23 Nisan sabahı içimdeki çocukla beraber uyandım.

Gururluydum, tülü ve perdeyi araladım; gün ışığı doldu odama. Pencereyi açtım, sabah serinliğini hissettim yüzümde; havayı derin derin içime çektim; yaşama sevincim tazelendi. Nisan göğü maviydi aydınlıktı.

Güneş doğmaya devam ettikçe umut da doğuyordu gönlümde.

 

İçimdeki çocuğu karşıma oturttum.

Elini tuttum, gülümsedim, saçını okşadım. Hep iki kişi olmak ne iyidir.

Hatıralardan konuştuk; asla geçmeyen geçmişi yad ettik. 23 Nisan’ını kutladık birbirimizin.

Ve Manuel Scorza’nın, “insanın ana yurdu çocukluğudur’’ sözünü anımsadık.

 

DÜNYANIN BÜTÜN ÇOCUKLARI

Çocuklar deyince…

Koronayla cansiperane  biçimde mücadele ederken kaybettiğimiz kahraman Doktor Yavuz Kalaycı’nın,"Kızlarım küçük sahip çıkarsınız değil mi?" cümlesi içimi öyle acıttı ki.

Ölüm anında dahi çocuklarının geleceğini düşünen bir babalık ahlakı ne yüksek bir karakter ister.

 

Kalaycı ve iki kızının fotoğrafına bakıyorum; boğazım düğüm düğüm.

Çocuklarına, çocukları da babalarına doyamadan araya korona girmiş. Aklıma o şiir geldi: “Ölüm adın kalleş olsun’’; korona adın kalleş olsun.

Bu yazımı Doktor Yavuz Kalaycı’ya ve kızlarına adıyorum. Bu 23 Nisan önce o iki kızımızın bayramı.

 

Sevgili Doktor Yavuz Kalaycı, kahramanımsın; minnettarım sana; bil isterim ki…

Türkiye'nin ve dünyanın bütün çocuklarına elimden geldiğince sahip çıkmak için yazıyorum yazılarımı.

Her harfim senin ve dünyanın bütün çocuklarının aydınlık yarınlarına bir ışık olsun.

KAPİTALİZM ve ÇOCUK

Kapitalizm çocuklar için tehdit. Kapitalizm ve emperyalizm çocukların çocukluklarını çalar, oyuncaklarını kırar, oyunlarını bozar.

İki dünya savaşının acı yükünü en çok çocuklar çektiler. Şimdi de sürüyor silahlanma yarışı; daha ölümcül silahlar geliştiriliyor üçüncü dünya savaşının ayak sesleri yükselirken.

Ve doğayı bitiriyoruz. Ağaçları, çiçekleri, çimleri börtü böceği talan ediyoruz.

Beton daha çok beton.

İklim krizinin sonuçları acı olacak. Kutuplarda buzlar eriyor; hayvan ve bitki türleri yok oluyor; ozon tabakası deliniyor. Su, toprak hava kirleniyor.

Çocukların geleceği yağmalanıyor.

 

Çocuk yaşta çalışmak zorunda olan emekçi çocuklar; dağa kaçırılan eline silah tutuşturulan çocuklar;  hapishanede terör örgütlerince infaz edilen çocuklar; tacize uğrayan çocuklar; aile içi şiddete maruz kalan çocuklar; savaşların yıkımı yaşayan çocuklar; mülteci çocuklar; hapiste ebeveynleriyle yatan çocuklar; açlıktan ölen, yoksulluktan hastalanan çocuklar.

Türkiye’nin, dünyanın bütün çocukları.

Her harfim sizedir.

 

Eğer tek bir çocuğun gözünde tek bir damla birikirse; o damlada boğulur insanlığımız.

Mutlu bir çocukluk en temel haktır.