Birleşmiş Milletler'in (BM) iki örgütü, Gıda ve Tarım Örgütü'yle (FAO) Dünya Gıda Programı (WFP), 16 Ekim Dünya Gıda Günü için hazırladıkları raporda, ekonomik krizin açlığı daha da derinleştirdiğini söylüyor.

Rapora göre, dünyada 1 milyarı aşkın aç insan var…

Dünyada her yedi kişiden birinin açlık çektiğini gösteriyor.

Bu gerçek dünyada korku yaratması gereken çok önemli bir sonuç…

Ne yazık ki gelinen durum bu!..

Birleşmiş Milletler’in bu durumu geriye doğru, aç insan sayısını azaltmaya yönelik öngörülerinin tersine dünyada açlık çekenlerin sayısının son üç yılda artması ise dikkat çekici…

Rapor, on yıldünyada 5 yaşın altındaki çocukların yüzde 22'sinde, açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle gelişme bozuklukları yaşandığını belirtiyor.

 

* * *

 

Dünya üzerindeki yetersiz beslenen ve aç insanların acısına dikkat çekmek, farkındalığı yaymak ve açlık felaketine karşı insanları harekete geçirmek amacı ile 16 Ekim Dünya Gıda Günü olarak, her yıl Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün ( FAO ) 1945'teki kuruluşunun yıldönümü olarak 150'den fazla ülkede Dünya Gıda Günü çerçevesinde kutlanmakta.

İyi, açlık ve yetersiz beslenme kutlanmakta!..

Dünya Gıda Günü'nün hedefinin, "Sıfır Açlık" amacına ulaşmak ve yetersiz beslenmeyi ortadan kaldırmak için bir silkelenme, uygulamaya geçme günü olması gerekmez mi?

Tüm kamu, özel sektör, sivil toplum örgütleri, akademi ve karar verici makamların bir araya gelip şimdiye kadar çıkarılan dersleri, yapılan iyi uygulamaları ve mevcut durumu değerlendirerek, önlem almaya yönelik yeni yollar aramaya vesile olması gerekmiyor mu bu günün?

Peki, ne yapılıyor?

Birkaç akademisyen çalışması, devlet yetkililerinin günü kurtarma söylevleri, Sivil Toplum Örgütleri’nin protestoları ve kıyıda-köşede birkaç haber…

Hepsi bu!..

 

* * *

 

2010’lu yıllarla birlikte insanlık tarihinde ilk kez dünya nüfusunun yarıdan fazlası kentlerde yaşamaya başladı.

Türkiye’de aileler aylık gelirlerinin yüzde 20’sinigıda ve alkolsüz içeceklere harcıyor.

Türkiye kişi başına düşen yıllık et tüketimindehala dünya ve AB ortalamasının altında kalıyor.

Genel olarak gelişmiş ülkelerdehayvansal üretim fazla…

Varsıl ülkeler listenin üst sıralarında yer alırken yoksul ülkeler listenin altında kalıyor.

Et tüketimi insan sağlığı açısından son derece önemli bir konu…

Et tüketiminde Türkiye'nin durumu pek parlak değil...

Yıllık 25,4 kiloluk et tüketimiyleTürkiye 177 ülkeli listede ancak 121'inci sırada yer alabiliyor.

Kişi başına 58,8 kilo et tüketimi olan Afrika ülkesi Gabon ve 51,1 kilo ile Güney Amerika ülkesi olan Suninam Türkiye'nin ilerisinde.
Dünya ortalaması olan 38,7 kilo da Türkiye'deki et tüketiminin oldukça üzerinde.

 

* * *

Ete bol ve ucuz ulaşmanın yolu üretimi arttırmak, israfı önlemek…

Tarımsal üretimde kendi gereksinimlerini büyük ölçüde karşılayabilen Türkiye, AB’nin yıllık taze ve dondurulmuş sebze dışalımının %9,4’ünden, meyve ve kuruyemiş dışalımının ise %6,3’ünden sorumlu olmasına karşın hayvan yetiştiriciliği ve et tüketiminde gerilerde kalmasının temelinde kuşkusuz yapısal sorunlar ve devreye sokulamamış hayvancılık politikaları yatmakta.

Kuşku yok ki, Türkiye insanlarının daha ucuz ete ulaşımının temini konusunda gerekirse dış alım da yapmaktadır.

Ancak bu da bir kısır döngü oluşturarak, üretimin arttırılmasına yönelik çalışmalara ve hayvan yetiştiricilerine zarar vermektedir.