Hızla artan dünya nüfusu beraberinde gıdaya olan istemin artışına neden olmakta…

İnsanlar yaşamları boyunca taze meyve ve sebze tüketmeyi seviyor. Artan kentleşme ve sanayileşme nedeni ile azalan verimli topraklar, yaşanan iklim değişiklikleri ve tarım arazilerinin yeteri kadar sulanamaması nedeni ile insanların taze gıda istemini karşılamak her geçen yıl daha zor hale gelmekte.

Bu istemi karşılamak için kullanılan hormon ilaçları ve diğer tarım ilaçları ile daha fazla üretim yapılırken, üretimi yapılan taze gıdaların verimleri ve kaliteleri düşmekte.

Yani gıdanın güvenliği konusu gündeme gelmekte…

Bu da toplumları yeni üretim biçimlerine yönlendirmekte…

Dikey Tarım Uygulamaları gibi…

* * *

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, 2050 yılında dünya nüfusunun üç kat artacağı, aynı zamanda kentleşmenin de artacağı (kentli nüfus oranın yüzde 80 olacağı) öngörülüyor.

Bu, tarımda çalışanların daha da azalacağı anlamına gelmekte…

Ama artan nüfusun istemi de artarak sürmekte.

Öyleyse aynı alandan farklı sistemlerle daha fazla üretim yapmak gerekiyor…

Bunun bilinen yöntemi de ‘Dikey tarım’

Dikey çiftlik sistemleri, dikey seralar yeni bir tasarım…

Aynı taban alanında, çok katlı tasarım ile diğer yetiştirme ortamlarına ve sera sistemlerine göre yaklaşık 8 kat daha fazla yetiştirme alanı sağlayabilen bir sistem bu.

Böylece hem birim alanda verim artıyor hem de artan nüfusun besin gereksinimi daha sağlıklı ürünlerle karşılanabiliyor.

* * *

Güvenli, besleyici, lezzetli ve makul fiyatlı ürün yetiştirmeye olanak sağlayan bu modern yöntem, artan nüfusun sağlıklı olarak beslenmesi adına da oldukça stratejik bir öneme sahip.

Üreticiler daha yüksek verimli ve daha az atık sayesinde çevreci bir yöntemle ürün elde ederken, serada yetiştirilebilir tüm tarım ürünlerini de organik olarak yetiştirme olanağına sahip olabiliyor.

Bu yöntem ile üretim ile yani dikey tarımın yaygınlaşmasıyla gıda fiyatlarının sunum düşüşüne bağlı olarak fiyatların aşırı yükselmesinin önüne geçilebilir ve mevsimsel olarak değişen gıda fiyatlarının azaltılması sağlanabilir.

Günümüzün en büyük sorunlarından biri de bu konu değil mi zaten?

Kırdan kente yahut kentten kente ürün taşıma maliyetlerini azaltıcı, kuraklık ve sel gibi olumsuz hava koşullarının etkisini en aza indirebilecek bir sistem olmasının yanında dikey tarım, aynı zamanda yakıt, ulaşım ve çevresel maliyetleri düşürme potansiyeline de sahip.

Dünyada yaygınlaşan ve bizde de 15-20 yıl içerisinde büyük kentlerimizin çevresinde kurulacak bu seraların önemli bir yatırım alanı oluşturabileceği üzerinde ciddiyetle durmak gerekiyor.

* * *

Ancak burada önemli bir konu da karşımıza çıkacak kuşkusuz…

Sistemin kurulum maliyetlerinin şimdilik yüksek olması nedeniyle ilk yatırım maliyetlerinin düşürülmesi adına desteklenmesi gerekiyor.

Hemen bütün ülkeler zaten tarımsal üretime önemli desteklemeler yapmakta.

Şimdiden kimi ülkelerde (G. Kore) olduğu gibi gıda güvenliğinin de sağlanması amacıyla devlet tarafından önemli desteklemeler yapılmaya başlandığı biliniyor.

Dünya genelindeki dikey çiftlik projeleri genellikle 7 kat olarak planlanıyor.

Ayrıca bitkiler bir mekanik ray ile binanın içerisinde sürekli hareket ederek güneş ışığından eşit olarak yararlandırılıyor.

Dikey seralar aynı zamanda topraksız tarıma uygun ve su kültüründe bitki yetiştirmeye uygun sistemler.