Dönüm noktalarıdır bizleri bulunduğumuz konuma getiren. Belki farkında olarak belki de rastlantısal gelişen olaylar sonucunda. Doğru yolu seçmek, isabetli kararı almak, yanlışın peşine düşmemek bizleri biz yapar.

Dostoyevkski’nin idamdan son anda kurtuluşu gibi, yenilgi ile göz göze iken galibiyetin sıcaklığını tatmaktır varoluş.

Daha öncesinde tadını çıkartamadığımız, kıymetini bilemediğimiz olgular; kaybetmek üzereyken en değerli konuma yükselirler.

Doğru kararı verdiğimizi düşündüğümüzde dibe battığımız, ip boynumuzda, hayatımız film şeridi gibi gözümüzün önünden geçerken zirveye ulaştıran hayatın karmakarışık cilvesidir.

Nice eserleri ile Rus edebiyatına adını altın harflerle kazıyan, eserleri onlarca dile çevrilen Dostoyevski 1849 yılında devlet aleyhine propaganda yapma suçlaması ile tutuklanmıştı.

Çarlık Rusya’nın, Avrupa ülkelerinden ekonomi, sanat, bilim konularında çok geride kaldığını düşünen dönemin aydınları, Rusya’da bir reform hareketinin olması gerektiğini düşünüyordu. Dostoyevski de bu reform fikrini mantıklı bularak, reformculara katıldı, birlikte hareket ettiler. Dönemin Rus Çarı I. Nikolay, Rusya Çarlığına karşı yürütülen bu propagandalar karşısında çok sert bir tavır kuydu ve Dostoyevski’nin de bulunduğu tüm reformcuların tutuklanmasını emretti. 8 ay boyunca sorguya çekilen reformcular en sonunda idama mahkum edildi.

Aylar boyunca öleceği günü bekleyen, ölümün tatlı ve acı yönlerini kıyaslayan Dostoyevski idam olacağı günü beklemekteydi. Dostoyevski ve reformcu arkadaşlarının ölümü bekleme anı; Victor Hugo’nun ‘’Bir İdam Mahkumunun Son Günü’’ kitabındaki betimlemeleriyle açıkça gözler önünde canlanabilir. Öleceğini bilerek yaşamak, etrafında bulunan her şeyin, nefes almanın bile farkındalık çerçevesinde meydana geldiği, kendisiyle yüzleştiği ve kronometreye bağlı son günlerinin geri sayımı ile son nefesi vermeyi düşlemek; ıstırap dolu bir tecrübeden farksız değildi.

Gözleri bağlanarak infaz alanına götürüldü Dostoyevski ve de 21 arkadaşı. Üçerli gruplar halinde sıraya dizildiler ve Dostoyevski 2. grubun son sırasında ölümü beklemekteydi. Ölüm fermanları okundu, nişanlar alındı ve Dostoyevski’nin ölümle yüzleşmesine saniyeler kalmıştı. Son saniyelerini yaşıyor sanarken bir atlı çıktı geldi ve Dostoyevski’nin hayatını değiştiren cümleyi sarfetti; "Dur! Gafur ve rahim çar hazretlerinin kutsal arzusu hükmü bozdu ve hafifletti"

Rus Çarı tüm idam emirlerini iptal etmişti ve bu ceza yerine 4 yıl kürek mahkumluğu ve 6 yıl zorunlu askerlik cezasına çarptırdı bütün reformcuları.

Yeni bir sayfa açıldı Dostoyevski’nin hayatında... Tam her şey bitti derken, ömrü uzamıştı ve yeni baharlara merhaba diyebilecekti. Rus Çarı’nın idam emrini geri alması; Dostoyevski’nin Ezilenler, Ölüler Evinden Anılar, Suç ve Ceza, Budala, Kumarbaz, Karamazov Kardeşler, Delikanlı, Yer Altından Notlar romanlarını kaleme almasına sebep oldu ve hem Dostoyevski için hem de dünya edebiyatı için bir dönüm noktası oldu.

Dibe vurdu ve özgür kaldı, ölümle yüzleşti ve dünyanın en başarılı roman yazarlarından birisi oldu...

Birçok lider ölümünden sonra tarihin tozlu sayfalarına karışır. Anılmaz, hatırlanmaz ve hatta hatırlanmak istenmez. Rus Çarı I. Nikolay ise Dostoyevski’nin idam emrini geri almasıyla büyük bir yazarı dünya edebiyatına bağışladı ve iki yüzyıl geçmesine resmen akıllardan silinmedi.

Doruğa çıkacak ne varsa dipten başlar. Dar ağacından zirveye tırmanıştır yaşam savaşı...