Geride durur onlar; vitrinde olmayı, göze batmayı sevmezler.

Ün, makam; para pul; iktidar gücü; kariyer zerre umurlarında değildir.

Kişiliklidirler, vakurdurlar, metindirler, sadedirler, emektardırlar.

Tıpkı cuma günü yitirdiğimiz Şekibe Çelenk gibi.

Daha çok Deniz’lerin avukatı Halit Çelenk’i tanır kamuoyu. Şekibe Çelenk’i azdır bilen.

Sosyalizme; adalet, özgürlük, kardeşlik, barış mücadelesine adanmış bir ömürdür Şekibe Çelenk’in ömrü.

Ve 65 yıllık birlikteliklerinde eşi Halit Çelenk’le omuz omuza dik durarak yürümüşlerdir.

Bu aslında insanın, insan olma menzilini adımlayışıdır.

 

EMEKTEN YANA

 

İstiklal savaşı gazisi Hakkı Sayar’ın kızı olan Avukat Şekibe Çelenk; 1962 yılında Türkiye İşçi Partisi’ne TİP'e üye olmasını şöyle açıklamıştı:

"Bu sömürü düzeninin değişmesi; emekçiden, emekten yana bir düzenin kurulması için".

Çelenk; 1963 yerel seçimlerindeTİP'e ayrılan radyo konuşmalarından birisini yapan tek kadın konuşmacıdır ve bir dönem TİP Merkez Haysiyet Divanı üyeliğinde bulunmuştur.

Ve evini açmıştır sosyalizm mücadelesi veren 68 kuşağına;Deniz’lerinŞekibe Ablası olmuştur.

Deniz Gezmiş; 6 Mayıs 1972’de idama götürülürken avukatı Halit Çelenk’e“Şekibe Abla’ya selam söyle, bize çok emeği geçti” demiştir.

 

İNSAN OLMA ONURU

 

Fırıldaklardan;güç karşısındaeğilip bükülenlerden; yeri geldiğinde rüzgar gülü yeri geldiğinde bukalemun olanlardan ve sefil hayatlarını her şeyden bir pay kapmak için yaşayan çıkarcılardan iğreniyorum.

Konuşurken yılan gibi tıslar onlar; gülüşleri sırtlan sırıtışıdır; gölgeleri çakal gölgesi; bir akbaba gibi kanat açarlar bir yerde bir küçücük menfaat görmesinler.

 

Bir de Şekibe Çelenk’ler vardır.

İnsana insan olma onurunu yaşatırlar.

MÜCADELEYLE ÖRÜLMÜŞ BİR YAŞAM

 

Yazımı Şekibe Çelenk’in cümleleriyle bitireyim:

"12 Mart askeri cuntası ülkenin üzerinden bir silindir gibi geçti. Deniz, Yusuf ve Hüseyin idam edildiler. Onları asanları ve astıran Adalet Partisi iktidarını ve Demirel'i hiç affetmedim. 12 Eylül cuntası sevgili oğlum İlhan başta olmak üzere bir sürü genci yok etti. Yine cezaevlerine yetişmek zorunda kaldık Halit (Çelenk) ile birlikte. Geçen yıl yarin yanağından gayri her şeyi, güzel günlerin geleceğine dair inancımı paylaştığım, eşim, yoldaşım, meslektaşım Halit'i yitirdim. Zor ama dolu dolu geçen, mücadeleyle örülmüş bir yaşamdı Halit'le birlikte geçirdiğimiz 65 yıl. Onu özlüyorum. Umudum gençlerde. Ve onların vermeye devam ettikleri bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde."

 

Sevgili okurum…

Serpil Güvenç ve Sultan Özer’in yazdığı Evrensel Basım Yayın’dan çıkananı-biyografi türündeki ‘’Denizlerin Şekibe Ablası’’ kitabını al lütfen.

Anlatılan senin hikâyendir.

 

ŞekibeÇelenk’in naaşı; Karşıyaka mezarlığında eşi Halit Çelenk’in yanına defnedildi. İki devrimci, iki güzel insan, iki yiğit tekrar buluştular.

Kim bilir; insanlık da belki bir gün sosyalizmde buluşur.İnsanın insan olma mücadelesi sürüyor çünkü

 

Şekibe Çelenk’e derin bir saygı ve minnettarlıkla.