Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanına Avrupalı devletlerin karışması Mehmet Ali Paşa'nın isyan ederek ayaklanması ilk zamanlarda olmasa da ilerleyen zaman dilimi dönemlerinde büyük devletlerin bu olaya karışmalarını gerektirmiştir. Avrupalı devletlerin Mısır sorununa müdahale edişlerinin sebeplerine göz atmak gerektiği kaçınılmaz bir husustur. Balkanlar’ın şımarık çocuğu Yunanilerin geçmişte Osmanlı devletine karşı bağımsızlık istemesinin teşvikçileri tabii ki, günümüzde de, 1830'lardan bu tarafa şımarttıkları Yunan Prensliğini hala teşvikten pek geri kalmamaktadırlar. Mısır, İngiltere ve Fransa’nın mücadele ettiği bir Kuzey Afrika ülkesidir. Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Rusya’nın mücadele ettiği bölgedir. O zaman diliminde Rusya ile mücadele içinde bulunan Avusturya içinde, Mısır meselesi de Avusturya’yı yakından ilgilendirmekte idi. Mehmet Ali Paşa’nın askeri gücünün Avrupalı devletler tarafından anlaşılması. Osmanlı Devleti’nin yıkılması sonucu ortaya çıkacak karışıklıkların, Avrupalı devletleri telaşa düşürmesi. Bölgede kuvvetli olan Mehmet Ali Paşa’nın yerine, zayıf olan Osmanlı devletinin bulunmasını istemeleri söz konusuydu.

Prusya dışında kalan dört büyük devletin Mısır meselesine bakış açıları ve izledikleri politikalar birbirinden farklı olmuştu. Mısır meselesinde Avrupalı devletler ortak bir cephe oluşturamamışlardı. Avrupa devletleri içinde Mehmet Ali Paşa’yı en çok destekleyen Fransa olmuştu. Mehmet Ali Paşa’nın Mısır’da yaptığı yenilik hareketlerinde ve en çok da askeri ıslahatlarda Fransa’dan yardım görmüştü. Fransızlar, Cezayir’i aldıktan sonra Kuzey Afrika’ya tamamen hâkim olmak istiyor ve bu konuda da, Mehmet Ali Paşa’dan yararlanmayı düşünmüştür. Bunun yanında Mısır, Napolyon’un işgalinden beri bir ilgi alanı olmuştu. Fransız halkı, isyan eden Mısır halkını desteklemeyi sürdürmekte idi. Fransa kamuoyu Mehmet Ali Paşa’nın yanında bulunmayı Fransız parlamentosundan istemekte idi. Avusturya, Rusya’nın Balkanlar’da yayılmasından çekinmekle birlikte, 1830 ihtilalleri Metternich’i daha fazla tedirgin etmişti. Avusturya, Mısır meselesinde Rusya ile birlikte hareket edecekti ki, bu yüzden Osmanlı Devleti Avusturya’dan da yardım isteyememişti.

Mehmet Ali Paşa’nın, İstanbul yakınlarına kadar ilerlemesi sonucu, Osmanlı devletinin yardım isteyebileceği ve güvenebileceği tek devlet İngiltere idi. Mehmet Ali Paşa ordusunun Belen savaşını kazanması üzerine, Osmanlı Devleti İngiltere’den yardım istemek üzere harekete geçti. Kasım 1832’de, İngiltere'den yardım istemek gayesi ile Namık Paşa özel elçi olarak Londra’ya gönderildi. Namık Paşa’ya verilen talimatta İngiltere’den on beş parça savaş gemisi istemesi ve İngiltere bunu kabul etmez ise, İngiltere’den paralı subay, topçu ve donanma askerleri temin etmesi istendi. Ayrıca, İngiltere Kralına özel olarak II. Mahmut tarafından yazılmış olan mektupta kendisine teslim edilmişti.

İngiltere Kralı’nın Padişah’a hediyeler vermesine, kralın, Fransa’nın Mehmet Ali Paşa’nın kötülüğüne ortak olduğunu ve İngiltere’nin Hindistan sömürgesine yol bulabilmek için çeşitli hilelere müracaat eden Rusya’nın Osmanlı İmparatorluğu’na olduğu gibi İngiltere’ye de tabii düşman olduğunu açıklamasına rağmen Namık Paşa İngiltere'den yardım alamamış olarak geri döndü. İngiltere hükümetinin Mısır konusunda sessiz durmasının nedenleri arasında: O dönemde İngiltere’nin Portekiz ve Belçika sorunları ile uğraşması vaki idi. İngiltere’de yakın dönemde genel seçimler yapılacak olması. Yapılacak seçimlerden dolayı kamuoyunun Osmanlı Devleti ile ilgilenmemesi. İngiltere’de muhalefetin de Mehmet Ali Paşa sorununa bulaşmak istememesi. Kabinede bulunan bazı bakanların artık Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunun geldiğini düşünce dünyasına alması, bazı zihinlerde nemelazımcılar zuhuruna vesile teşkil etti.

“Sultanın istediği yardım ve korumayı reddetmekle, Lord Grey Kabinesi’nin, dış politikada işlediği hata o kadar büyüktür ki, İngiltere tarihinin hiçbir döneminde hiçbir İngiliz kabinesi böyle bir hata işlememiştir” diyen| İngiltere Dışişleri Bakanı Palmerston'un adeta bir itirafı olarak addedilecek olabilen ifadesiyle yazımızı ikmal etmiş olalım. Fiemanillah.