bu göstergeler sadece buz dağının görünen yüzüdür, ama herkes bilir ki buzdağlarının asıl büyük kısımları suyun altındadır. Yani bizler malum olmayan ancak batılı akil insanları son derece düşündüren konuların başında çocukların dini eğitimlerinin eksikliğinin bir şekilde giderilmesi gerektiğidir. Bu konuda gerek açıklama yapan, gerek yasalar çıkaran ve gerekse de geleceğe dair planlar yapan hep batılı ülkelerdir.

Bizim ülkemizde ise durum o kadar kötü değildir. Bu gün bir araştırma yapılsa, ülkemiz ile batı arasında çok büyük fark olduğu ortaya çıkacaktır. Ancak giderek batıya benzediğimiz de açıktır. Bu hızla gidilirse birkaç sene içerisinde bu ahlaki değerleri yitirme konusunda batıyı geride bırakırız. Günümüzde yitirdiğimiz en önemli ahlaki değerimiz başta çevre olmak üzere büyüklerimize saygıyı tamamen kaybetmek üzereyiz. Özellikle yeni nesil gençler arasında büyüklere saygı hiç yok denecek kadar az. Bir diğeri ise gizlemeye bile gerek duyulmadan, cinsiyetler arasındaki duygusal ilişkilerin ortaya saçılmış olması ve bu ortaokul seviyesindeki öğrencilerde bile var. Sokaklarda, kafelerde, uluorta sarmaş dolaş sevgilicilik oynuyor çocuklarımız. Bu durumun neticesinde ise çocuk yaşta gençler arasında cinsellik çok hızla yükselmektedir. Bir diğer konu ise başta sigara olmak üzere, içki ve bilumum uyuşturucular gençler arasında çok hızlı bir şekilde yayılıyor.

Her şeye rağmen, gençlerimizin henüz az bir kısmı bu tür şeylere tevessül ediyor. Büyük bir kısmı ailelerinin ahlaki değerlerini taşıyor ve yaşıyorlar. Ancak bu, bilinçli değil de, alışkanlıktan kaynaklıdır. Böylesi çok uzun sürmez, çünkü aile büyükleri vefat edince yeni nesil aynı alışkanlığı devam ettirmeyebiliyor, çocuklarının kendi yaşam tarzlarını değiştirmelerine ses etmiyorlar. Böylece iki nesil arasında çok büyük ahlaki değer farkları ortaya çıkıyor. Bu yüzden ahlaki eğitimin mutlaka verilmesi gerekiyor, ancak ahlaki eğitimin kaynağı olan dini eğitim verilmelidir.

Çocuklarımızın, akıllı, ahlaklı, hem kendilerine, hem ailelerine ve hem de topluma faydalı nesiller olabilmeleri için muhakkak dini eğitimleri ilkokuldan başlayarak lise bitene kadar her yıl bir ya da iki ders halinde verilmelidir.  Bu vesileyle karnelerini almış olan çocuklarımızı da tebrik eder, gelecek dönemlerinde de daha başarılı olmalarını dilerim.