Günümüzde siyasi partiler demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarından birisi olarak kabul edilmektedir.

Halkın yönetime katılmasının ve yönetenleri belirlemesinin aracı olan siyasi partiler üstlendikleri bu görevle demokrasinin siyasal yaşama yerleşmesini sağlarlar.

Parti içi demokrasi ise tam bu noktada karşımıza çıkar…

Çünkü bir siyasi parti kendi içinde demokrasiyi uygulayamıyorsa bunu temsil ettiği ülke bazında uygulaması da pek gerçekçi olmayacaktır.

Dolayısıyla parti içinde demokrasinin varlığı partilerde demokratik bir yapının ve etkin bir katılımın oluşmasına da katkıda bulunur.

Demokratik olsun, olmasın her ülkede parti ve partiler bulunur.

Her ülkede iktidar partisi olur ama demokrasilerde asıl olan muhalefet partilerinin de bulunmasıdır.

* * *

Partiler, programlarıyla birbirlerinden amaç ve hedefler bakımından birbirinden ayrılırlar.

Ancak çoğu partinin programı aynı kapıya çıkar…

Parti programları partilerin kendilerini nasıl tarif ettiklerini, hangi genel politikalara önem verip hangilerini desteklediklerini, amaç ve hedeflerini kamuoyuna açıklayan belgelerdir.

Ancak bunlar seçimden önce hazırlanmazlar…

Parti programları, partiler ilk kurulduklarında yahut gelişen sosyal ve ekonomik durum karşısında kendilerini yeniden konumlandırmak istediklerinde hazırlanır ve parti kongrelerinde kabul edilerek yürürlüğe girer.

Partilerin seçim dönemlerinde hazırladıkları ve özellikle o seçimde ne yapacaklarını anlattıkları, özel politikalara, kısa vadede alınacak kararlara yer verdikleri ve seçim kampanyası esnasında kamuoyuyla paylaştıkları belgelere seçim beyannamesi adı verilir.

Seçim beyannamelerinin hazırlanması zorunlu olmamakla birlikte özellikle batı demokrasilerinde her seçim öncesi yayınlanmaları bir gelenek haline gelmiştir.

Ancak bunlar genel ahlak kuralları ve Anayasa hükümleri dışında maddeler, amaç ve hedefler içeremezler.

Kimi partiler de kimi çözüm politikalarını kamuoyuna yansıtmazlar.

Geçmişte bir dergi için seçim öncesi partilerin tarım politikalarını araştırmaya kalktığımda iktidar, muhalefet partilerini gezerken yolum Türkiye Komünist Partisi İl Başkanlığı’na düşmüştü.

Parti merkezine girdiğimde salonda gençlerin harıl-harıl afiş, pankart hazırladıklarına tanık olmuştum.

Yetkili biriyle görüşmek istediğimde sanırım bir yönetim kurulu üyesi ve başkan yardımcısına partilerinin tarım politikalarını, seçimi kazanırlarsa tarımda ne gibi politikalar uygulayacaklarını sorduğumda muhatap olduğum yöneticinin çok şaşırdığını ve ‘Bizde böyle bir şey yok, biz sistemi yıkacağız’ demekle yetindiğini dün gibi anımsıyorum!..

AK Parti’nin amaçlarını topluma daha açık ve doğru anlatabildiği için seçmenden teveccüh gördüğünü görmek gerekiyor.

* * *

Parti programı okumak alışkanlığı pek gelişmemiş olsa da toplumumuzda, benim belirgin alışkanlıklarım arasındadır partilerin programlarını okumak.

Öncelikle Batı toplumlarında yaşanan, oradan tüm dünyaya farklı yoğunluklarla yayılan sanayileşme ve bunun sonucunda ortaya çıkan yoğun kentleşmesiyasal karar alma mekanizmalarının değişmesine ve yurttaşların bu mekanizmalarda giderek daha çok yer almasını da beraberinde getiren bir süreci doğurmuştur.

Parti programlarının çoğunluğunun birbirinin benzeri olmasının temel nedeni genel ahlak kuralları, Anayasa ve toplumsal beklentilerdir.

Ancak sisteme muhalif kimi partilerde programlar genel ahlak kuralları, Anayasa ve toplumsal beklentiler dışına da taşabilmektedir.

Bu taşma belirgin bir hal aldığında ve uygulamada farklılıklar ortaya çıktığında sistem bu partileri ikaz etme yahut kapatma yoluna da gidebilmektedir.

Geçmişte birçok siyasi partilerin kapatılmış olmaları buna örnektir.

Uzun süredir seslendirilen ve bu günlerde HDP üzerinde yoğunlaşan tartışmalar en sıcak örneklerdir.