Sevgili dostum, genç kardeşim; değerli eşi Bankacı Neşe Yüksek Ütük ile mutlu bir evliliği sürdüren Avukat Yalın Ütük’ün ve kardeşi Hazine ve Maliye Bakanlığı uzmanı, sevgili Özgür Ütük’ün biricik babaları Cengiz Ütük geçtiğimiz cuma vefat etti.

Cengiz öğretmenim gibi büyük değer verdiğim, ömrümde izi olan dostlarımı kaybetmek beni git gide daha çok sarsıyor. Yaşlanıyor olmaktan, ölüme yaklaşmaktan, gönlümün geçen yıllarla çok yorgun düşmesinden belkide.

Ve her ölümle; bütün yitirdiklerimin acısını, hatıralar eşliğinde yeniden yaşıyorum.

Her dostun kaybıyla ömrümden bir parça kopuyor; eksiliyorum. İnsan insanın tanığıdır çünkü

**********************

1943 Kırklarelidoğumlu Cengiz Öğretmenimin vefat haberini öğrendiğimde çöktüm kaldım koyu bir sessizlikte.

Gözyaşlarıma engel olamadım denir ama, neden engel olayım ki; usul usul ağladım.

İlk hatırıma gelen Cengiz Ütük’ün evinde şiirlerden, romanlardan, siyasetten konuşarak yediğimiz Seher hanımın hünerli ellerinden çıkan o lezzetli yemeklerdi o unutulmaz sohbetlerdi.

**********************

Nazım Hikmet , Attila İlhan, Can Yücel, Bedri Rahmi Eyüboğlu en sevdiği şairlerdendi Türkçe öğretmeni Cengiz Ütük’ün.

Bedri Rahmi'yi aynı zamanda ressam olduğu için ayrı bir severdi.

Yaşar Kemal, Sabahattin Ali, Orhan Kemal, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz en beğendiği yazarlardı.

Köşe yazılarımı okuyarak, bana destek olarak, hep moral vermiştir Cengiz Ağabey.

**********************

Çanakkale öğretmen okulundan mezun olduktan sonra Uşak'ın Banaz ilçesi Derbent Köyü’nde ilkokul öğretmenliği yapan Cengiz Ütük; daha sonra, Bursa Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünde okurken matematik bölümünde okuyan Seher hanımla tanışır; iki genç, aşık olurlar ve tam 51 yıl süren bir evliliği var ederler.

Bir insanın en değerli üretimi sevgidir, aşktır.

Ben Cengiz ve Seher öğretmenlerimin aşklarının, yoldaşlıkların, birbirlerine olan saygılarının tanığı olma onuruyla;kendilerini daimaörnek almışımdır.

**********************

Bu iki cumhuriyet aydını, bu iki güzel insan hep elele omuz omuza yürüdüler.

Derince Lisesi'nde (10 yıla yakın) ve Bursa’da  Osmangazi Orta Okulu’nda birlikte çalıştılar; binlerce öğrenciye ışık oldular.

Öğretmen çiftlerden oluşan evlilikler bir başkadır gözümde.

 

DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ

 

Sevgili Yalın acı dolu ama gururlu bir sesle şöyle diyordu:

Can abi babam hayata veda ettiğinde Memet Fuat 'ın “Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi’’ başucundaydı.’’

Yutkundu kısa bir sessizliğin ardından devam etti Yalıncım:

“Babam, resme meraklıydı. Bursa'daki bütün resim sergilerini izlerdi. Resimle ilgili birçok kitabı var. Toprağa verdiğimiz akşam onun çok sevdiği bir şiiri okudum: Ceyhun Atuf Kansu'nun “Dünyanın Bütün Çiçekleri’’. Hayatını aydınlanmaya, öğrencilerine adamış bir öğretmen daha ne isteyebilirdi ki.Bize güzel anılar bıraktı. Okumamızı, bilimsel yöntemle düşünmemizi; sorgulamamızı isterdi. Haksızlığa tahammül edemezdi.Berkant'ın Samanyolu şarkısını çok severdi. Hep anneme söylerdi.Mizaha  öyküleri yazmamda babamın etkisi çok.Öykü kitabımla ona sürpriz yapacaktım. Olmadı. Anısına yazacağım artık.’’

Yaz Yalıncım mutlak yaz.

 

RUHUNUZ ŞAD OLSUN

 

Bir Atatürkçüye; bir cumhuriyetçiye; bir vatansevere; bir laik bilimsel eğitim savunucusuna; bir Anadolu aydınlanmacısına; bir zarif mi zarif beyefendiye ve çok çok iyi kalpli bir insana veda ettim.

Bir bir gidiyorlar ve bir devir kapanıyor.

Ama laik cumhuriyet onlardan bize bir kutsal emanettir.

**********************

 “Sen Kalbimin Mehtabısın, Güneşisin/ Sen Ruhumun Vazgeçilmez Bir Eşisin/ Bir Şarkısın Sen Ömür Boyu Sürecek/ Dudaklarımdan Yıllarca Düşmeyecek’’

Berkant’ın söylediği; “Samanyolu’’nu dinleyerek yazdım bu yazıyı Cengiz Öğretmenim.

En son Yalın ve Neşe’nin evlerinde buluşmuştuk sizle; o son görüşmemizmiş, vedamızmış nereden fark edecektik.

Biliyorum ki; yıldızların ışığındasınız, mas maviliklerin enginliğinde, yüreğiniz gibi apaydınlık incecik bir gülüşsünüz.

Ruhunuz şad olsun, kavuşmasız ayrılığımınacısını hatıraların tesellisine emanet ediyorum.